Devlet yararlı olanı yapmak için vardır, birey ise güzel olanı. oscar wilde

Kara Şiirleri

Aşağıda 1,500,000'dan fazla şiir başlıkları arasından "Kara" terimini içeren şiirler listelenmektedir. Kara ile ilgili şiirler "kayıt tarihine" göre listelenmektedir. Şiirlerin "Kara" ile ilgili alakalı olup olmadıkları sistem tarafından otomatik belirlenip içinde aradığından konu dışı bazı şiirler listelenebilir. Kara ile ilgili " 13059 " şiir aşağıdadır.
Ayaklarımı patika yollarda sürüdüm
Dünyanın dertini kürüdüm
Son durak Kara Toprak

Ne haldesin geçti gitti seneler

...
Devamını oku »
Karanlık ölüm.
Karanlık görmeyen göz derler.
Karanlık ölümden sonraki son bölüm.

Oysaki karanlık

...
Devamını oku »
yediğim içtiğim aşlar bilmesin
bu ne iştir geldi başıma, Karam
sağ-salim bildiğim başlar bilmesin

Senelerdir neler döner çarkında

...
Devamını oku »
Ben senin için güleceğim.
Ardımdan karalar bağlama.
Elbet birgün öleceğim.

Bakma öyle gözlerime.

...
Devamını oku »
Yolun sonu kara toprak değil mi?
Saldırırız aç kurt gibi vahşice,
Yolun sonu kara toprak değil mi?..

Doğadaki nimet insanlık için,

...
Devamını oku »
Dizlerim mecalsız, kalmadı imkan;
Özleminle yanan kalbimdir korkan;
Seni arıyorum! Sözlüm nerdesin?

Gençliğimi geçen yıllar emiyor;

...
Devamını oku »
Gidemedim ne ileri ne de geri!
Bir saysam başımdan o geçenleri!
Rüzgar gülü kanatlanır uçardı!

Bağlanmıştı sanki elim ayağım!

...
Devamını oku »
Fark ediyorum o kimsesizliği,
Affedemedim ben vefasızlığı,
Beni takip eder kara yanlızlık.

Arayanım yok ki hani nerede?

...
Devamını oku »
Alev kırmızısı elbisesi içinde kömür karası gözlü,kuzguni,kara saçlı kadın,ağır adımlarla dönüyordu.Kadının kulaklarındaki halkalar,erimiş bir altın gibi aşağılara akıyor fil dişi renkli ince uzun boynunu okşuyordu. Alplerden,Toroslardan ve Karpatlardan esen is kokulu ağır bir rüzgar,sabahı olmayan bu Endülüs gecesine karışıyordu.Kadın inci dişlerini göstererek karanlık gökyüzüne gülüyordu.

Çingenelerden söz ederken hep böyle gizemli betimlemeler yapılır. Meşaleler, yanık çalgılar, kırmızı elbiseler, kapkara gözler, gümüş parıltılı bıçaklar, zakkum pembesi şallar, altın halkalar. Yahya Kemal Beyatlı da onları anlatırken ’Zil şal ve gül’ der. Gerçekten böyle midir? Dünyanın bu en eski halkı gerçekten de hep böyle müzik ve eğlence içinde mi yaşar?


...
Devamını oku »
Gün bitiyor olsa da
Unutma...
Güneş umudun
Çiğ kokulu tazeliğini
Saçıyor ufuklara...

...
Devamını oku »

İlk 296 297 298 299 300 301 302 303 304 Son
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL