İnsan yaşamak için doğar, yaşama hazırlanmak için değil. boris pasternak
Samim İĞDE
Samim İĞDE

-Mümkün Değil-

Yorum

-Mümkün Değil-

( 6 kişi )

6

Yorum

15

Beğeni

5,0

Puan

175

Okunma

Okuduğunuz yazı 13.7.2026 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.

-Mümkün Değil-




Sabahtan akşama kadar sahte tebessümlerini satıp, samimiyeti filtrelere, şahsiyetini beğenilere peşkeş çeken süslü Sibel’in; Sultan’ın sessiz secdesinde sakladığı sızının sır sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Bir ömrü emekle değil emanetle tüketip; alın terini küçümseyen, ar damarı çatladıkça alkışı çoğalan arsız Arif’in; Ahmet’in aşına, Ayşe’nin aşına düşen ateşin aslî sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Sözde merhamet nutukları atıp, özde menfaatten başka mabut tanımayan muhteris Mahmut’un; Mazlum’un mahzun bakışlarının matem sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Haramı hüner, hileyi zekâ, kul hakkını kazanç sanan kurnaz Kamil’in; Kerim’in kursağında düğümlenen lokmanın kahır sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Dünya kadar evi olup gönlüne bir vicdan sığdıramayan, kasaları doldurdukça kalbi boşalan cimri Cevdet’in; Cemal’in çocuğunun üşüyen gecelerinin çetin sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Anasının ak sütünü unutup, atasının adını yük sayıp, ecdadının emanetini eğlenceye değişen nankör Nihat’ın; Necip’in nesilden nesile taşıdığı namusun nazar sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Mikrofon görünce mangalda kül bırakmayan, makam görünce omurgasını bırakan dönek Doğan’ın; Davut’un doğruluğunun dilsiz bırakılmasının derin sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Mazlumun ahını "abartı", yetimin gözyaşını "istatistik", fakirin feryadını "gündem" diye küçümseyen duyarsız Durmuş’un; Derviş’in duasına dolanan dumanın dipsiz sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Kendine gelince hakkı arayan, başkasına gelince hakkı ağır bulan hesapçı Haydar’ın; Hasan’ın helâl lokmasına uzanan kirli ellerin hain sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

İffeti gericilik, edebi eksiklik, hayâyı zayıflık diye yaftalayan modern Mert’in; Mehmet’in mahcup kızının mahremiyetine musallat olan melanetin menşe sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Düğün dernek demeden gösterişin gölgesinde gezen, bir lokmayı bin kameraya bölen, iyiliği ilanla, sadakayı reklamla süsleyen şaşaalı Şaban’ın; sessiz sedasız sabreden Salih’in sofrasındaki son ekmeğin sır sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Makamın merdivenlerini marifetle değil, menfaatle tırmanan; dostunu basamak, doğruyu pazarlık eden muhteris Muammer’in; Murat’ın müktesep hakkının mahzun sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Dilinden dua düşmeyip elinden zulüm eksilmeyen, secdeyi şekle, takvayı takıya çeviren riyakâr Rıfat’ın; Ramazan’ın rahmet bekleyen rızkının rutubet sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Komşusunun bacası tütmezken kendi bacasını kibirle tüttüren, israfı ikram diye sunan, kanaati küçümseyen caka satıcı Cahit’in; Cemil’in çocuğunun çorbasındaki eksik dane sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Kalemini hakikate değil himayeye kiralayan, kelimelerini vicdana değil riyakâr alkışlara satan söz cambazı Selami’nin; Selim’in susturulan sesinin sinsi sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Yetimin gözyaşını rakama, emekçinin alın terini maliyete indirgeyen; hesap bilir görünürken hesap gününü unutan Vahit’in; Cahit’in viran olan yuvasının vebal sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Kendi evladına cennet düşlerken başkasının evladını ateşe süren, barışı dillerde gezdirip kini gönüllerde büyüten fitneci Fikri’nin; Ferhat’ın fidan gibi ömrünün firak sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Aynaya her baktığında kendini alkışlayan, kusurunu kadere, başarısını yalnız kendine yazan benlikperest Baki’nin; Bahadır’ın bahtına bağlanan belâ sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Çarşıda dürüstlükten, kürsüde adaletten, sofrada merhametten söz edip; kapılar kapanınca hepsini ceketinin cebine katlayıp kaldıran ikiyüzlü İhsan’ın; İsmail’in içine işleyen incinmişliğin yegâne sebebi olduğunu söylemedikçe mümkün değil.

Çünkü bir toplum, yalnız hırsızların çoğalmasıyla çürümez; haramın alkışlanmasıyla çürür. Yalnız zalimlerin güçlenmesiyle yıkılmaz; mazlumların susmasıyla yıkılır. Yalnız kötülüğün varlığıyla değil, iyiliğin geri çekilmesiyle karanlığa gömülür.

Ve bütün bunların sebebini, isimleriyle ve sıfatlarıyla söylemedikçe; hakikati haykırmadıkça, vicdanı uyandırmadıkça, mümkün değil.

Mümkün değil!


Ramak Kaldı / Samim İğde

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (6)

5.0

100% (6)

-mümkün değil- Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz -mümkün değil- yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
-Mümkün Değil- yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
andelip
andelip, @andelip
14.7.2026 21:19:56
5 puan verdi
El hak çok doğru demişsiniz kıymetli hocam..
ne kadar güzel ve yerinde tesbitler..
Ancak keşke meseleyi isim vermeden, genel manada yazsaydınız daha yerinde olurdu diye düşünmeden edemedim.. Zira burada yazılanları hak etmeyen bazılarının adı rıfat, cahit, selami, vahit ve fikri olabilir...
saygılar..
Çerkez Kızı
Çerkez Kızı, @cerkezkizi
14.7.2026 16:20:11
5 puan verdi
HARIKA EMEKLERINIZE SAGLIK YUREGINIZ VAR OLSUN
ayşe1
ayşe1, @ayse1
14.7.2026 15:50:54
5 puan verdi
İnsan olmanın değerlerini takınamayan gayesiz kişiler, yaşama, topluma, hatta dünyaya yüktürler.
Bu konuyu irdeleyen değerliyazınıza tebrikler.
Saygılarımla.

yudumyunus
yudumyunus, @yudumyunus
14.7.2026 10:52:15
5 puan verdi
Güne düşmeyi ziyadesiyle hak eden yazıyı yazan yazarı vede seçici kurulu tüm samimiyetimle kutlarım tebrikler

yudumyunus
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
14.7.2026 10:22:35
5 puan verdi
insanı değerler olmalı evrende yaşamda hayatta kutlarım hocam
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL