Birinin iyi niyetini istismar etmek, o iyi niyetin başkalarına sunulmasını da yok eder. noblese oblige
İbrahim Halil MANTIOĞLU
İbrahim Halil MANTIOĞLU

MİNNET BORCU

Yorum

MİNNET BORCU

0

Yorum

1

Beğeni

0,0

Puan

41

Okunma

MİNNET BORCU

İstanbul’un en lüks iş merkezlerinin yükseldiği o gürültülü caddenin köşesinde, yıllardır aynı noktada dururdu simitçi tezgahı... Tezgahın sahibi Muhsin efendi, otuz yıldır oradaydı; kimin ne kadar parası var, kimin derdi ne, adımlarından anlardı...

Ancak bir adam vardı ki, Muhsin Efendi’nin otuz yıllık tecrübesini altüst ediyordu...
Bu adam, şehrin en büyük holdinglerinden birinin sahibi olan Baran Bey’di... Herkes onu lüks arabalarından, şık takım elbiselerinden ve televizyonlardaki başarı hikayelerinden tanırdı... Fakat Baran Bey, her öğlen saat tam 12:30’da, arkasında iki korumasıyla holding binasından çıkar, doğruca Muhsin Efendi’nin tezgahına gelirdi...

Günde milyonlarca liraya imza atan bu zengin adam, öğle yemeği olarak sadece bir tek simit yerdi... İşin daha da tuhafı, cebinden hiç para çıkarmaz, Muhsin Efendi’ye hafifçe baş eğip, "Muhsin Usta, bugünkünü de deftere yaz, sonra helalleşiriz," derdi...

Muhsin Efendi ilk başlarda şaşırdı, ama "Zengindir, nakit taşımıyordur" diye düşündü... Hakikaten de Baran Bey, her ayın sonunda korumasıyla bir zarf gönderir, bir aylık simit borcunun katbekat fazlasını öder, üstüne de Muhsin Efendi’ye yüklü bir bahşiş bırakırdı... Yani aslında borcunu fazlasıyla ödüyordu...
Ama bu durum aylarca böyle devam etti... En sonunda Muhsin Efendi’nin merakı, gururunu ve çekingenliğini yendi... Bir gün Baran Bey tam simidini alıp arkasını dönmüşken, Muhsin Efendi dayanamadı:
"Baran Bey oğlum, bir dakika bakar mısın?" dedi...
Baran Bey gülümseyerek döndü... "Buyur Muhsin Usta, bir sorun mu var?"
"Yok be oğlum, sorun yok da... Benimki sadece yaşlılık merakı... Sen koskoca holding sahibisin... Altında son model arabalar, arkanda korumalar... Ama her öğlen buraya gelip tek bir simit yiyorsun... Üstelik parası cebinde olduğu halde her gün borç yazdırıyorsun... Ay sonu fazlasıyla ödüyorsun, eyvallah, ama neden? Neden her gün borçlu kalmayı seçiyorsun? İnan merakımdan geceleri uyuyamaz oldum."
Baran Bey’in yüzündeki tebessüm derinleşti... Bakışları uzaklara, çok eski bir geçmişe gitti... Tezgahın yanındaki küçük tabureye oturdu ve anlatmaya başladı:

"Muhsin Usta... Ben otuz yıl önce bu caddeye ilk geldiğimde, sırtında yırtık bir ceketle iş arayan, günlerdir ağzına tek bir lokma koymamış yirmi yaşında bir gençtim... Kimse bana iş vermedi, yüzüme bile bakmadı... Açlıktan gözüm dönmüştü... Tam bu köşede, senin şu an durduğun yerde yaşlı bir simitçi amca vardı... Belki hatırlamazsın, senden önceki simitçiydi...
Yanına gittim, ’Amca,’ dedim, ’Çok açım. Bana bir simit verir misin? Söz, iş bulduğumda gelip borcumu ödeyeceğim.’ Adam yüzüme baktı, halimi anladı... Bana bir değil, iki simit uzattı... ’Borcun olsun evlat, ne zaman kazanırsan o zaman ödersin’ dedi...
Ben o simitlerle hayatta kaldım... Ertesi gün bir tekstil atölyesinde iş buldum... Gece gündüz çalıştım... Ama ne yazık ki, ilk maaşımı alıp o amcaya borcumu ödemeye geldiğimde onun vefat ettiğini öğrendim... Borcum mahşere kalmıştı... O günden sonra çok çalıştım, çok zengin oldum... Ama içimdeki o çocuk hep o simitçiye borçlu kaldı."

Muhsin Efendi büyülenmiş gibi dinliyordu. "Peki," dedi, "Bunun benimle ve her gün borç yazdırmanla ne ilgisi var?"
Baran Bey, Muhsin Efendi’nin nasırlı ellerini tuttu ve gözlerinin içine bakarak o şaşırtıcı sebebi açıkladı:
"Muhsin Usta, insan çok zengin olunca, her şeyi parayla satın alabileceğini sanıyor... Gurura kapılıyor, nereden geldiğini unutuyor... Ben her öğlen buraya gelip o simidi yiyorum ki, bir zamanlar bir simide muhtaç olduğumu kendime hatırlatayım...
Ve her gün sana ’Borç yaz’ diyorum... Çünkü ben bu hayata hâlâ borçluyum... Yarın sabaha çıkacağımın, holdingimin batmayacağının bir garantisi yok... Her gün birine borçlu uyanmak, beni kibirden koruyor... Sana borçlu kalmak, bana parasızlığımın geçmediği o aç günleri, insanlığı ve en önemlisi haddimi hatırlatıyor... Ben o borçlu hissi kaybetmekten korkuyorum Muhsin Usta... Eğer o borç silinirse, ben de o eski, vicdanlı Baran’ı kaybederim."

Baran Bey ayağa kalktı, ceketinin önünü ilikledi, şaşkınlıktan ve duygusallıktan gözleri dolan Muhsin Efendi’ye selam verip holding binasına doğru yürümeye başladı...
Muhsin Efendi ise arkasından bakarken, elindeki eski borç defterine göz gezdirdi... O günden sonra, Baran Bey’in adının yazılı olduğu o sayfayı hiç koparmadı... Çünkü anlamıştı ki, o defter sadece simitlerin değil; bir adamın vicdanının ve geçmişine olan saygısının defteriydi...

_/’ İbrahim Halil MANTIOĞLU ’\_

Paylaş:
1 Beğeni
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 
Minnet borcu Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Minnet borcu yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
MİNNET BORCU yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
Paylaş
YAZI KÜNYE
Tarih:
30.7.2026 00:12:04
Beğeni:
1
Okunma:
41
Yorum:
0
BEĞENENLER
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL