0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1154
Okunma
Usta,
haydi kalk,
İki Çay yap,
birde Tavla buraya!
Bileydim
Zamanın böyle geçeceğini,
göreydim
Elimdeki Zarlar gibi, Tavladaki Pullar gibi
Ömrün hızlı biteceğni;
"- Bitme sen!" diye yavaşlardım,
Gitmesen diye tutulu Kapılar önü umardım "Gele!"yi
"Pat" gibi
bağlardım mutlu Berabereyi.
Tadı yok "Salla!"nın
Oyun bozulacak, Kapı açılacaksa!
Patı yok Tavlanın
Kıral-Vezir-At-Suvari vede Kale
kimin derdinde,
Satranç değilki?
Hep-Yek gelmişken
Zig-Zaglamaz Pullar, sıçramaz,
-Satranç değişken-
zıplamaz gitmez öteye-beriye geri,
yuvar Pullar, köşeli Zarlar gibi
Tavlacı Sözünün Eri
hep ileri.
Eşit Yürekler
Dosça çarpar Tavlada,
farklı olsada Noktalar-Renkler
dosttur Bilekler.
Karşımda otursanda
Düşmanım değil, Komşumsun,
yansem-yenilsem ve hatta Mars olsam sana
Rakibim değil, Dostumsun.
Tavla!