0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
93
Okunma
Rus taraftarlığı
Mezheb diye bir şey yok.şia rus Sunniler ABD taraftarıdır...Mezhebçi olma.Terörsüz bölge hayal olur...
Sunnilik değil sunnilik ama ABDnin el-kaide ile ülke yönetimini ele geçirme gayretidir.Mezhebçilik bu tip bir işgale razı olmaktır...
ve şiir:
Medine Rüzğarı
1.
Toprağa gelen bahar gibi iyi niyetli Medine rüzğarı...
Dağların ululuğundan ulu şöhrette Medine rüzğarı
Çölün çöllüğü kadar doğrucu medine rüzğarı
Denizlerin maviliği kadar hilesiz Medine rüzğarı...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Dünya gurbetim bitti...yetimliği göklerin...
Medinenin...Sarı çiçeklerin...
Es İstanbula medine rüzğarı...
"Gül bitirir rüzğarın
Can getirir rüzğarın
Sarı çiçekler hediye etti bana rüzğarın
Şifa buldu yaralarım rüzğarında medine..."
Es İstanbula medine rüzğarı...
Eyyüp sultan var sultan var İstanbulda
Sarı çiçekler ...beyaz güvercin mezarları
İstanbulda Medine rüzğarı ve eyyub
Sabrın şifanın sultanı bir Eyyub
Gül renginde o eyyub ve sultan...
Oldum artık gül insanı
Es İstanbula medine rüzğarı...
Gül var İstanbulda yıldız var.
İstanbula baksam Medine görülür
Surlara baktım yıldızlar düşmüş toprağa
Kurban olayım o ağaca ağaç ve yaprağa
İstanbulda çınar gönlüm...gönlümde bir çınar hasret
Es İstanbula medine rüzğarı...
Medine can Medine gül toprağı veysel gönle...
Medine gül şu dünya gurbetinde veysel gönle...
İstanbulda özlenen Medine rüzğarı zamansız
İstanbulu işgal etmiş yine imansız...
Es İstanbula medine rüzğarı
Es "değirmen sokak"a medine rüzğarı
Bitti dünya gurbetim es...
Oldum artık gül insanı
sende sarı çiçek kokuları bir bahar
Sende yıldızların aydınlattığı bir gece
Unutulur mu cennet-ül Baki...
Gönlüm veysel benim
Gönlüm gül aşığı
Gönlümde güneş ışığı
Güller güneş ışığı toprakta...
Görülmemiş güneşler var sende ey Medine
Yeşillik yeşil yaprakta...Yıldızlar yaprakların Medine...
Es İstanbula medine rüzğarı
Baharımla kışımla Medineliyim ben
Elimle dilimle gönlümle...
Es İstanbula medine rüzğarı
Veyseldir gönlüm
Haticedir elim
Seninle çoban çeşmeleriyle giderdim susuzluğumu
Es İstanbula medine rüzğarı
Rüzğarında o gülün kokusu...
Sarı çiçek kokusu ...yıldızlar getir...
Dünya gecesine gönlün
Çatısı uçmuş ev gaflet uykusu
Bileklerimde kelepçe cehennem korkusu
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Seninle ve sarı çiçeklerle bahar geldi dünyasına gönlün...
Besmeleyle
Ve dualarla
Ve selamlarla
Es İstanbula medine rüzğarı...
Ve
Şükür
Ayak bastım Medine toprağına gül oldu ayaklarım
Ellerim dilim gönlüm...
Oldum artık gül insanı
Sarı çiçeklerin gözleridir şu cami pençereleri
Şu taşsız mezarlar sarı çiçeklerin anneleri
...
Es İstanbula medine rüzğarı
Cennet-ül Baki gönlüme güller taşıyor
Medine gül
Cennet-ül Baki gül
Gönlüm bülbül...
Oldu şükür
Oldum artık gül insanı
Es İstanbula medine rüzğarı
Her an gül şen şen oldu gülşen
Işıklar altında şimdi gönlüm
Baharda bayramda gibi şen gönlüm
Gönlüm gülüm...
Bayram çocukları gibi
Oldum artık gül insanı
Es İstanbula medine rüzğarı
İsmailler Zemzeme muhtaç
Veysel gönüller sana aç Medine
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Gül Medine
Gül Medine
Veysel gönüllere gül
Kaderimiz sarı çiçek okulu artık
Kutsal hırkanın hikayesi beyaz güvercin bana
Gagasında bir beyaz mektupla geldi
Besler gönlümü kutsal hırka
Beslesin gönlümü kutsal hırka ömrümce...
O hırkaya kördüm yıllar yılı
Göklerden uzanmış el Medine...
Gönlüme göklerden sarkıtılan el Medine
Dünya geceme yıldız Cennetül Baki
Sarı çiçekler bahçesi bana Cennetül Baki
Yetimliğime anne eli Cennetül Baki...
Es İstanbula medine rüzğarı
Halime ana Medine ana
En beyaz süt Medinede Aşk beyaz Medinede...
Haksızlığa kahrın adı Medine...
Sınırsız bir aşkın feryadı var Medinede...
Cennete davet var Medinede...
Sarı çiçekli bir yol var Medinede...
Yıldızlar var yolumu aydınlatan...
Sevgisi adım attı gönlüme
Gönlümün medinesi güldü
Gönlüme baharlar taşıdı o beyaz aşk
Medineye aşk güldü
Medine yaratıldığında güldü
Medinenin toprağında ayaklarım sabırsız iki güvercin
Ellerim iki serçe...
Başım dolu olgun başak
Veya bir dağ artık..
İki dağ birbirine kavuşur artık...
Masallara bile inanasım geliyor
Ne olur anlatın şu mutlu çocuk gönle...
Es İstanbula medine rüzğarı
Gönül Medinem çöl değil...
Çöldü gönlüm yıllar yılı
O gelmese çöldü...Çoban çeşmesiyle yok oldu susuzluğum aşk çeşmesi bir veyseldir...
Veysel deve çobanı değil artık...
Bir çoban çeşmesi çöllerde akan...
Medinenin çöllerinde gül şimdi...
Medineye aşık gönlüm çöl değil...
Eğil güneş eğil gül Medine...
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Kılıç çaldım nefsime
Aşkın güzelleştirdiği mü’min şehir
En mü’min semtinde yani Eyubta
Her bayram Medinede gibi oldum
Eyyub Sultanın mezarında..
Es İstanbula medine rüzğarı
Sevdim çöl değil Medine
Gül medine
Veysel gönle gül Medine
Güldür cennet-ül Baki
Medinenin baharı gönlüme olsun baki...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Seni yitirmek korkusu İstanbul Medinenin öz kardeşi..
Yaşım yetmiş beş yetmiş beş katlı bina gibi yıkılırım
Kıyam et ey Ulubatlı hasan
Bak surlar üstüme üstüme geliyor yeniden...
