1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
589
Okunma

Artık...
Ömürden
Kalan yıllarda
Eksik, gedik ne varsa
Ezberden tamamlarım, öyle yaşarım
Yıllarımı deviren zanna ve ön yargıya nasıl inanırım
Ağlarım, elbetteki yanarım, beni benden çalanlardan nasıl hesap sorarım
Kalan yılları kar sayarım, kaderim demem, bahaneleri sevmem, avunmaya asla tenezzül edemem öğrenmeye çabalarım
Benim...
En zor zamanlarımda
Bu kadar feryat edeceksen ne yapabilirim
Sana kızmayı veya yalnız bırakmayı kendime yediremem
Nazarlarım artık anlatmaz oldu sana, sen bu kadar hırsına kapılınca boyun eğemem
Alıp başımı gitsem, yüksek tepeler veya suskun sokakları gezsem, sabahçı kahvelerde nefeslensem ne yaparsın bilemem
Hiç...
Olamadım
İstesem de başaramadım
Senin kalbini kazanarak yol alamadım
Çalıştım, kazanmak için çırpındım, varlık sahibi olmak için adandım
Çünkü yıllardır, çocukluğumun en masum anlarını yokluk ve sefalet içinde yaşamak zorunda kalmıştım
Her ne pahasına olursa olsun, çalışmak, kazanmak, iktisat yapmak mecburiyetine inanmıştım ama çok yanıldım
En büyük varlık birlik ve dirlik için vazgeçilmez olan huzur ve saadeti başka yerlerde arayarak seni yıllarca suskun bıraktım
Hep...
Güle bakardım
Onun masum halinde bir başkaydım
Ona ne kadar yakındım, ne kadar zandım
Elde etmek için bir fırsatını bulup onu kopartmalı mıydım
Acımak, vicdan azabı duymak, hatalardan uzak kalmak şuuruna uzak mıydım
Korkular ne zaman yaka mı bırakacaktı, her zaman mı sanık olarak yaşamak haktı nasıl anlamalıydım
Mustafa Cilasun
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.