0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2020
Okunma
GÜNEŞLİ GÜNLER
Gölgene sığınıyorum ey Güneş,
Yanıyorum için için.
Buz yok,
Kar eder mi sanırsın sirkeli su alnıma.
Antibiyotik yasak.
Göğsümde hırıltılı bir nefes,
Bakışlarımda solgun, masum bir yalvarış...
Bahar kokulu saçlarında gezen o kızıllık,
Yakmasın beni gölgende.
Bu hararet düşecek elbet,
Ya da bendini aşıp taşacak.
Söyle, termometreye bakınca düşer mi ateş
Döner mi dersin çocukluğumun atlıkarıncası geriye?
Gece yatağını saran o ince sızı;
Ne dindirir içimdeki harı,
Ne kavuşturur kızılırmağın serinliğine.
Gölgen bile alev kesilmişken senin,
Söyle, hangi tenhaya kaçmalıyım?
Kuşlar bile tünemiyor artık dallara,
Sıcağından kavrulmuş tahta panjurlar.
Bir yudum rüzgâr beklerim penceremde,
Ne serinlik verir ne ferahlık.
Bir masal gibi geçmiş tüm yazlarım,
Şimdi her günüm bir nöbet,
Her gecem ayrı bir yangın...
Mesut Akça
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.