1
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
1038
Okunma
Geriye kalan içi boşaltılmış hayat
Saklı bahçe dediğim
Güzelliklere bürünmüş bir kadının güneş görmemiş beyaz teni
Soluklaştıkça gizlenen
Gizlendikçe eskimeyen
Taze çiğ tanesi gibi...
Hüzünlü şarkıların
Tok sesli erkeğin dudaklarından dökülmesi gibiydi
Saçları
Kimsenin namını bilmediği
Kısa saçlı kadın ressamın fırçasından çıkmış gibiydi
Gözleri
İçi boşaltılmış kalbin
İçine akıtıldığı gözler
Ressamın kırmızıyı fazla kattığı için ağlamaktan kızarmışlığında şekillenmişti...
Keşke su çizseydi
Neşeli duvarlardan silinmeseydi kelebekler
Belki de özleyecekti kadın yaşamayı yeniden
Bir kadın kaybetmek
Bu dünyaya verilebilecek ağır cezaların başıydı
Ve o kadının kalbi boşaltılmış hazine küpü gibi
Atılıp kırıldığında
Her parçası ayrı batar
Uyuyunca rüyalarımızda
Şüphesiz ki rüyaların
Gerçek melekleridir kadınlar...
Geriye kalmayan kalbi
Cesedinin içinde heykelleşmiş
Sanatın yeni bir dalı gibi parlıyordu
Allah’ın yarattığı bir mucizeyi
Harap edip bırakan ziyancılar tarafından
Geride kalan
Bu izler bir ömür
Ya yaşarsa hiç solmadan...
İşte bu histi acıtan!
Ve bir kuş konuştuğunda şaşırmam ben
Bir aslan öptüğünde dudaklarımdan
Kocaman bir filin çocuklarla ip atlayışına mesela
Hortumuna tazecik güller takıştırıp
Yıldızlara sunmasına ...
Ben şaşırırım ancak!
Kadın kalbini hiçe sayanlara
Ölüsünün dahi sıcacık bir yemek gibi iştah açmasına...
5.0
100% (6)