2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1989
Okunma

"Usuletle ve suhuletle” derdi bir aktör
Ezber bozmayan dizilerin her bölümünde,
Naifti ve hoştu, dillendikçe dinlendiren
Dinlendikçe mutluluk veren, sakinleştiren.
“Usuletle ve suhuletle…”
Sanki kulaklara rast makamlı bir nameydi
Yavaşdı ve emin adımlar ateşliyordu,
Her nefesi alırken içe kazandırıyor,
Kazanmakla kalmayıp dışa verdiriyordu.
“Usuletle ve suhuletle…”
Şimdi biz bilmez olduk bu şarkiyan dilleri,
Köşeli ve sivri, tangırdayanlar revaçta.
Baştan sonuna dinleyecek kadar ne zaman,
Ne alaka kaldı sığırcıklı dağarcıkta.
“Usuletle ve suhuletle…”
Pırıl pırıl bir genci görsem ağzında tespih,
"Yine bir gülnihal aldı bu gönlümü, sim ten
Gonca fem, bibedel ol güzel" özel mi özel
Ne güzel ne güzel ne edebi ve ne özel.
“Usuletle ve suhuletle…”
Ama öğrendik biz de ayakta yemek yerken,
Fast olmak lazımmış, acelecilik dururken
Sabah yatırdıysan bir işe tüm hazineni
Akşam kazanmalısın nemalı faizini.
“Usuletle ve suhuletle…”
Bu zamanda selam verecek kadar cesaret
Hemen alacak kadar tahammül gerekmezmiş.
Yetişmeli her kim nereye koşturuyorsa
Varmalıymış teyyareler hemen Fransa,Bursa.
“Usuletle ve suhuletle…”
Buğra San(24 Temmuz 2007)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.