2
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1038
Okunma
Hiç bir güneş, Batı’dan doğup beni sırtımdan vurmadı.
Aktığı yönden geri dönmedi ırmaklar pusulalarını şaşırıp.
Hiç bir Ay, geceyi bırakıp aydınlığa doğmadı karanlığa sırtını dönerek.
Yıldızlar, Güneş’le ihanet etmedi Ay’a sarının şehvetine rağmen.
Toprak ta özenmemişti zaten kendinden çok yüksek olan göğe erişmeye.
Ve hiç bir damla yerden yükselmemiştir gökyüzüne, toprağın hasretini unutarak.
Evler kanat çırpıp yükselmemiştir kuşları kıskanarak yükseklere
Kaldırım taşları sınır çizmemiştir bulutların özgürlüğüne.
Ağaçların kökleri dans etmemiştir rüzgarla yaprakları yere gömerek.
Ve hiç bir ekmek buğdaya dönüşmemiştir ısırdığımızda
Geri akmamıştır gözyaşlarımız lakrimal bezlerimize
Kağıt ağaca dönüşmemiştir üzerindeki mürekkepten utanarak
Çiçek rengine rağmen tohuma geri sığınmamıştır
Terimiz alnımıza sokulmamıştır tekrar karşılığını alamamanın pişmanlığı ile..
Nefes almadan önce nefes vermemişizdir.
Bastondan emziğe geri dönmemiştir hiç bir canlı.
Ve..
Ölümden yaşama yürüyen olmamıştır belini doğrultarak.
Zin Viyan
5.0
100% (3)