Surlar yıkılmasın güller üstüne
Hz Eyyublar ve sarı çiçekler üstüne...
Kıyam edin ey Ebabiller Eyub gönül için...
Sen kalk gel doksan yaşında ta medineden
Kıyamı Eyyubun kıyam
Sürsün kıyamete kadar...
Susuzluğuma zemzem gibi güzellikleri Medinenin
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Medineye çöl deme
Çöl cimridir.
Medine diridir
Solmayan çiçeğin yeridir...
Medine nurlu şehir.
Veysel gönüllere...
Usanırım bahar rüzğarından usanılmaz medine rüğarından
Es İstanbula medine rüzğarı
Şiirlerim Veyselin sökük dişleri o yapraklar gibi beyaz...
Medine Hira okulu
Medine Hira kokulu
Medine nurlu şehir
Gönüller Veysel
Oldun artık gül insanı
Es İstanbula medine rüzğarı
İstanbul Medineye kardeş...
Hiradan dünyaya bakan güneş
Medine yar Medine dost Medine eş
Usanırım bahar rüzğarından usanılmaz medine rüğarından
Gözlerim çoban çeşmesidir Medinede...
Yeşil kubbeli mezarda
Kefen satılan pazarda
İstanbul Medineye kardeş...
Oldum artık gül insanı
Altmış üç yıl gezmiş
Medine nurlu şehir
Medine onurlu şehir
Medine gururlu şehir...
Medine güneş
Nur şehir
Yıldızlı bir dünyadadır cennetül Baki
Eyüp mezarlığı ona kardeş
Es İstanbula medine rüzğarı
Usanırım bahar rüzğarından usanılmaz medine rüğarından
Deve çobanı veysel gönül geç kaldın...
Nasib oldu vardım Medineye
Uzun uzun baktım Medineye
Medine nurlu
Medine çiçek
Gönlümün Medinesi nurlu şimdi...
Yolum sırat-ı müstekim şimdi..
Medine gül
Cennet-ül Baki gül
Gönlüm bülbül...
Oldu şükür
İstanbul Medineye kardeş...
Şükür
Es İstanbula medine rüzğarı
Komşularım kardeşlerim ...sandıklarım
Çalındı çeyizlerim sandıklarım
Sandık sandık biriktirdiklerim
Kıymetsizmiş çakıl taşları kadar
Anladım Medinenin gül kokusuyla...
Aynı sokakta oturduklarım
Ben sizden değilim bayım
Aynı gövdede farklı dal olduk
Aşığım Medineye
Ben sizden değilim bayım
Utanırım bahar rüzğarından utanılmaz medine rüğarından
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
İstanbul Medineye kardeş...
Şükür
Medine nurlu
Gönlümün Medinesi nurlu şimdi...
Su olsam aksam ona
Bulut olsam uçsam ona
Ağaç olsam bakardım yeşil yeşil ona
Bir gece vakti basmıştım toprağına Medinenin
Toprağında nur
Es İstanbula medine rüzğarı
Onun toprağı hür...
Es İstanbula medine rüzğarı
Yalan beklerim bahardan yalan bilmez medine rüzğarı
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Gönlümün dereleri varsın diye denize
Çok kıymet verdim size
Bininiz bir etmez..Ben sizden değilim bayım
Siz de benden
Yalan beklerim bahardan yalan bilmez medine rüzğarı
Gece mi gündüz mü bu Allah’ım
Bu nurlu gecenin şerbet tadı
Ebedi kalacak gönlümün dudaklarında
Öptü alnım toprağını..
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
İlaçtır Veysel gönle Medine
Dünya gurbetine ilaç Medine...
Yalan beklerim bahardan yalan bilmez medine rüzğarı
Yüz sürdüm toprağına
Medine nurlu şehir...
Rüzğarı nurdan nehir...
Rüzğarında nurlu fikir
Dilinde zikir o rüzğarın
Es İstanbula medine rüzğarı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Gül şehir Medine
Şehirler bilirim utanç taşıyor...
Şehirler bilirim meyveli dal
Medine nurlu şehir
Es İstanbula medine rüzğarı
Korkmuştum gönlün deresi denize varmaz diye
Deresi gönlün vardı denize
Düşman oldum size bayım...
Sizden değilim bayım
Ezanlarım eskidenmiş yıldız...
Çağırmış yıldızlara...
acır oldum şimdi"diridiri kumlara gömülen kızlara"
Ezanlar okunurken yeşil kubbeli mescidde..
Ezanlar Medinede ezan
İnsan Medinede insan olurmuş...anladım
Yalan beklerim bahardan yalan bilmez medine rüzğarı
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Şehirler de gülleriyle büyür gönlümde
Ve bir de Konyayı çok sevdim
Medine nurlu şehir
Konya dili yiğit şehir
Kim susturabilir Konyayı
Göklere asılı bir avize konya
Böyle bir ay aşkı kim gizleye bilir...
Es Konyaya medine rüzğarı
O aşk için ölsem bin kere konyada
Bin kere can kesilsem sura üfüren olmasa bile...
2.
Aldatır beni baharlar birtek altatmayan Medine rüzğarı
Yorar beni baharlar dosttur medine rüzğarı
Dünya gurbetim bitti...
İstanbul Medineyle aynı topraktan
Eyyub mezarlığında her bayram
Ne güzel İstanbulun Medine yüzü...
Surlara inat hendeği var medinenin
Ne güzel İstanbulda Medine sözü
Ne güzel İstanbulda korunmuş medinenin özü...
Kokusu bir tadı bir iki cennet meyvesi dünyaya
Ben güneşe benzettim benzetme aya
O dilberin kaşları benzer yaya
Medine şehirlerin en gülü
Medine gönüllerin bal dili
Medine nurlu şehir
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda Medine Konyada Medine
Sana çöl bana gül
Bu çölde iz iz çiçekleri koklar gönlüm
Hem gülü hem göğü hem yeri yoklar gönlüm
Hacer–ül-esvedde kalır ellerin çiçekleri
Mekke güzel Mekke
Çiçekler sundum sana
Cennet uzak değil sende insana
Es İstanbula Mekke rüzğarı
Baharlar hayaller aynalar gurbet sıla Medine rüzğarı
Baharlar masal Baharlar hayal tek gerçek Medine rüzğarı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Kabul olsun bütün dilekleri gözlerimin
Medine’sine susuzdur sevginin
Mekke’sine susuzdur sevginin
Gülün ve sevginin susuzu bu gönlüm…
Balını tattı buldu özü bu gönlümün Medinede
Medine cennet sofrası
Medine nurlu şehir
Oldun artık gül insanı
3.
Dikendir canımı yaktı yalanlar o rüzğarlar
Gül gibisin medine rüzğarı..
