1
Yorum
7
Beğeni
0,0
Puan
888
Okunma
önce küstük/
mor izler bırakırken tende darbe..nakış nakış işledi yüreğimize yokluk..sonra, susturduk bizli günleri..bir zamAN aralığında..susturulduk ki körebe oynayan çocukların avuç içi telaşlarında, çarparak ışıksız gölgelerimize kırıldık..geceleri en kuytu yerlerine kaçıyordun sen..balkona çıkıyordun ve ben, salonun en derin yerinde, gözkapaklarımın içindeki sesleri
susturmaya çalışıyordum..şehadet parmağını teğet geçen bir yıldız çarptı göğüsüme ki
sen balkonunda, savurarak saçlarını kendinle konuşuyordun..
hiç unutmadım...
oysa, sözün kutsallığı bitiyordu/alt dudağından DÜŞ/ünce harflerin gölgesi.
(...)
sola dön..
daha derin
bakabilmek için yüzüne
ve eğil
saçlarını topla ensende,
sararmış birkaç kırıklık
birazcık kadınlık hali gibi ki
önce gülüm/se kendine
sonra somurt yine.
bebekleri büyüsün gözlerinin
ve ağla..
derin bir nefes al sonra
karışmadan
bilindik kalabalıklarına..
bunlar senin renklerin
topla ve boya kendini..
mor tenlere saçılmış
sonu belli olmayan afyonla..
din ve devlet..
yolunu kaybetmiş bir kedi.
sağa dön..
biraz daha rahat uyumak için.
devir bedenini
sağ kolunun üzerine
ve hatırla
kimler için devirmediğini sonra ki
daha ilk pozisyondayız
hemen öp/me.
hazırsın biliyorum
o seni öpecek ıslak.
alt dudağın nerede
bu sefer sen söyle
el yordamıyla avuçlanmıyor
gölgelerin gizemi ki
düşlerim yüreğimde
kaynayan bir nehir
omuzlarıma boşalıyor,
nefesin çenemi teğet geçerken
düşün müydü yoksa
dişin mi tenime batan/
hezeyan..
anlamını bilmediğim
ilk söz bu metin de..
ilk giydiğin elbisenin rengini
anımsatması için
kullanacağım şimdilik
sana siyah..
sola ya da sağa dön..
içini görebildin mi?
dalıp derinlerine teçhizatsız
pembe istiridyeler topluyorum
parmak ucu dokunuşlarımla ki
neresinden b/akarsan b/ak
sana çıkan bir sürü yol
bakış/dokunuş..
hiç yazmadığın bir şiiri
taşımaktan yorulmuş gibi içinde
ona dön ve onun ol yeniden..
çokça korkmuş yerlerini
iyileştirir belki
çok üşümüş yerlerini.
hayır hayır unut olanları
veya s/akla..
anlatsan da inanmazlar
ayazda kalmış yanlarına ki
hatırla mart ayıydı
üşüyordu sokak kedilerinin patileri
ve sen sigara yakmıştın
dudakların ve sen
duman/
gözlerinin bebeklerini çekiyordu içine
ve ben
gözlerinin elaya kaçan
yanlarıyla ilgileniyordum..
pencere pervazlarından,
camlardan ve bacadan
derin derin soğuk çekiyorduk
ciğerlerimize..
sanırım bunun için
artık sevmiyorum ateş böceklerini..
bana dön.
emme alt dudağını kıyamam.
derin uykusundan uyanmayan
çocukların denge sorunudur bu
düşünmeksizin düşmek.
inkar edilmemiş bir suç gibi
veya unutulmamış bir sır.
söylesene
ruhun/etin ve bedenin
daha sağlam mı hissediyorsun kendini?
daha güçlü mesela
veya daha fazla kahraman
daha fazla masalın
içinde çünkü..
içini görebilir mi insan?
ne kadar üstelik...
(...)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.