0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
155
Okunma

AHLAT GELENEKSEL EL SANATLARI
Ahlat’ta unutulmaya yüz tutmuş geleneksel el sanatlarından baston işleme, süsleme sanatı ustası #HamzaUsta’yı tanıtacağız.
Ahlat, başkentlik yapmış eski bir kültür merkezidir. Tarih içinde el sanatlarına baktığımızda ahşap işleme ve bastonculuk 3000 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu ve Ahlat el sanatlarının bir kısmının günümüze kadar ulaştığını ve yaşatıldığını görmekteyiz.
Doğanın bize sunduğu hammaddelerin kullanım ve işlenme kolaylığıyla Ahlat’ta bastonculuk her defa beğeni kazanmış, yerli ve yabancı turistler tarafından talep edilmiştir.
Bugün Ahlat tanıtımı konusunda baston bir simge durumuna gelmiştir.
Ahlat’ta baston yapımının başlaması ve sürdürülebilir olmasının temelinde marangozluk sanatının Ahlat tarihinde her daim var olduğu, gelişmesi ve kullanılmasıdır.
Ahlat’ta marangozluk, mobilyacılık mesleği ile tanınan çok kıymetli ustalarımız vardır.
Ahlat özelinde ceviz ağaçlarının bol olması bastonculuk ve mobilyacılıkta hammadde olarak kolay bulunması ve işlenmesiyle bu sanat çok sık kullanılmıştır. Ceviz ile birlikte yine yörede yetiştirilen hayvanların boynuzları bastonculuğa farklı bir ivme kazandırmıştır.
Anadolu’da en önemli bir kent olan Ahlat’ta ticari hayatın gelişmesiyle mesleki disiplinli kurumlar oluşmuş ve bu sistem daha sonra Anadolu’nun birçok yerine yayılmıştır.
Ahlat’ta ilk defa teşkilatlı esnaf ve sanatkar birlikleri olan “Ahiyan Teşkilatı” ilk defa Ahlat’ta ortaya çıkmıştır
Ahlat’ta mimarlık, marangozluk, oyma sanatı, taş işçiligi olmak üzere çeşitli el sanatlarının gelişmesine zemin hazırlamıştır.
Karadaniz’de çeşitli milletlerle ticaret yapabilecek ve denizden geçen ipek yoluyla yetiştirilecek elişi, oyma ve dağlama (yakma) varlığını korumuş eserler günümüze ulaşmıştır.
Konya Alaeddin Camii’nin minberi, Divriği Ulu Camii, Tercan Mama Hatun Türbesi, Gevaş Halime Hatun Kümbeti, Alay Hanı gibi mimari ve sanat eserleri arasındadır.
Ahlat bastonculuğunun 3000 yıllık geçmişiyle birlikte Kanuni Sultan Süleyman’ın Ahlat’ın mimari işlemeciliğiyle yapılan zarif hediyeler arasında yer aldığı görülmektedir. Daha sonra bu eser yurt dışına kaçırılmış ve İngiltere British Museum’da sergilenmektedir.
Bastonculukla ilgili çok fazla yazılı kaynak olmasa da ahilik teşkilatıyla, usta çırak olarak bilgi ve beceri hep aktarılmıştır.
Ahlat’ın 1915 yılında Ruslar tarafından işgal edilmesiyle göçler başlamış, el sanatları ustalarının da seferberlikte göç etmeleriyle bazı el sanatları unutulmuş ya da ortadan kalkmıştır.
Ancak, ceviz mobilyaları Cumhuriyet’in ilk yıllarında yeniden canlanmış ve üretimi devam etmiştir.
Ahlat’ta baston ustalığı geleneğinin 1940 yılında Hamza Usta ile yeniden başladığını, hem bu dönemin yaşayan büyüklerinden hem de Hamza ustanın yetiştirdiği ve şu an bu sanatı icra eden baston ustalarından bilginin doğruluğunu görüyoruz.
Hamza usta gençlik yıllarında İstanbul’a giderek öğrenim görmüş, bir süre İstanbul’da bir sanat okulunda okumuş, marangozluk yapmış ve daha sonra da mesleğini Balıkesir’in Havran, Edremit ve Burhaniye ilçelerinde sürdürmüştür.
Memleket hasreti ve rahatsızlığı nedeniyle 1940 yılında Ahlat’a dönen Hamza Usta önce marangozluk yaparak geçimini sağlamak istese de rahatsızlığı nedeniyle mesleğini pek yapamamıştır.
Bununla birlikte 50-60 yıl marangozluk yapan Hamza Usta; meslekten ve bu sanattan tamamen kopmamak için daha az güç sarf edilen baston ustalığını tercih etmiştir.
Ahlat’ta birçok baston ustası yetiştirmiş, mesleğinin inceliğini öğretmiştir.
Bastonlarda en çok kullanılan ve tercih edilen, eski Ahlat tipi yani klasik tiptir. Daha sonraları at başı, kuş başı, mahmuzlu, kurt başlı, kamalı, balıklı, destekli, “T” baston, ters “S”, “T” mahmuzlu, top baş ve asalar yapılmaya başlanmıştır.
Bastonun kafa kısmının, İstanbul’da yaptığı şekilde çeşitlenmesini sağladığı; en önemlisi ponza / pomza taşının eğeyle baston üzerinin düzeltilmesinde kullanılmasını; dökülen tozun baston üzerine serpilerek dolgu vazifesi görüp cilalamada net bir görünüm, pürüzsüzlük kazanmasını sağladığı belirtiliyor.
Eskiden bastonlarda yine koç boynuzunun kullanıldığı; ancak, kalın uygulanan tabakaların törpüyle inceltilerek, daha ince kullanımın Hamza Güner’den öğrenildiği yetiştirdiği ustalar tarafından dile getiriyor.
Abdurrahman Gökbulak, Kenan Ateş, Yunus Usta, Mecid Usta, Ahmet Usta, Mehmet Akışık, Niyazi Usta, Memet Usta, Durak Usta, Burhan Usta Hamza Ustanın el verdiği kıymetli mobilya ve baston ustalarıdır.
Baston üretimi boyunca izlenen ve mesleğini sürdüren Hamza Ista, hayatının sonuna kadar çırak yetiştirmeye devam etmiştir.
Rahmet ve minnetle anıyoruz
Birgül Otlu 14 Mayıs 2026 Ahlat
@herkes
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.