9
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
83
Okunma
Bak evlat... Sana bu iki kelimeyle sesleniyorum. Çünkü insanın ömründe söyleyebileceği en kıymetli sözlerin başında bunlar gelir. Bu sesleniş yalnızca benim sana hitabım değildir. Bu ses, bu topraklarda alın teri dökmüş, evlat büyütmüş, ömrünü ailesine adamış bütün babaların ortak sesidir. Geçmişten geleceğe uzanan bir emanetin, bir kültürün, bir medeniyetin sesidir.
Hayatta birçok zorluk vardır. Yoksulluk vardır, hastalık vardır, ayrılık vardır, yokluk vardır. Fakat inan ki bunların hepsinden daha ağır bir sorumluluk vardır; o da bir aileye reis olmak, bir yuvayı ayakta tutabilmektir. Çünkü aile, sadece aynı çatının altında yaşayan insanların topluluğu değildir. Aile; sevginin, merhametin, fedakârlığın, sabrın ve güvenin adıdır. Bir milletin temeli önce evde atılır. Devletler güçlü ordularla değil, güçlü ailelerle ayakta kalır. İşte bu yüzden bir babanın omuzlarındaki yük, yalnızca kendi evinin yükü değildir; aynı zamanda memleketin geleceğinin de yüküdür.
Bak evlat... Bir gün sen de kendi yoluna çıkacaksın. Belki yorulacak, belki düşecek, belki de hayata sitem edeceksin. Ama unutma; insanı ayakta tutan şey, aldığı terbiye ve sahip olduğu değerlerdir. Sana bırakacağımız en büyük miras ne evdir ne arsadır ne de servettir. Asıl mirasımız, doğrulukla yaşanmış bir ömür, temiz bir isim, sağlam bir karakter ve güzel bir ahlaktır. Bunları koruyabilirsen dünyanın en zengin insanı olursun.
Geçmişini unutma evlat. Çünkü kökünü unutan ağaç ilk fırtınada devrilir. Bu millet asırlardır nice badirelerden geçti. Nice yiğitler can verdi, nice analar gözyaşı döktü, nice babalar evlatlarını vatan uğruna toprağa emanet etti. Bugün bize düşen görev, onların emanet ettiği bu vatanı çalışarak, üreterek ve birbirimize sahip çıkarak geleceğe taşımaktır. Memleketini sevmek sadece sözle olmaz; işini en güzel şekilde yapmak da vatana hizmettir, dürüst olmak da vatana hizmettir, kul hakkı yememek de vatana hizmettir.
Bak evlat... İnsan yalnız kendisi için yaşamamalıdır. Bir gönle dokunabilmek, bir yetimin başını okşayabilmek, bir mazlumun duasını alabilmek, bazen bütün ömre bedeldir. Güçlü olmak, başkalarını ezmek değildir bilhassa güçlü olmak, elinden tutabilmektir. Merhametini kaybettiğin gün insanlığından da bir parça azalır. Bu yüzden vicdanını daima diri tut. Kalbinin kapısını iyiliğe açık bırak.
Hayat sana her zaman istediğini vermeyecek. Emek vereceksin, sabredeceksin, bazen yıllarca bekleyeceksin. Fakat alın teriyle kazanılan bir lokmanın bereketi, kolay elde edilen servetlerin hiçbirinde yoktur. Çalışmaktan utanma, üretmekten vazgeçme. Helal kazanç, insanın hem başını dik tutar hem de duasını kabul ettirir.
Bir gün kendi yuvanı kurduğunda anlayacaksın bu sözlerin gerçek anlamını. Eşine omuz olacaksın, evlatlarına umut olacaksın. Onları sadece doyurmak yetmeyecek; seveceksin, dinleyeceksin, anlayacaksın. Onlara geçmişini anlatacak, kültürünü öğretecek, inancını yaşatacak, doğruluğun ne demek olduğunu yaşayarak göstereceksin. Çünkü çocuklar nasihatten çok, gördüklerinden öğrenirler.
Unutma evlat, gençler bir milletin yarınıdır. Onları iyi yetiştirmek, eğitimlerine destek olmak, meslek sahibi olmalarına yardımcı olmak, yuva kurabilecek güce ulaşmaları için yanlarında durmak hepimizin görevidir. Güçlü aileler güçlü nesiller yetiştirir; güçlü nesiller de güçlü bir memleket inşa eder. Bizim davamız yalnız bugünü kurtarmak değil, yarınları emanet edeceğimiz sağlam insanlar yetiştirmektir.
Bak evlat... Gün gelir ben susarım çoğul konuşmak gerekirse biz büyükler susarız, bu satırlar konuşur. Gün gelir bizim elimiz omzunuzda olmaz ama dualarımız sizlerle yürür. İşte o gün siz de dönüp arkanıza bakın ve sizden sonrakilere aynı sevgiyle seslenin: "Bak evlat..." Çünkü bu iki kelime, sadece bir nasihat değildir; nesilden nesile taşınan bir emanetin, bir medeniyetin ve bir milletin yüreğinden yükselen çağrısıdır. Eğer bu çağrıyı yaşatabilirseniz, yalnız kendi ailenizi değil, bu milletin geleceğini de ayakta tutmuş olursunuz.
ALİ RIZA COŞKUN
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.