16
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
2003
Okunma

Soğuk bir rüzgar girmişti kapıdan babamla beraber, ürpermiştim. Kendim gibi yüreğim de küçücüktü ama babamın ıslak çökük gözleri, çaresiz ve derbeder yüz ifadesi ve her şey Allahtan dercesine düşük omuzları herşeyi anlatmıştı bana... Acı haber böyle gelmişti işte buz gibi sessiz.. Sonra hüngür hüngür ağlama sesleri arasında hüzün...
Canım annem, gittiğin gün varya, hani bana hep "canım" derdin ya sıcacık bir şekilde. Ben de karnında "Cenin" olmayı düşlemiştim. Zaten daha önce kalmıştım dokuz ay on gün alışkındım. Yeniden içinde olmak istedim daha doğmamış gibi...
Sensiz bir dünyayı solumaktansa, seninle beraber gittiğin yere götürmeni bekledim. Ama üzülürüm diye toprağına bile götürmediler.
Hani ellerimi sıkı sıkı tutardın kaybolmayayım diye, yaban ellere teslim etmem derdin, hani son beşiğindim. Oysa şimdi ben belki de ömrümün son eşiğindeyim. Nasıl da zor yolculamıştım seni...
Senden çok özür dilerim anne... Sen benim ağlamamı hiç istemezdin ama kolay mı be annem. Ağladım işte dayanamadım bu gidişine...
Gözlerinle adım adım beni izlerdin, arkamdan sevgiyle süzerdin. Hayır dualarını hiç eksik etmezdin. Tarardın yorulmadan saçlarımı narin ellerinle. Lüleler yapardın yandan iki tane... Senden sonra kestirdim ben saçlarımı, kim senin kadar güzel yapabilirdi ki, sorarım sana anne...
Annem ölürsem gözüm arkada daha küçücük ne yapar bensiz dediğin kızın şimdi iki çocuk annesi. Keşke keşke beni hiç düşünüp üzülmeseydin bak her zaman olan ölene oluyor canım annem...
Bu anneler günü yine sensiz yine sevginden yoksunum. Nur içinde yat benim güzel annem...
Aysel AKSÜMER
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.