5
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
208
Okunma

Elbette son dönemde çok ağlamak istedim, aslen gönül hep ağlamaklı… Geliyor geliyor bir bariyer varmış gibi göz kapaklarının altından geriye dönüyor gözyaşları… Bu sene geriye dönmeyen gözyaşları Çanakkalede Şehitlik ziyaretlerindeydi.. Yine de son 2-3 yıldır ağladığımı hatırlamıyorum ancak çok ağlamak istemeyi çok düşünüyorum. Gözyaşı bulaşık makinesi gibidir, zihnin ve gönlün kirini pasını epey alır veya araba yağı gibidir belli bir kilometre sonra nasıl yağ değişimi şartsa insanın da belli bir süre içinde şöyle hüngür hüngür bir ağlaması lazım. Gönül ve zihin sürtünmeden (hayal düş fikir zikir vb) veya tansiyondan (kan his duygu basıncı vb vs ) zaman içinde yıpranır hesabı…
Sağlıklı bir beden için hareket nasıl gerekliyse, sağlıklı bir iç yapı için de gözyaşı önemli olmalı değil mi?
Lakin yine de kendi kendini temizleyebilen gönül ve zihin içinde gerekli değildir gözyaşları veya ağlamak işte. Kendi kendini temizleyebilen veya kendi kendine enerjisini üreten gönül ve zihinde belki de elektrikli arabalara benzer, lakin günümüz elektirikli arabalarının epey geliştirilmesi lazım, şimdikilere binildiğinde elektrik trafosu içine biniyormuş duygusu daha geçmemiştir yani.. Hani derler ya yüksek gerilim alçak gerilim hatları falan… Öyle yani… Kim aşırı voltaj ile karşılaşmak ister değil mi ….
Zaten her nefesimiz, ölüme bir davetiye gibi değil midir? Ölümü düşününce de insanın sevinçten ağlayası gelmeli..
Her kuruntu veya dedikodu bir tarafa her yaşta geriye sarmaya odaklı bir yanı var insanın… Belli bir yaşta severek isteyerek yaptığını bir çok şeyi ileriki yaşlarda da yapmak istiyorsunuz lakin, ne mümkün beden izin vermiyor.. Teker patlak, motor kirlenmiş, burun ciğer dolmuş, kulak tıkanmaya başlamış, gaza basarsın gitmez frene basarsın durmaz hesabı… Balataları da sıyırmak çabası…
O yüzden demişler ya, cins kediler ölüsünü göstermez diye..
Elbette ne alaka, gözyaşı, motor yağı, yapay zeka…
Zekama gelmişken, yapay zekanın da motoru kirlenir, pistonları hareket etmez hale gelir mi acep… Yapay zekanın bir çok konuda verdiği cevapları okuyorum, çoğu zaman aynı parantez içlerinden dolanıp duruyor… Belki doğal zeka da öyle, bir çok konuda hep bazı parantez içlerinin dışına çıkamıyor..
Çevrenizdeki olayları gözlemleyin, insan muhabbetlerine kulak kabartın, yerel ve yabancı basını kültür sanatı teknoloji takip edin, iş güç, gel git, herhangi bir konudaki herhangi bir düşünce ve yorum veya yazı veya laf parantez içlerine sıkışmış gibi görürsünüz… Bu neden kaynaklanıyor bilemiyorum…
1990larda teknoloji ile tanışanlar ile teknoloji içinde doğanlar, aşağı yukarı çeyrek asırdır aynı yolun yolcuları…. İkisi de çeyrek asır gibi zaman diliminde aynı girdiler ile zihinlerini veya gönüllerini beslediler, girdileri aynı olanın çıktıları da aynı olmaz mı?
Ne diyorduk, insan ağlamalı belli bir zaman içinde, tekraren.. Lakin teknoloji geliştikçe elbette bu zaman aralığı da uzuyor, çünkü arabalar aynı yakıt ile daha çok yol yapıyor, motor yağı daha fazla kilometre sonra değişmeye göre üretiliyor vb vb…
Ey Yinsani ne dersin bu konuda…
Dünyevi, bir saniye bi sussan, olma mı ya hu…
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.