Beyaz haberin var senin Medine rüzğarı
Göklerden haberin var senin Medine rüzğarı
Göklerden maviliten gafil rüzğarlar diken
İnsanlığın elini kutan belini büken
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Es İstanbula medine rüzğarı
Tarihin ak ve nurlu sayfasındayım şimdi
Veyselle aynı aşk sayfasındayım
Veyseldir şimdi gönlüm
Öyle buruktu boyun büküşü...
Veyselce göz yaşı döküşü
Çoban yıldızı bu gönlüm Medinede
Çoban çeşmesi özüm Medinede...
Çınara benzer duruşum kıyamım Medinede...
Medine nurlu şehir
Es İstanbula medine rüzğarı
Öldürmez beni zehir
Zehir olsan ne yazar asrım
Akbabadır hırsızdır eyyub sabrımızı çalan rüzğarlar
Baş örtümüzü çaldılar.seccadelerimizi
Sarı çiçeklerine verem taşıyan o eylüller...
Bir sana cömertim bir sana zengin güzel Medine
Es İstanbula medine rüzğarı
Geç kaldın yaranı açmaya hey Veysel ’im
Gönlüm kahır dağı
Aşk bağı...
Bitmemiş bir cümle gibisin hep
Hikayesi önümde bir Veysel’sin
Medinede nurlu şehirde
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Gülün kokusuyla yanan gönlüm
Yan gül kokusuyla Medinede
Ateş o aşk yanmak neymiş dener sende
Kışlar bahara döner sende
Medinede
Medine nurlu şehir
Medine gül şehir
Medine nur şehir arşa asılı bir merdiven o
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Medine gül
Cennet-ül Baki gül
Gönlüm bülbül...
Oldu şükür
Es İstanbula medine rüzğarı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Kirli bir deniz gibiydim...
Hasta bir denizdim
Hastalıklarım bir denizdi...
Açtım yaramı
Medine gül kokulu
Medine aşk okulu
Aşk hastanesi Medine
Medine nurlu şehir
Medine onurlu şehir...
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
4.
Es İstanbula medine rüzğarı
Hasretim var Medine’ye
Güneş hasret bende Medineye
Ay çiçeğinin güneşe...
Gül Medine
O gül şehir
Medineye aşık olunur
Ay öper toprağını her gece
Es İstanbula medine rüzğarı
Medinede çözülür en karanlık bilmece...
Gel medineye
Medine nurlu şehir
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Bir bahtiyar şehir Medine
Gönle en yar şehir Medine
Medine nurlu şehir
Es İstanbula medine rüzğarı
Medine gül Medinede gül
İlaç Medine’de yanan gönle
Medine nurlu şehir
Kahır dağı gönle
Kahırlar elemler de karanlık gibidir...
Oldun artık gül insanı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Kara bahtıma ağla gözüm
Kara bahtıma ağla özüm
Otuz iki dişini sökerek
Geç kaldım
Gül sevgiye
Geç kaldım gül Mekkeye
Geç kaldım gül Medineye
Medine nurlu şehir de
Veysel Karani gibi
İki elin kanda olsa da gel Medineye
Gül Medineye
Anneler babalar engel Medineye İbrahim gönlüm
Gel Medineye gül Medineye Güller getir Medineye
Aşık kalbi gül bağı
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Surlar yeniden üstüme geliyor ey ulubatlı Hasan
Ve kıyamdayım hz Eyub gibi yine lale çiçeği gönlüm
İstanbul kardeşidri Medinenin...
Es İstanbula medine rüzğarı
Açmaya yaramı geç kaldım...
Yüz sürdüm toprağına
Ey Medine gül Medine
Bu hasret dinsin
Geldim sana Medine
Medine nurlu şehir...de Medineye
De ve ağla Veysel gibi
Oldun artık gül insanı
5.
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Anladım sendeki sırrı Medine
Hep mü’min kalacaksın Medine
En kör gözler ışığı görecek sende
Işığın kaynağı seçilmişsin Medine
İmam sende cami sende
Eşrefi mahlukat sende
Hayrul beşer sen de
Hatemül enbiya sende
Saman yoludur
Yıldız doludur camiler sende...
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Bir ışık ki, ışıkların en berrağı…
Sende aşkın hiç sönmeyen çerağı
Medine nurlu şehir...dedim
Medinede aşk sofrası
Medinede ay-yıdızlı bir bayraktı gönlüm…
İlaç sende Medine
Bu hasret dinsin sende
Geldim sana Medine
Yüz sürmeye toprağına
Medine nurlu şehir...dedim ağladım
Kıyamet cemaatiyle el bağladım
Es İstanbula medine rüzğarı
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
Cennet -ül Bakide
Nur saçan yıldızlar …
Medine nurlu şehirsin
Oldum artık gül insanı
Cennetül Baki bir gök yüzü
Gök yüzü bir kitap Medine
Ey şehirlerin en hası Medine
Gönlüm hep sende...aklım sende gözüm özüm sende
Kovanım yağmalandı ne kaldı tende
Yine çağrılsam yine koşarım yine yer alırım en önde
Es İstanbula medine rüzğarı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Medine gül
Cennet-ül Baki gül
Gönlüm bülbül...
Oldu şükür
Es İstanbula medine rüzğarı
Bütün yaralarımın ilacı sende yar medine
Hasretim var şükür var Medine
İstanbulda medine Konyada Medine
İlaç sende gönlüme
Bu hasret dinsin...dedim
Dilencisi oldum kapının
O ulu yapının
Es İstanbula medine rüzğarı
6
Hikmete ram olan gönlüm
İbrahim gönül...Hasret çeken gönül Yakup gönül ...
Medineyi nur gördüm yeni yeni
Aşkın "elif-Basında"yani...gönlüm
Medine gönül kapı açtı gül sevgiye
Günaha engel sur bildim Medineyi
Anne ol sar gönlümü sar beni
Es İstanbula medine rüzğarı...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
En maviliğinde göklerin şimdi buluttan o şemsiye…
Bu da ben veysele ondan kalan bir hediye
Nereye serdi seccadesini söylesin şimdi toprak
Medine güzelsin Medine pak
Medine nurlu şehirsin
Medine cennete pencere...
Rüzğarla barıştım bulutla barıştım
Medine nur şehir.
Medine çöl değil gür akan nehir
Es İstanbula medine rüzğarı
Medine Nil gibisin gönül çölüme
Dünyama güneş şehir Medine …
Hasretin kül etti gönlümü Medine
Medine nurlu şehir
Asrım çok zalim...
Es İstanbula medine rüzğarı
Şimdi vuslat saati unutulmuş çoluk çocuk...
Bir musadır şimdi gönül Tur dağında
Ateş üstüne ateş bir sevinç içini yakan
Uçarak basılır toprağına Medine’nin...
Medine nurlu şehir
Medine yarlı şehir
Büyük ticarete geldi gönlüm
Dünyada tek sende güldü gönlüm
Önceleri çöldü gönlüm gülmeyen konuşmayan bir çöl...
