0
Yorum
0
Beğeni
5,0
Puan
1091
Okunma
bugün yine sesini aradım
zihnimde yankılanırken yakalayıp ansızın
kocaman bir buse kondurdum
hani incecik ruhunun tellerinden
bir kelebek uçuşu ile
içime yeni bir dünya kuran sesini
hani günün ilk ışığı gibi
ruhumda yankılanan
o sesin var ya
onunla gözlerimi açtım bu sabah
bu sabah da hasret kaldım
ne garip bu sabah da hasret kalktım
bu nice sabahtır sensiz
farkında değilim güneşin
esen rüzgarın, cıvıldaşan kuşların
elim soğuk, yüzüm soluk...
başımda dolaşıyor deli taylar
yollara düştüm
hadi güneşin ışıdığı kekiklerden
yeni baş vermiş kiraz meyvelerinden
kenardaki çoban köpeğinden
susuz çeşmelerden
bir de kıskanç sarı böceklerden
haber gelsin diye
hadi hızla akan şu nehir
hızla değişen şu şehir
durmaksızın öten kuşlar
bir bulut düşü gibi
bazen yağmurla
bazen cicek tozlarıyla
bir haber getirsin senden diye
bu sabah da sensiz kaldım
bu sabah da sensiz kalktım yeniden
belli ki dünya adil bir yer değil
haketmeyen onca insanlar
ve insanlar çok afacan
kalbini kırıp kaçanlar
ruhunu ezip boğanlar
kötürüm yurekler
kirpik uçlarını bile izlerken ben
neden diye sormuyor değilim
sesinin hayaliyle yetinirken
neden diye sormuyor değilim
ama sevdigim söyle
çok sevmek yetmiyorsa
heketmiyorsam söyle
gökyüzümden susayım defalarca
ve yağmasın bir damla söz
ama heketmiyorsam söyle
artık sen olmamışsam
ve değilsem bir parçan
dileklerim öylece kalsın
sesin yasak olsun semtimde
ama sen yine de söyle
olmuşsa ve sıcacıksa yüreğinde o iz
kabul et bu ince sızımı
senin için ılık ılık
aksın sonsuza dek
sesinle gel sensizliğime
ve beni bir kes daha dinle
çünkü ben senim diyorum
çünkü insan neyi ararsa odur biliyorum
Rüzgar
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.