0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1467
Okunma

(Sarıkamış Şehitleri Anısına)
Çok bir şey istemedim, Mevla’m senden.
Bir kulübem olsun istedim; dumanı üzerinde bir bacam.
Varsın kapısı kapanmasın.
O çok sevdiğim leylekler dahi, çatıda yuvalanmasın.
Rüzgâr uğuldasın, her gün kırık penceremden;
Tüten bir ocağım olsun.
Rabb’im, çok faza bir şey istemedim inan senden!
Avuç içi kadar bir bahçem olsun.
Tavukların kuluçkaya yattığı,
Sazdan samandan bir kümesim olsun.
Mevla’m inan çok fazla bir şey istemedim senden!
Zaten her şeye sahiptim;
Vermiştin rızkımı ben istemeden.
Sağlıklı bir bünyeye sahiptim, hatırlı dostlara,
Temiz bir havaya sahiptim; pırıl pırıl bir semaya.
Civcivlerim su içsin istedim avucumdan.
Dağlardan beslenen dereler, sulasın yine yaşlı söğütleri.
İnan çok fazla bir şey istemedim senden.
Ağırdı zaten yüküm; aklıma düştü birden,
Kâğıda, kaleme sarılmak geldi içimden.
El Melik, ikram yalnız sanadır; el açıp yalvarmalarımız.
Mevla’m, Sarıkamış’ta donmak üzereyken,
Kendimi bir ahıra attığımda,
Hani yalvarmıştım ya sana...
Soğuk kış gecelerinde,
Ocağın başında, kıvrılıp uyumak istemiştim.
Uyumak istemiştim ya günlerce, sonra uyanmak...
Mahmur bakışlarını dikince üzerime evlatlarımın
Ve sonra yârim, sarsın istemiştim;
Sabah henüz tan ağarmadan.
Rahman ve Rahim olan sensin!
Yemin ederim, çok fazla bir maruzatım yoktu senden,
Kumrular kadar olsun istedim saadetim, turnalar kadar;
Hiç olmazsa, kargalar kadar olsun istedim.
Affeyle Rabb’im, sitem değil bu!
Ağırdı zaten yüküm; aklıma düştü birden,
Kâğıda, kaleme sarılmak geldi içimden.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.