0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
41
Okunma
Muazzam hayal dünyalarının bitiminde tanışacağım galiba Tanrıyla... Alışkanlık üzerine her gittiğimde en fazla 15-20 sayfa okuduğum romanı masaya koydum ve bir sigara yakıyordum. Pazar arabası ile geçiyordu sokaktan, her gördüğümde kendi kendime sorardım, kimdir bu. Boyu 1,60 civarındaydı, esmerdi, saçları uzun ve rüzgar dağınıklığı belliydi, kafasında hep kasket olurdu, günümüzde pek kullanan olmuyor olsa da o kullanıyordu, sanırım koyu kırmızıya yakın bir de fular vardı boynunda, kasketi siyaha yakındı ama siyah değildi. Sakalları da çene altında 10 cmi buluyordu.
İsmini dedesinin vasiyeti üzerine Tanrı koymuşlardı, pantolonu biraz boldu, şalvar gibi olmasa da şalvarı andırıyordu, üzerindekiler, kasketten fulara, gömlekten ayakkabıya sanki eskimiş veya eskitilmiş bir görüntüye sahipti. Sanki köprü altı kimsesizi gibiydi, ancak her defasında pazar arabası ile görüyordum onu.
Bir gün tanışacağım, yoldan geçerken buyur edip çay veya kahve ikram etmek istiyorum, acaba kabul eder mi, Tanrının hikayesini merak ediyorum.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.