Es İstanbula medine rüzğarı
Koşuda gönül yeşil türbeye
Gözlerim bir biriyle yarışta
Bir nur yeşil türbe
Cennetteyim kevser sanki
Karşımda cenetül baki mezarlığı
Onda Kevserin misafirleri
Onda gönül erleri
Onda güneşin askerleri
Medine nurlu şehir
Zincirler vardı ayaklarında gönlümün
Bir veyseldi gönlüm sadece ağlayan
Gözleri kan çağlayan
Es İstanbula medine rüzğarı
Medine gül
Cennet-ül Baki gül
Gönlüm bülbül...
Oldu şükür
Oldum artık gül insanı
İlaçtır aşkta yanan gönle Medine
Medine nurlu şehir dedim ve seccademde el bağladım
Buna şükür buna şükür
Bin kere gelebilsem
bin kere şükür...
Şükrü bitmez bir bulutum
Ay-yıldızlı bayrağa bin umutum
Işığa umut gönlüm
Kırılsın putum İbrahimim ateşlerdeyim...
Es İstanbula medine rüzğarı
7.
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es İstanbula medine rüzğarı
Rasul’ün gül kokusu gelir uzaktan
Ta gül asırdan
Yanar bir veysel olur gönül
Bu günler ne gül günlerdir Allah’ım
Gül olur bu ateşte yanan …
İnandım tek cennette söner bu hasret ateşi
Dünya gözüyle görmek varmış o güneşi
Rüyaların süsü o...
Medine nurlu şehir
Oldum artık gül insanı
Es İstanbula medine rüzğarı
Veysele bir hırka ondan geri kalan
Bahtına küssün geri kalan
Kendini her meleğin kucağına bırak gönlüm
Kızgın kumlara seccadesi mi acep diye bak gönlüm
Her kum taneciğinden onun selamını duy gönlüm
Bu kumların dostluğunun sıcaklığına başını koy gönlüm
Şimdi onu gören yaşlı bir ağaç ara
Geç kalmış benin gibi saçını başını yoluyor bak şu rüzğara
Medine nurlu şehirdi
Cömert şehirdi
Mert şehirdi...Medeniydi Medine...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es İstanbula medine rüzğarı
Es İstanbula gül rüzğarı
Dünya gözüyle görmeyen kırsın otuz iki dişini
“Dünya gözüyle görmedi güneşini
Kırdı otuz iki dişini...
Veysel olan nasıl çeksin bu hasretin fişini
Dünyada bir yer yok ki söndüren bu hasretin ateşini
Damla ilaçtır aşık gönle Medine
Rüyalarım kadar çömertsin Medine
Medine nurlu şehirdi...ağladım saygıdan
Tozu toprağı gül koktu ağladım saygıdan
Es mezarıma medine rüzğarı
Es ellerime gözlerime kör olur gözlerim es
Mezarıma da bulunsun toprağında bir yer
Toprağı ışık saçan Medine
Gül kokunda uyusun mezarım…
Medine nurlu şehir
Sırtlanlar gibi şehirler var
Tek dişi kalmış canavarlar var...
Gönlüme tek sen oldun yar
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Medine gül
Cennet-ül Baki gül
Gönlüm bülbül...
Oldu şükür
Essin mezarıma dirilten medine rüzğarı
Yüz sürdüm toprağına Medine
Bir kutlu zamanda
Dinmedi derin hasret
Medine Halime’nin şehri…
Anne şehir nurlu güneş
Güzel şehir
Sütten nehir Medine…
Medine Medinem…
Annem...
Oldum artık gül insanı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Veyselin gül hırkayı kokladığı gibi kokladım seni Medine
Dinsin diye bir nebze hasret acısı
Bende belirdi sonra kahreden ayrılık sancısı
Medine nurlu şehir
Oldum artık gül insanı
8.
Es İstanbula medine rüzğarı
Rüzgar gülü gösterir Medinede
Koşarak gelen bahar gönle
Belki çok özlenmişsin ey gönül
Bu taşlardan duyulan sanma boş sözdür
O gül yüzü görmüş bahtiyar bu kayalar
Geceyi yırtan şu yıldızlar bahtiyar benden
Bildim neden sevinçli
O mutlu günlerden sırlar biliyor inandım bahtiyar bu toprak
Damla yükselsin buluta artık
Medine yiğide nurlu şehir
Heybeni doldur yiğit
Bahtı yar şehir Medine
Gönlüm yer kalmasın sende kine...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es İstanbula medine rüzğarı
İçimde biriken çoşku
Doğurdukça doğurur
Hançer gibi gezer arkamda o ayrılık zamanı
Gül açarken gönlümde her an
Oldum artık gül insan
Aşk insanı küçük bir yunus
Sarı çiçeklere aşka kör şeytan...
Es İstanbula medine rüzğarı
Kovalar uykular artık
saat aşka ayarlı tık tık
Geçtim candan
Canan karşımda
Oldum artık gül insanı
Göremezsin karanlığı hiç güneştir canan
Ayrılmak mı Medine senden nice zor olacak
Sıladan gurbete dönmek gibi
Bu dünya aniden güneş batmış gibi olacak
Şu kelebek gönül bahardan kışa geçmiş gibi olacak...
Medine nurlu şehirsin
Senden ayrılık ateş olacak
Gönlüm gül izler peşinde Medin’e …
Leyla diye çöle düşmeyen mecnun değil ki
Gülü arar bülbül her seher
Şarkısını güle söyler
Ah develerin hala önünde mi senin veyselim
Medine nurlu şehir
Toprağı gül kokan şehir...
Es İstanbula medine rüzğarı
Medine gül
Cennet-ül Baki gül
Gönlüm bülbül...
Oldu şükür
Oldum artık gül insanı
Es İstanbula medine rüzğarı
Sevdim Medinenin rüzğarını
Gül kokan rüzğarını
Yanmış kaç gönlün çırası
Aşkın kanatları altında bu gönül Medinede
Gül dert kattı her bülbülün derdine
Kocaman bir çiçek karşımda Medine
Gül alır gül satar pazarımda çarşımda zaman...
Günler,saatler ibadet şimdi
Medine aşığa nurlu şehir
Es İstanbula medine rüzğarı
Es dirilsin gözlerim hırkanın gül rüzğarı
Hırkası en kıymetli gül …
Koklar öper Veysel olan
Güneş onda
Ay onda
Aşk gül onda …
Ateş onda
Kül onda
Es İstanbula medine rüzğarı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Bir evren kadar şimdi her veyselin gönlü.
Ve bir veyselin gönlü...
Medine Veysel olana nurlu şehir
Yıllar yılı akacak medine gönlüme nehir nehir
Oldum artık gül insanı
Es İstanbula medine rüzğarı
Beyaz bir devir yaşadık...Aşk vardı İstanbulda
Surları yıksak neye yarar İstanbul
Faiz binalarını hangi fatih yıkacak
Fatihin mezarını tekmeleyen çağdaş çocuklar mı...
