4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1019
Okunma

LASTİK PABUÇLARIM
toza toprağa aldırmadan
yüz, göz
üst baş nasibini alırdı kirden yana
komşunun bahçesinden
gizlice kopardığım erik sonrası
farkedildiğimde
hızıma yetişemezdi kimse
benden keyiflisi olmazdı hani
ben kim miyim
ben
burnunu elinin tersiyle silerken
bez mendili cebinde
her daim temiz
afacan ama bi o kadarda mutlu
lastik papuçlu çocuğum
hangi ara büyüdü bu şehir
hangi ara büyüdüm ben
yüksek kaldırımlarda
ince topuklarla sendeliyorum şimdi
renkli ışıkların
şaşalı vitrinlerin cazibesiyle
girmişim içlerine
duygusuz
beyin/s/iz insanların arasına karışmışım
kaldırımlar yutuyor beni
engel üstüne engel
çıkarken önüme
ha bire takılıyor topuklarım
burnum akmıyor artık
gözyaşlarımı
kağıt peçetelere silip atıyorum
caddeler cilalı pırıl, pırıl
toz toprağa bulaşmıyor üst baş
maskelenmiş yüzler dolanıyor
kaldırımlarda
nerdeee
o hınzır bi o kadar da masum bakışlar
aah o çocukluğum
toz toprak içinde dolandığım yolların
özlemi düşüyor yüreğime
yaşamımla birlikte pabuçlarda değişti
düşünüyorum da
mutluluğun tarifi
komşunun erik ağacıymış
bir de o hiç kirlenmeyen
cebimdeki mendilim
en sevdiğim ayakkabım ise
hani o beğenmediğim
lastik pabuçlarımmış meğer
5.0
100% (7)