4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1377
Okunma
Her gece uzaklarına sığındığım penceremden
Görmeden geçiyorum deniz ötesi yalnızlığa
Unutamadığım ada manzaralı banklarda oturup
Aylar süren sayamadığım günlere dönüyorum
Kaç gün oldu yalnız gecelerimdeki yolculuğumu hatırlamazken
Akşam serin esiyor sırt sırta kapı dağ manzarasında
Sadece birkaç kadehti içmek istediğim
Sahiplenmek istediğim seninle yaşadıklarımdı oturduğum masada
Sevdam kırkambar dolusu olup taşarken yüreğimden
Bağ bozumunda bozca adayı
Sisli sabah vaktinde esen rüzgârı
Asma yapraklarının kör karanlıkta sevişircesine salınışını
Buğulanmış tanelerin üşürcesine yaprak ardına saklanışını
Gözyaşımla buğulara dokunuşumu anımsıyorum
Her yudum sorgusuz sualsiz geceye yolcu ederken beni
Senden ayrı düşüşüm ıslak kirpiklerimden süzülüyor
Nabız ki atması durmaya yüz tutmadan
Sen dünyamda ayraçla böldüğüm an oluyorsun yüreğimin yarısı
Ve hiç çıkmadığın aklıma düşüyorsun sonra da notlarıma
Ardı ardına dizelerime düştüğünde son fotoğrafın
Asılı kalıyor boynumda ilk yürek acım
Üşümek sessizce dururken bıraktığım yerde
Kaç bahar geçti seni görmeyeli kaç kış karlar yağdı yüreğime
Yüce dağ olmamalı ardına saklandığımız
Ay geceye ve yıldızlarına ne kadar uzak kalabilir ki
Yalınayak duygularımı ardı ardına nefeslerimi sererken ortalığa
Yüreğin kırık bile olsa kır zincirlerini artık her halkasında sevdam olsun
Yoksa nasıl savunur bu yürek seninle olan her anı
İçimdeki sen ile koşarken seninle coşarken nefes nefese
Seni sevmenin dışında
Ağaçların kabuklarını sarmaladığı gibi sarılmaktan başka ne yaptım ki !
TÖVBE EDECEK KADAR GÜNAHKÂRMIYIM
11.04.2008 / Mehmet DÜPEL / İstanbul
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.