Fakirim dalları kuruyan ağacım İstanbulun bir bahçesinde
Dedeleri çınar olan bir ağacım anla...
Sözüm geçmiyor sakalım yok
Medine hani sokakların vardı şarabların döküldüğü
İnsanların vardı iki kardeş dağ gibi sokaklarında
Ateşlerde yanan gönül
Hasretlerde yanan gönül
Bir arı şimdi çiçeğini bulan...
Bir çocuk annesini saran gönlüm
Medine dertlilere nurlu şehir
Es İstanbula medine rüzğarı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Aşık gönül oldu Medine’de kanatlı
Kelebek yürek tek bu baharda mutlu...
Gelme ayrılık vakti ağza sürülür en acı biber
Medine evlatlarına en nurlu anne
Yıllar yılı özlenir o bahar o ezanlar o salavatlar
O bahçe kekik nane bahçesi
Medinede rüzğar toprak yıldızları zikirde
Güneş gibidir gönle sabah ezanları...
Oldum artık gül insanı
Es İstanbula medine rüzğarı. ..
Ey gül rüzğar gül getir ömrümüze
Oldum artık gül insanı
Es istanbula medine rüzğarları
Seccade kuşu alnım şimdi
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Dağ dağ sözler sunsun sana dağ ol alnım
Koş o beyaz davete
İşittim beyaz kelimelerini
Seccade kuşu alnım şimdi
Dağ sözlerle indim şehrin aklına
Onu gördüm o Allah dostunu...
İşittim beyaz kelimelerini
Serin yağmurlar yağıyor kubbelerden şimdi
Sesi bal
Seccade kuşu alnım şimdi
Dağ sözlerle indim şehrin aklına
Alnım secdelerle eskitmeye razı taşları...
Onu gördüm ya o Allah dostunu
Ta o günden beri
Şiir şiir benimlesin ey Yunus
Haketti özüm bu cenneti
Seccade kuşu alnım şimdi
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Onu gördüm göreli
Seccade kuşu alnım
Onun yüzünde güneş
İşittim beyaz kelimelerini
Misk- amberdi alıp sattığı
Bir seher vaktinde gördüm onu horozların öttüğü
Onun yüzünde yıldızlar vardı
Onun heybesinde güneşler vardı
Yunusun şiirlerinden bu beyazlık...
Gözlerim çiçeklensin diye kanat kanat öpüyor alnım seccadeleri
Seccade kuşu alnım şimdi
Maviliklere aşık alnım şimdi
İşittim beyaz kelimelerini
Es istanbula medine rüzğarları
Şiir şiir benimle Yunus şimdi
Hakettin alnım bu cenneti
Seccade dünyanın en büyük nimeti
En dostu gördüm kendimde
Seccade kuşu alnım şimdi
İşittim beyaz kelimelerini
En dostu gördüm göreli özümde
Çoraklık kalmadı yüzümde
Seccade kuşu alnım...
İşittiğim beyaz kelimeler
Seccadem şimdi mavi gök yüzü
Seccade kuşu alnım şimdi
Şiir şiir benimlesin Yunus
Hakettin alnım bu cenneti
İşittim beyaz kelimelerini
Es istanbula medine rüzğarları
Onu gördüm o Allah dostunu ağlarken
Şiir şiir benimle Yunus şimdi
Hakkettin alnım bu cenneti
Seccadem şimdi savaşlara çağırsın beni
Bitsin içimdeki yıllar süren cenk
Yakaladığım mutluluk denen badem dalı
Bir aşk tattım ki ballar balı
İşittim beyaz kelimelerini
Devim artık dev sofralara oturan
Sarı çiçeğim artık sarı çiçek sofralarında...
Şiir şiir Yunus benimle şimdi
Ve mavilik gördü gözüm şimdi
Ölsem gam değil artık...
Ey bana sunulan mavilik
Hangi mavi çiçeği şu dünyanın sana denk
Şiir şiir benimle olsun Yunus
Hakkettin alnım bu cenneti
İşittim beyaz kelimelerini
Ve seccade kuşu alnım şimdi
Hakkın nurlu alnım bu cennet
İşittim beyaz kelimelerini
Es istanbula medine rüzğarları
Ellerimin çiçek oluşu
Senin için ey gül dost
Ben duydum gövdemde güneşi ve yıktım karanlığımı
Bir tekbir sesi gibi duyduğum sevdalı sesle
Yıkıldı karanlığın gövdem
Ve nefsin kafesinden ilk alnım uçtu
Gökte en derin mavilik şimdi
Şiir şiir benimle Yunus şimdi
Hakettin gönlüm bu cenneti
İşittim beyaz kelimelerini
Es istanbula medine rüzğarları
İlk ışıkla uçtun seccadelere
Seccade kuşusun alnım
Alkışlıyorum seni alnım şimdi
Şiir şiir benimle Yunus şimdi
Hakettin alnım bu cenneti
Es istanbula medine rüzğarları
Ve hak yoluna divane oldun seccadem
Seccadem maviliğe akan bir nehir...oldun
Kurak yıllarına ömrümün aktın seccadem
Ellerim ve dilim tevbelerde
Seccade kuşusun alnım dua dua
Ey suda oynayan çocuk sevincli alnım...
Şiir şiir benimle Yunus şimdi
Hakettin alnım bu cenneti
İşittim beyaz kelimelerini
Es İstanbula medine rüzğarı
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Çatla öfkenden
Yenildin nefsim
Karanlığım
Kışım
Yenildin
Seccade kuşu alnım
Şiir şiir benimle Yunus
Hakettin alnım bu cenneti
İşittim beyaz kelimelerini
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Çatla ahir zaman
Yenildin
Seccade kuşu alnım şimdi
Devim artık dev sofralara oturan
Es istanbula medine rüzğarları
Seccadem çölüme ırmak oldun
Hem içtim suyundan hem yıkadım çıplak gönlümü
Gönlüm en susuz çiçekti seccadem
Gönlümdü çöl çiçeği en özlemli suya
Dere oldun aktın seccadem
Seccade kuşu oldun alnım...
İşittim beyaz kelimelerini
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es istanbula medine rüzğarları
Onu gördüm
Dağı dağ gönlü gördü gönül gözüm
Beyazladı özüm
Sarı çiçeklere hasretli özüm...
Es istanbula medine rüzğarları
Onu görse
O Allah dostunu
Aşık olur güle gelir dile dilsiz bülbül..
İşittim beyaz kelimelerini
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Yaşanası bu cennet
Ve yanıyordun güneş gibi seccadem
Gecelerime yıldızdın
Gül peygambere aşıktın
Güle aşık seccadem
Gözü yaşlı seccadem
Seccade kuşu oldun alnım
Gül bahçesinde oldun her seher ayrılıktan dili yanık bülbül...
