0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
922
Okunma

Alır...
Götürür beni
Sukut içinde bekleyen dağlar
Sinelerinde
ne kadar berrak tarihi saklarlar
İnsan
için ümit taşırlar
zira onlar için cevherlerini tutarlar
Her dağ tarihin
eskiyen sayfalarında değişiklik
yaşar ve yeniden oluşurlar
Ne zaman
ona nazar etsem,
misafiri olmak için ziyarete gitsem
derin bir edep ve tevazu ile karşılarlar
O kadar
ilmin, irfanın, hikmetin,
san’atın, tarihin, sosyolojinin
bilgisine haiz olarak hak sevdasında
insan için aşkı sessizce
ruha, kalbe aktarır ve anlatırlar
Ayrılık...
Kimine göre ölmek
Kimine göre ise sevinmektir
Ayrılığı tetikleyen
bağnazlık ise garabettir
İhanet
ise insan için
en aşağılık olan,
affı zorlaştıran zafiyettir
Şirk ise
aklın, vicdanın,
ruhun, ilmin, hikmetin, irfanın
sakındığı illettir
Yaratan
tarafından yaratılan beşer,
ancak tekabül ettikçe, hak ve
hakikate eriştikçe vuslata erişecektir
An..
Akıp gidiyor
Beşer neyine güveniyor
Akıl ilim ve irfanla imdada yetişiyor
Yoksa zan ve içgüdüler ömrü viran eyliyor
Ruh o anı beklerken
insanlaşma mızı umutla bekliyor
Beşerden gayrı kimsede yok akıl, irade,
vicdan onun için güveniyor
Taş kesilir...
Aklı, iradesi olanlar
Çaresiz kalır şirki savunanlar
Hak ve hakikate savaş açar tagutlar
İnsanlık
adına mazlumu,
mağduru yüzüstü bırakırlar
Alıp götüren zamana karşı hırsla,
hınçla nefsi için koşanlar
O an,
gelecek zaman,
şakaklardan ter sökün
edeceği an mizanı unuturlar
Mustafa Cilasun
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.