0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
832
Okunma
İnabe Yangınları
Epilog
Ey Münib
Çağlayanlar doğuran göz selidir
kırgın hıçkırıkların
Dönüş bestelerinin bercestesi Suzi Dilara
Bilirsin gül bitmez tepesinde mancınıkların
Ve kış yakışmaz mütebessim bahara
Ey Münib
Dönmek için yol yakın
Bilirim her saniyesi Çin işkencesidir firakın
/Lakin çilesiz erişilmez ki nehara/
Halil sükunetiyle tam ortasında nârın
gözlerin su taşıyan serçelerin tarassutunda
dudakların tutuklu intizara
Sorgu
Ey Münib
Tüm müstear alazlar göksünde mi birikir
Her düşen kor parçası önce seni mi yakar
Güneş mi söndü yoksa,neden fecir gecikir
Yıldızlar uzaklardan derdine selam çakar
Ey Münib
Geçtiğin tüm sokaklar senden izler mi taşır
Duvarlarda kan kusturan nedamet resimleri
Tekinsiz heyulalar ayağına dolaşır
Hafsalana kazınır ihanet mevsimleri
Şefaat
Çıfıt çarşılarında , en revnak kumaşları
Satın almaya gelen al yanaklı dilberler
Tetiklerken sinende çok yönlü savaşları
Metal dişli böcekler beyin zarını deler
Yangınlarında tüten inabe telaşları
Avurt çukurlarında paslanır hikayeler
İnabe iksirine bir kere dilin değmiş
Kezzap olsa içtiğin değil mi ki muvakkat
Zamanın memesinden ümidin huzur sağmış
Dehrin tüm sancıları çökse kentine fakat
Hüzün bulutlarından fikrine rahmet yağmış
Dilendiğin kucak kucak şefaat
Evrenin en muhteşem Gülünden
Kutlu olsun inaben...
Yakarış
Ey Münib vakti geldi
Aç ellerini, dua et yarınlara
Baharın çilesini kardelenler çekermiş
Haykırmalısın nevbahar çağrısını
Sükutla rezonans, mütemadi çığlıklarla..
Solgun karanfillerin sermayesidir
Varlığın,ve heyecanın
Sonsuzluk treni perondan ayrılırken
Mefkûren göksünde bir şeref payesidir
Dedim ya tam vaktidir duanın ...
Ey Münib bugünler geçer , geçer de
Geriye hüzün kalır,bir de zeval -i elem
Bir şeref madalyası , evladına emanet
Sen muttasıl , yürümene devam et...
Nar
Ey Münib nasıl da titriyor dalları ağaçların
Oysa her yolun bitiş hikayesi diğerinin başlangıcına eklemli
Kazandığımı sandığım tüm savaşların hamalı olmuş kalbim
Ellerimde hercai menekşe kokusuzluğu
Temmuzda titremişim daha kışı neyleyim..
Gölgede erimişim susuz yazı neyleyim..
Seyrek dişli balinalar tuz avlasa okyanusta
Dalgalar yakamoz yutkunur fecri kazip öncesi
Mavinin infazıdır bu amansız fırtına
Tuzaklanmış mayın sükunetiyle ilerlerken balıkların öfkesi
Suskulara aldanır gibi yapar asıl sakinleri denizin
Dilimde Kıvanç türküsü sahili selamete dair
Kutlu seferler tertip eden cengaverlerin
Vakti merhuna emanet ettiği zafer naralarıyla
Bir yankı senfonisi çarpar döner dağlardan
Her ilmeği ayrı desen kaderin
Bu kahırdan sütü kesilir annelerin
Ey Münib önce sen mi ağlarsın
Yoksa ben mi dökeyim yaşlarımı denize..
Oysa umut , oysa kıvanç, oysa direnç
Hepsi bir vahidin üç farklı simasıydı
Ay şavkının denize muttasıl yansımasıydı
Süreç...
Münib çaydan, fikirden,figandan değil
Yeisten vazgeç..
Final
Ey Münib bu seninle final dertleşmemiz
Kuytularda gizlice
Şifremiz lisan-i hal
Yangınları yutuyoruz öylece
Sinemiz ma-i zülal
Bize cevreden etsin
Kahraman’ımız Bilal
Dilini çarmıha germeye çalışırken müttefik umacılar
Sakın susma ey Münib
Bu izdiham bizlere ziyadesiyle yakışıyor
Gönül’lere direnç fısıldıyor Andelib
Tüyleri Gül kokusu
Hafifliyor acılar
İnsan bu ihanete de alışıyor
Sakın susma ey Münib
Mevsim vakti intizar...
Bu devri şenaetten bir sen değilsin bizar
Zamanın çocukları son devrimi yaşıyor
Ha sonu ha öncesi ,sahi hangi farkı var
Farzımuhal
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.