Derdine derman arayan gönül
Soluyordu gül
Şiir şiir benimle oldun Yunus
Hakettin dilim bu cenneti
İşittim beyaz kelimelerini
Es istanbula medine rüzğarları
Çatla ahir zaman...
Çatla nefsim
Zafer gönlümün
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Es istanbula medine rüzğarları
Kibar kanatlı
Seccade kuşu alnım
Hakettin bu cenneti
Dünyalar benim olsa böyle sevinmem
Namazlarda sevindiğim kadar
Gönlüm saçaklara korkuyla sığınıyordun
Gök gürültüsüne benzer hileleri vardı ahir zamanın...
Şiir şiir benimle Yunus şimdi
Hakettin alnım bu cenneti
İşittim beyaz kelimelerini
Devim artık dev sofralara oturan
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es istanbula medine rüzğarları
Ve sevdin gül peygamberi
Açılır gibi bin kapı birden göklerden
Avazın var gönlüm
Şimdi güneşi suçla hiç olmadığı kadar
Her seher vakti
Birden doğu versin güneş
Sabah kuşların duaların bitmek bilmesin
Uçur maviliklere o kuşları binlerce kere
Seccademde güneş şimdi
Şiir şiir benimle Yunus şimdi
Hakettin ömrüm bu cenneti
İşittim beyaz kelimelerini
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Yaşamalısın bu cenneti
Ve sevdin gül peygamberi derince
Alnımda oluncaya kadar göklerin derin maviliği
Ellerin çiçek açacak erik ağacı gibi zamansız diye korktum hep...
Korkular uzatıyordum bahara...
Bahara aldanır çiçekleri erik ağaçlarının en çok
Üzülürdün korku korku üstüne
Seccademdi ağlayan en gözü yaşlı
Yaşanası bir cennetteyim
İşittim beyaz kelimelerini
Es istanbula medine rüzğarları
Seccadelerin tarlasında başak versin aşk Diye
Es istanbula medine rüzğarları
Peygamber şehrindeyim
Seccadelerin tarlasında başak versin şimdi aşk diye
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Seccadeler tarla aşk başak başak olsun diye
Hamdı pişti yandı gönlüm elhamdülillah
Seccadelerden kesmedim ümidimi
Seccadelerde güneş
Seccadelerde aşk ve ateş
Artık eşref-i mhlukat oldum.
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es istanbula medine rüzğarları
Peygamber şehrindeyim
Ve zamanıdır
Seccadelerin tarlasında başak versin şimdi aşk
Devim artık dev sofralara oturan
Es istanbula medine rüzğarları
Seccadeler annedir gönlüme
Aşk kıymetli nesnedir
Seccadelerin tarlasında başak versin diye aşk
Hamdı pişti yandı gönlüm elhamdülillah
Devim artık dev sofralara oturan
Şadırvanlarda arındırdık alnımızı
Minarelerin kalemiyle güzellikler yazdık gönlümüze
Seccadelerin tarlasında başak versin aşk diye
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Seccadem özledim seni
Sende güneş bu gönle
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Devim artık dev sofralara oturan
Seccadeler tarla başak başak olsun aşk
Hamdım piştim yandım elhamdülillah
Seccadelerden kesmedim ümidimi
Devim artık dev sofralara oturan
Alkışlayın şimdi yiğit alnımı
Alkışlayın cömert ellerimi...
Seccadelerdeyim
Devim artık dev sofralara oturan
Elini eteğini çekiyor gurbetten alnım
Dünya gurbetinden
Çıktı gecenin tünelinden
Seccadelerde
Seccadelerden kesmem ümidimi
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Devim artık dev sofralara oturan
Işık büyütüyorum alnımda
Seccadelerdeyim
Verimli yağmurlarla doluyor alnımın barajı...
Secde secde dere dere yıkanıyor zaman
Zaman kuğu şimdi güzel bir havuzda
Seccadelerin tarlasında başak versin aşk diye
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es istanbula medine rüzğarları
Sen şeytansın ben melek
Hey ülkemi kana bulayan
Sen şeytansın ben melek
Sen taş taşırsın Kabile
Ben sevgi Habile
Bitmeyecek aramızdaki kavga
Hey adın ne senin
Benim adım olsun güneş
Senin adın ateş
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Hey adın ne senin
Benim adım girsin özlere
Adın düşsün közlere
Senin elinde gönüllü silah
Benim yakamda gönüllü gül...
Devim artık dev sofralara oturan
Sen şeytansın ben melek
İkimizin de atası Adem
Ama Adem ağaç değildi aynı değildi iki dalı
Ben güle sevdalı
Sen gülü diken görürsün...
Denilse
Seç yolunu gönlünce
Kabilin izi izin olur
Sen şeytansın ben melek
Devim artık dev sofralara oturan
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Hey ülkemi kana bulayan
Hey adın ne senin
Adın batsın
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Hey ülkemi kana bulayan
Hey adın ne senin
Gözün çıksın Nuhun oğlu kenansın sen
Elin kurusun Ebu lehepsin sen
Devim artık dev sofralara oturan
Gülüm artık gül sofralarda oturan
Es istanbula medine rüzğarları
Sevdası var gönlümün
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Sevdası var gönlümün
Şu mahkum şu gül gönlün
Dişiyle,tırnağıyla
Yıkar zalim zindanını..
Zindanın en zalimini
Dertli aydınlık ne yakın
Sevinir gönlüm...
Dedemin gül duaları onunla...
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Taştı gönlüm
Şaşkın nehirler soydu onu
Kuştu gönlüm
Cahil rüzğarlar çaldı yere...
Işıklarla dolsun beni haline ağlatan şu gönlüm...
Ben gönlümü nasıl sevmeyeyim
Sevdası var güle gönlümün
Es istanbula medine rüzğarları
Şu İstanbul’a Aşığım
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Sen İstanbulsun dua dua...
Sen o rüzğarsın...hendekte esen
Müşrikleri silip süpürdün ötelere
Es İstanbula Medine rüzğarı
Estiğin gibi hendek savaşında
Şimdi gönlüm kutsal savaşında..
Beyaz günler senin olsun İstanbul
İstanbul sana aşığım.
