4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
535
Okunma
İçimde bir labirent
sarhoş sepelek
oda oda dolaşıyorum
her yer dinamitlenmiş
duvarlarda kurşun izleri
ve yerlerde vurulmuş güvercinler
göğün tavanından
dinmeyen bir mitralyöz ateşine tutuluyorken
kaçıyorum kendime sığınıyorum
bir adım gitsem
iki adım geride
kalıyor kendimle karşılaşıyorum
gölgem peşimden ayrılmayan koruyucu meleğim
düşmana göster geri çek cinsinden
tekrar gezinirken oda oda
bir göl
bir nehir kıyısı
yemyeşil bir vahada buluyorum kendimi
birden hepsi kıpkızıl kan kesiliyor
pıhtılaşıyor
bir bakıyorum o da orda
göz gözü görmüyor
sığınıyorum kendime
ne seni görüyor gözüm
ne beni
bu da yeni
yani çok yeni bir durum
iki saatte katettiğim yoldan
iki saniyede dönüyorum yine kendime
ne uyku hali
ne rüya
bazı içime dönük
bazı bazı dışıma dönüğüm
cılız bir ışık sızıyor odaların birinden
aralayıp kapıyı baktığımda
sen dediğim kimsen
göz göze geliyoruz
ve ben kimim diye de sana soruyorum
gayet kayıtsız bilmem diyorsun
kaçıp sığınıyorum kendime
gülüyorsun kahkahalarla
yüzünde küstüm çiçekleri açıyor
nasıl olur diyorum
sen yoksan ben de yokum
kapılarını bir bir açtığım odaların her birinde
sen nasıl aynı anda orda oluyorsun şaşıp kalakalıyorum
sonra beyaz bir kelebek olup
gelip omuzuma konuyorsun
kanadından tutmaya çalışırken
bütün yaldızların dökülüyor üzerime
ışıldıyorum
sitemli sitemli bakıyor
gelip yüreğime sığınıyorsun
buradan bir yere ayrılma diyorum
hep orda kal
aradığımda seni bulabileyim
hep orda ol
gitmee
hem güvercinleri ben vurmadım ki
28/Temmuz/2011/Perşembe/Bodrum
Yüksel Nimet Apel
5.0
100% (7)