0
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
108
Okunma
Her şeyi bilen makine varıken zamanında kocca kocca taşları yürütmüşler nefes ile ıslık ile... Islık çalanın birden ıslığı kesilince kocca granit blok düşmesin mi ahalinin üstüne, o günden beridir ıslık çalmak uğursuzluk sayılmıştır yeğenim dedi. Nefes ile kayaları oynatanlar ise işi sağ salim bitirmiş, taşı taş üstüne koyup kocca kocca binalar yapmışlar. O günden beridir nefes ister bilenler yeğenim diye devam ederken uyuyakaldı.
Bir uyuyakalana baktım bir de masadaki boşalmış tabağa, o esnada kulağıma ağaç dallarının, asma yapraklarının rüzgar ile tutuştuğu kavganın sesleri geliverdi, otlara baktım onlar da piyon misali saldırıyorlar rüzgara. Lakin rüzgar pek yaman çıksa da ne ağaçlar devrildi, ne söküldü asmalar kökünden, otlar başladı rüzgar dindikten sonra böceklerle karıncalarla oyun oynamaya... Bu arada da horulmada sesleri gelmeye başladı. Uyuyakalana baktım bir müddet, insan mıydı yoksa insan kılığına girmiş bir başka şey mi? Nerden aklıma sokmuştu nefes ile ıslığın evvelini, acaba doğru muydu, hem de her şeyi bilen makine nasıl bir şeydi, taştan mıydı, tahtadan mı, yoksa demirden mi...
Satranç oyunu oynadıkça nefretim kabarır durur karşılıklı mücadelelere... Dünyayı seyrü sefer ederken zihnim, hoş geldin diye seslendi yoldan geçen... Hoş bulduk dedim, yoldan geçen yoluna devam etti, ben de hoş bulduk ne demek diye başladım düşünmeye... O esnada bir köpek gördüm, çitlerin diğer tarafında, bakıp duruyor bana, hoşt git dedim köpeğe, laf dinledi sağ olsun, devam etti yoluna.
Yol ve yoldan geçenleri düşünmeye doğru kıvrıldı zihnim. Zamanı ve mekanı da iyice bükmeye çalışırken zihin kıvvetiyle. Bu sefer de kuvvetin, ne olduğunu sormaya başladım, görsel hafızamda beliren silik formüller, sayılar ve harfler cevap vermeye kalmadan, enerjim tükenir gibi oldu... Enerjim, düşük enerji moduna geçmiş o esnada. Galiba nefes alıp vermeyi kısa bir müddet unutmuşum diye başladım bu sefer de düşünmeye...
Bir baktım, uyuyakalan açmış gözlerini beni izliyor... Birden ürktüm... Huuu diye üfledi, sonra bir bardak su istedi, bardak yok dedim, pet şişeyi gösterdim, kırışalım mı yarı yarıya suyu dedim... Huuu dedi olur dedi, önce ona verdim suyu, içti, kalanı da ben içtim.. Kalan suyu kafama dikerken içimden geçirmişim, keşke devam etse ıslık ile nefesin hikayesine diyordum ki...
Yıldızları yıldız yapanı bilir min diye sordu.. Ben her şeyi bilen makine miyim, nerden bilem dedim.. Dedim demesine amma cevabımı beğenmedi, haydi sonra görüşürüz huuu dedi kalktı ve gitti...
Yalnız kaldım plastik masayla yine... Sonra plastiğin evveline ve geleceğine kıvrılırken zihnim...
Başladım söylenmeye
İçi geçmiş volkan gibi
Zamanını kollar mısın...
Bulununca rüzgar dibi
derken bir yıldız kaydı, gözümün kenarı ile gördüm, yukarıdan biri seslendi, balkondan, gördün mü yıldız kaydı dedi..
O an çözdüm olayı... Meğerse rüyaymış hepsi...
Lakin sonra da tekrar rüyaya devam etmek için uyumak istedim istemesine amma bir defa uyanınca işte, rüya da rüyada kalıyor, ben de ya hu nedir bunlar diye, niye uyumak isteyip de uyuyamıyorum ve rüyama devam edemiyorum diye başladım söylenmeye... Keşke her şeyi bilen makine burda olsa idi verirdi cevabını di mi yz?
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.