0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
1279
Okunma
Uy, Kızılırmak uy!.. duy Kızılırmak duy!..
Kabe suyumuz, zemzem, kevser suyumuz
Cem suyumuz, dem sulumuz sensin
Damarlarımızda dolaşan can suyumuz
Karakterimiz huyumuz mizacımız
Nan-ı nimetimiz, bereketimiz sensin!..
Değil misin yoksa, yoksa kus musun !..
Yorgun musun, dargın mısın!.. yüzün asık, kızarmış
morarmış gözlerin, ağlamaktan mı yoksa!!..
Cenneti yaşamaksa erek;
Çöllerin, ellerin değil;
Kızılırmaklarımızın kıymetini bilmek gerek!
Uy Kızılırmak un; duy Kızılırmak duy!..
Madımaklarda yükselen feryatları duy!!..
Neronların, hitlerin pabucunu dama attık zulümden yana!!..
Uy Kızılırmak uy!!.. duy Kızılırmak duy!!..
Çıkmıyor kimilerinde, çıkası kıllı kara huy!..
Mustafa ( muster )
Temmuz 1993
Eski notlardan dergi ve
’Mavi Güvercine Mektuplar ’ kitabımdan.
5.0
100% (1)