6
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
1004
Okunma

Uzun bir nehir gibi aksa insan
Ayna gibi berrak, saydam
Derin ve dingin
Suyun yüzüyle baksa göğe
İçi dışı bir olsa,
Geçtiği her yerde yaşam
Kıyısında ulu çınarlar
Oluk oluk pınarlar
İçimine doyum olmayan
Su olsak, yudum yudum leziz...
Yaşam su gibi aksa
Toprak bizi içmeye kanmasa
Derinleşsek vadilerde
Havada biz, karada biz, suda biz
Göğe kanat açan kuşun
Hüznünü bulut gibi
Koynumuzda saklasak
Ardımızda derin iz; su gibi aziz...
Yurdumun güzellikleri eşsiz
Dağı taşı, kurdu kuşu
Yalçın kayaların yamacında
Dal dal sallanan
Mağrur, soylu duruşu
Başı dik, başı eğik,
Endemik uçurum çicekleri
Lale, sümbül, nergis
Çiğdem, yaban gülü, gelincik
Zakkum, zambak, adaçayı, kekik;
Hele dön de bir bak;
Ah biz hangi dağları aştık geldik
Hangi çamlı belleri
Türkü türkü dolaştık geldik?!
Bir yel eser, huşu içinde huşu
Ne dumanlar gelir geçer
Anadolu’da dağların başından
Ne efsaneler düşlenir
Kurgulanıp işlenir
Verimli toprağıyla taşından
Ses vermiş çağlar boyu
Çağlayan sularının akışından...
Şaban AKTAŞ
18.11.2016 - 23.57
Fotoğraf: Köprüçay;
Köprülü Kanyon Milli Parkı
Sevil Bulba
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.