7
Yorum
20
Beğeni
5,0
Puan
1235
Okunma
HÜZÜN YUMAĞI
Cemreler arka arkaya düşüyor
Geliyorsun fısıltından belli
Bilsen ne çok severim
Burcu burcu kokan leylaklarını
nazende zambaklarını
Heyecanla beklerdim açmalarını
Az kaldı yine açacaklar
Ve ben hoş geldin demiyeceğim
Zindan olurken dünya
Ağırıma gidiyor bu umarsızlığın
Nasıl açarsın ya
Utanmazmısın şehitlerimizden
Ben gözlerimi yumuyorum
Bakmayacağım sana
Haberler hep hüzünlü haberler
Ziyan olan çocuklar, terkedilen bebeler
Her gün üçer beşer şahadet şerbetini içenler
Kavgalar, arbadeler
Yürereğimizi ezim ezim eziyorlar
İçimizi, dışımızı sarmallamış hüzün yumağı
Bu öyle bir çile ki,çözmek ne mümkün.
Analar,babalar, körpe fidanlarını toprağa verirken ,
Acıları gözlerinden sicim gibi yağarken
Bu hüzün yağmurunda ıslanmamak,
Gülmek, gülebilmek ne mümkün.
Ahvalimiz böyleyken,
Bir şiir yazmak istesem,bulabilir miyim güzel kelimeleri...
Neşe, zevk katabilir miyim dizelerime
Kara bulutlar üzerimizde gezinirken,
Güneşin fısıltısını duyabilir miyim
Dokunabilir miyim güzel iklimlere...
Handan Uçak Tunca
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.