Şu İstanbul’a aşığım
Kucak açtı ümmetin her bir ferdine
Koştu mü^minin derdine
Ümmetin annesi o
İstanbulda geldi gönlüme bahar
Sütünü ak bilmişim onun gül sevgisinin
Bir ondan beklemişim çiçek annelik
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Şu İstanbul’a aşığım
Aklı çiçek gönlü çiçek şu İstanbulun
Çiçek ümmetin çiçeği o
İstanbul’da aşk açar çiçek
Es istanbula medine rüzğarları
Ümmetin eli o
Ümmetin dili o
Şu İstanbul’a aşığım
O gülü sevdiğim günden beri
Seccadeye koşar
Çiçeklenir aklım
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Es istanbula medine rüzğarları
Ümmetin rahlesi o
Şu İstanbula aşığım
O gülü sevdiğim günden beri
Rahleler gönlümü
Çiçekler uzatıp bahar ellerini
Şu İstanbula aşığım
Ümmetin çiçek aklı
Ümmetin gülü o
Çiçeği uyutun
Böceği uyutun
Selamlayın gönlümü
Geldi gönlüme bahar
Şu İstanbul gül
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es istanbula medine rüzğarları
Ümmetin seccadesi o
Şu İstanbula aşığım
O gülü sevdiğim günden beri
Sabah akşam
Çiçek çiçek gönlümü çözüyorum
Aklımı süslüyorum çiçek çiçek...
ve
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Es İstanbula medine rüzğarı
Gül oldum
Artık eşeref-i mahlukat oldum
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Gül oldum artık gül sofralarında
Aşkın Elif Ba’sında kalmaz gönlüm
Ben eşeref-i mahlukatım...
Aşkın Elif Ba’sında kalmaz gönlüm
Yatağımı seccademi temizle ey aşk
Gül oldum artık gül sofralarında
Mavidir dünya aşkın elif basında...
Aşkın elif basında kalmaz gönlüm
Güneş kondu başıma
Aşkın elif basında kalmaz gönlüm
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Aşk çiçek
Tırmanır aşkın zirvesine
Aşkın elif ba’sında kalmaz gönlüm
Aşkın elif basında kalma gönlüm
Ne geldi aklına uyma şeytan aklına
Aşkın elif-basında
Bu aşkın elin-basında kalınmaz gönlüm
Bu aşk paşa aşk
Aşkın elif basında kalmaz gönlüm
Yiğittir gönlüm
Ünüversitesi okunmalı bu gül aşk
Kalma aşkın Elif Ba’sında
Kaldı mı Yunus ve Mevlana
Aşkın Elif Ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Gül oldum artık gül sofralarında
Kılıç çaldım nefsime
Aşkın elif-ba’sında
Sen ey aşk ballar balısın
Aşkın elif -ba’sında kalamam
Gülü bildim kalmam aşkın elif basında
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Aşk çiçek
Kılıç çaldım nefsime
Aşkın elif-ba’sında
Bir yiğittir gönlüm
Kalmaz Yunus gönlüm aşkın elif-basında
Hasreti deniz olan kalmaz ki aşkın elif basında
Aşkın elif ba’sında kalamam
Aşk sen güneşsin gönlüme
Aşk sen mavi denizsin bu gönle
Ey aşk ballar balı olan
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Aşk çiçek
Aşk gül..
Gül oldum artık gül sofralarında
Kılıç çaldım nefsime
Aşkın elif-ba’sında
Kayıp yıldızlar hecelenir sabaha dek
Ateşle yıkadım kirimi
Aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Ey aşk ballar balı
Ey aşk güneşsin
Aşkın elif -ba’sında kalamam
Aşkın zirvesi ne güneşli
Zirvelerden haberi olan kalmaz ki aşkın elif basında
Aşkın Elif ba’sında kalamam
Bu aşkın zirvesi ne güneşli
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Aşk çiçek
Tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Sen ey aşk ballar balısın
Aşkın elif -ba’sında kalmaz o bir yiğit
Güneş gördüm aşkın elif-ba’sında
Kim kaldı aşkın elif -basında...
Aşkın elif basında kalamam...
Mürşidi Yunus olan kalmaz aşkın elif-basında
"Cennet dedikleri üç-beş huri..."
Cennet buldum aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Aşkın elif-basında gül gördüm dünyayı
Cennetler aşkın elif-basında...
Koşulmaz mı gönlüm bu gül aşkın zirvesine
Bal tattım aşkın elif-ba’sında
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güldü gönlüm aşkın elif-Basında
Öldü nefsim aşkın elif-Basında
Ünüversitesini okumalı bu gül aşkın
Gökleri okudum aşkın elif-ba’sında
Bir yiğitliktir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Aşkın elif-basındayım
Güldü gönlüm aşkın elif-Basında
Kalınmaz gönlüm bu gül aşkın elif-basında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Razıyım bir arı olsam uzaklardan gelmeye bu çiçeğe
Aşk çiçek
Aşk hiradır uhuddur aşk dağdır..
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Aşkın ilk okulu bu
Aşkın ilk oku bu
Aşk uzun bir yol
Başı var sonu yok
Aşk bir deniz dibi yok
Meyveli dal şifalı bal derinliklerinde o maviliğin
Ünüversitesini okumalı bu gül aşkın
Bülbül oldum aşkın elif-ba’sında
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Aşkın paşasına olsun yolun gönül
Aşkın zirvesine koşar her dertli gönül
Tırmanır dertli gönlüm aşkın zirvesine
Aşkın Elif Ba’sından
Güneşe yönü
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Aşkın Elif Ba’sında kalmaz ki yiğit bu gönül
Ünüversitesi okunmalı bu gül aşkın
Yar
Aşkın elif-ba’sında
Kayıp yıldızlar hecelenir sabaha dek
Eczanesine dalmalı bu gül aşkın
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Aşkın zirvesine yolu bu gönlün
Bu gül aşkın yangını bir yanardağ patlaması...
Bu aşkın dikeni çok
Aşkın Elif Ba’sında oldum yanardağ
Eczanesine dalmalı bu gül aşkın
Ne sokarsan sok şeytan aklıma uymam şeytan aklıma
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
ve
Es İstanbula medine rüzğarı
Gül oldum
Gül oldum artık gül sofralarında
Aşkın Elif Ba’sında kalmaz gönlüm
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Aşkın Elif Ba’sında kalmaz gönlüm
Gül oldum artık gül sofralarında
Develeri önünde yemenli bu gönlün
Engellerin dişleri
Sökülmüyor
Aşkın elif-basında
Maviliklerinde ölmeli bu derin aşkın
Köpük köpük oldum aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Es İstanbula medine rüzğarı...
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Kalınmaz ki gönlüm aşkın elif-basında
Vurmuş çiçeklerine aşk güneşi
Ateşe tutacağım gönlüm seni tevbe adına
Bin tevbe olsun havlayan günlerine ömrün
Kevserine varmalı bu cennet aşkın
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Sen bir güle aşıksın gönül
Aşkın zirvesine yolun gönül
Güneş gönlüm aşk yolundasın...
Aşk seccadesinde zirveler
Tevbe kapısında
Secde sarayında
Rahle bahçesinde
Eczanesinde gülmeli bu gül aşkın
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Aşkın paşasına yolu gönlümün
Hala aşkın elif-ba’sındasın
Gül rüyasında
Derdine bin dert katan sevinçli bülbül...
