0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
45
Okunma
Hayat, kırk yaşından sonra söyler yalanı. Hayat dediysem, eski köy evlerinde odaların açıldığı ortak alandan mı bahsediyorum bilmiyorum. Mutfak niyetine ocak varıdı, oturma odası da sayılırdı, karşısında hem misafir odası hem de yatak odası olarak kullanılan bir oda, ocak duvarına bitişik bir oda daha, onun karşısında da tuvalet, banyolar genelde evlerin bir köşesindeki ortalama bir buçuk iki metre karelik dolaplar imişti, elbette balkonu da varıdı. Ahşap evler, yamaçlara, dağ eteklerine kurulmuş köyler. Galiba savunması kolay olsun diye…
Hayat diyorduk işte, odalardan çıkıp belli ferahlık verirdi, koridor gibi olsa da. Odalarda genelde büyükler olunca onların yanında da eski nesil anlayışlar işte, dizini kır otur, sorulmazsa konuşma, getir denileni getir, ilet denileni ilet..
Hayvanların yavrularını kullandığına pek şahit olmadım, belki de hiç şahit olmadım, ancak insanlar yavrularını kullanagelmiş devamlı. İnsan yavrusu hem eğlendirir, yaramazlık yaparsa çocuk işte denilir, hem getir götürde, ırgat olarak kullanılır, hem diğer insanlara karşı övünç kaynağı olarak da kullanılabilir, tersi de mümkündür ya, zaman geçtikçe işte roller değişir devamlı..
Hayat diyorduk ya, kırkından sonra yalan olduğu iyice anlaşılır, hemi de hayatın söyledikleri ekseriyetle yalan çıkar belki de hep yalandır lakin kırkından sonra daha çok anlarsın yalan olduğunu…
Bu konu çok yıldız düşürür, su kurutur, fırtına çıkarır da o yüzden kısa kesmek lazım..
Hayat işte … Kısacık bir ömür, tantanası hiç bitmez..
Bu yüzden de tantanasız hayatlar dilemek lazım eşe dosta aileye arkadaşa komşuya vb vs özelden genele işte…
Tantanasız hayatlar dilerim ben de cümle aleme..
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.