2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
1657
Okunma

ahh ayrılık,
hele bir haber vereydin ya önceden
iltihap sarıp, sarmalamazdı solumdan taa sonuma
ne edilecek tecil, ne de içilecek antibiyotik bıraktın geriye
şimdi ben sana ne deyim, nasıl edeyim
krizinde bir kalp,
sancısında vadesiz vuslat mirasken bu bedene
oysa,
temeli, temelli atılmamış mıydı bu sarayın
suladıkça büyüyüp boy vermeyecek miydi kolonları
tuğlaları örüldükçe çabası kadar kabası olmayacak mıydı duvarlarının
ne deyim sana, nasıl edeyim şimdi ayrılık
azmettirici bir kaçış,
değişikliği zorunlu bir ikamet bırakmışken göçüme
ahh ayrılık,
yerde, gökte ve her zaman her yerde
doğruluk ve muhabbetle, aşkımız adına ant içmemiş miydik
şimdi, karargahımın pus bölüğündeki rütbesiz en sus askerim sayende
şimdi ben ne deyim sana, nasıl edeyim
bulutları çekildikçe pimimin,
sular, seller gibi patlayıp akası gelir göznemlerimin
.
..
.....
..
.
ahh yar,
haberim olaydı, sırf gözlerinde müebbet kalabilmek için
bakışlarının menzilinde tutukluk yapmış mayın olurdum
katık ederdim dudaklarındaki açlığıma ilişmiş aşk azınlığımı
söyle, şimdi ben neyleyim,
gittiğim hiçbir sürgün alışamamışken yokluğuna
nasıl edeyim,
gittiğin uzak kadarken kendime
hiçbir şehir,
hiçbir şiir benzemiyorken artık gözlerine
yüreğimden kanatlanan sözcüklerimin de,
dilimde perçinleşen keşkelerimin de başı öne eğiktir şimdi
göğsümde sabahlasa da hıçkırıklarım
zihnime dikenli tellerden örgüler çeker,
kendimi vurmadan önce sana bir kez daha vurulur ve ebediyen sende kalırdım…
ilhanaşıcıkasımikibinonyedi
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.