1
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
1113
Okunma
Gözlerinde hüzün sarmalı bir kedinin
soğumaya yüz tutmuş bir kucakta
yumuşak bir sevgi arayışı,
sessiz hayaller içinde sırnaş dolaş
Duyumsamaktan bile uzak
yayılan simit kokusunu,
kıpırtısız bir yüz ifadesine sinmiş
tadımsızlığın hazımsız öfkesi
Açık unutulmuş bir kitabın
Belli belirsiz esen rüzgara oynaş
Haşırdayan sayfaları
Çöl ıssızlığında kaybolan ayak izleri gibi
mürekkebi silik bir mektup,
sıyrılıp kitap arasından
rüzgarla savrulup sürüklenen
Üflenip sönmüş bir mum gibi
heybeti kendinde erimiş, unutulmuş zamanlar
dökülmüş yapraklar gibi
cansız, solgun, kokusuz
İki yana dizili harap evler
dar ve taşlı yollara bakan sokaklarda
boyasız yıkık bacalar,
ışıksız odalardan
pencerelere taşan gölgeler
- Ve kapı önünde gözleri yumuk bir ihtiyar -
Karmakarışık bir yaşanmışlığın
sona erdiğinden habersiz,
sahilde terk edilmiş hurdahaş bir sandal gibi
sessiz çırpınışlardan yorgun
kendinden bezgin, düşkün
kasılmış bir beden dili
Uyuyakalmış gibi...
Mustafa Fahlioğulları - Ekim 2016 Mersin
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.