Güller gördüm aşkın elif-ba’sında
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Aşkın paşasına yolun gönlüm
Kalınmaz ki aşkın Elif Ba’sında
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Es İstanbula medine rüzğarı
Aşkın elif-basında
Bir ateş dolu bade sunuldu
İç denildi
Candan canandan
Geç denildi
Güneşine pervane ol gönlüm bu gül aşkın
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Aşkın elif-ba’sında...
Seherlerde ağlamak var
Özleyip yari yanmak var
Akıl kurban edilir
Aşkın elif-ba’sında
Gül gönlüm kalma aşkın elif-Basında
Güneşine pervane olmalı bu gül aşkın
Ötelere yol buldum bu aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Es İstanbula medine rüzğarı
Aşkın Elif Ba’sında
Sarhoşuyum çiçekli dertlerin
Veremlisiyim mavi çilelerin
Ağlayın gökler kalırsam bu aşkın elif-ba’sında
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Aşkın Elif Ba’sında
Kelebeğisin has bahçelerin
Sevdalıdır gönlüm...
Bu çapkın sarayların güllü kapısı
Kul etmezler seni
Hala aşkın elif-ba’sındasın gönlüm...
Yanmalı kül olmalı bu gül aşkta
Küs bana güneş kalınmaz bu aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Gül oldum artık gül sofralarda
Güneşe yönüm
Ey gönlüm
Kalınmaz ki aşkın elif-basında
Sen yine deniz sevdasındasın
Aşkın elif-ba’sında
Sel oldum bu aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Aşkın zirvesinde gözün gönlüm
Neden hala aşkın Elif Ba’sındasın
Derdini çek bu aşkın
Taşlı yolunda aşkın
Yan aşkın elif-ba’sında
Titre uyan bülbül gönlüm
Aşkın elif-ba’sında
Yanmalı kul olmalı bu gül aşkta
Küs bana toprak kalırsam bu aşkın elif-ba’sında
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Güneşe yönüm
Aşkın Elif Ba’sında
Bir güzele aşıksın yemenli gönlüm
Güle aşıksın gönlüm
Sevgisi değer iki cihana...
Kalınmaz ki gönlüm aşkın Elif-basında
Gül olan kalmaz aşkın elif basında
Ağlayın bana gökler kalırsam bu aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Bu aşkın elif-basında
Ballar balı tattı
Bülbül gibi
Dertli bir başın var
Kalınmazdı gönlüm bu aşkın elif-basında
Kül olan kalmaz ki aşkın elif basında
Savrulmalıyım estikçe rüzğarlar
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Es İstanbula medine rüzğarı
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Gül gönlüm aşkın elif-Basında
Aşkın Elif Ba’sında
Adı dilinde
Yolu gözünde
Güneş özünde
Bu aşkın elif-ba’sında kalınmaz gönlüm
Gül oldum bu aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğittir tırmanıyor gönlüm aşkın zirvesine
Has bahçede güller gülü...
Diriliş yazılmış sana gönlüm
Aşkın elif-ba’sında
Mürşidi Yunus olan kalmaz ki aşkın elif basında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Göze yaş
Dile zikir yazılır
Aşkın elif-ba’sında
Gül gönlüm aşkın elif-Basında
Aşkın zirvesine ak gönlüm
Aşkın elif-basından
Aşk harfleri bir merdiven son basamakta gözüm
Kul oldum bu aşkın elif-ba’sında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Aşkın Elif Ba’sında
Hoş eder gülün aşkı
Hoş eder bu gül aşk
Sarhoş eder bu gül aşk
Yetim bu aşk her asırda
Bu aşkın elif-ba’sında kalma gönlüm
Aklı başında olan kalmaz aşkın elif basında
Kül oldum bu aşkın elif-ba’sında
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Aşkın Elif Ba’sında
Kalınmaz ki yetim gönlüm
Veysel gönlüm
Bu aşkın elif-basında
Güneşe yönüm...
Bal oldum bu aşkın elif-ba’sında
Dev oldum artık dağ sofralarda...
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğitti tırmanıyor gönlüm aşkın zirvesine
Aşkın zirvesine akıyor gönlüm
Aşkın elif-basından
Gülü bilen kalmaz ki aşkın elif basında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Güneşe yönüm
Ey gönlüm
Kalınmaz ki aşkın elif-basında
Sen yine deniz sevdasındasın
Aşkın elif-ba’sında
Sel oldum bu aşkın elif-ba’sında
Aşkın zirvesinde gözün gönlüm
Neden hala aşkın Elif Ba’sındasın
Derdini çek bu aşkın
Taşlı yolunda aşkın
Yan aşkın elif-ba’sında
Titre uyan bülbül gönlüm
Aşkın elif-ba’sında
Yanmalı kul olmalı bu gül aşkta
Küs bana toprak kalırsam bu aşkın elif-ba’sında
Es İstanbula medine rüzğarı
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Güneşe yönüm
Aşkın Elif Ba’sında
Bir güzele aşıksın yemenli gönlüm
Güle aşıksın gönlüm
Sevgisi değer iki cihana...
Kalınmaz ki gönlüm aşkın Elif-basında
Gül olan kalmaz aşkın elif basında
Ağlayın bana gökler kalırsam bu aşkın elif-ba’sında
Es İstanbula medine rüzğarı
Es İstanbula medine rüzğarı
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Bu aşkın elif-basında
Ballar balı tattı
Bülbül gibi
Dertli bir başın var
Kalınmazdı gönlüm bu aşkın elif-basında
Kül olan kalmaz ki aşkın elif basında
Savrulmalıyım estikçe rüzğarlar
Es İstanbula medine rüzğarı
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Gül gönlüm aşkın elif-Basında
Aşkın Elif Ba’sında
Adı dilinde
Yolu gözünde
Güneş özünde
Bu aşkın elif-ba’sında kalınmaz gönlüm
Gül oldum bu aşkın elif-ba’sında
Bir yiğittir tırmanıyor gönlüm aşkın zirvesine
Has bahçede güller gülü...
Diriliş yazılmış sana gönlüm
Aşkın elif-ba’sında
Mürşidi Yunus olan kalmaz ki aşkın elif basında
Es İstanbula medine rüzğarı
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Göze yaş
Dile zikir yazılır
Aşkın elif-ba’sında
Gül gönlüm aşkın elif-Basında
Aşkın zirvesine ak gönlüm
Aşkın elif-basından
Kul oldum bu aşkın elif-ba’sında
Es İstanbula medine rüzğarı
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Aşkın Elif Ba’sında
Hoş eder gülün aşkı
Hoş eder bu gül aşk
Sarhoş eder bu gül aşk
Yetim bu aşk her asırda
Bu aşkın elif-ba’sında kalma gönlüm
Aklı başında olan kalmaz aşkın elif basında
Kül oldum bu aşkın elif-ba’sında
Es İstanbula medine rüzğarı
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğittir tırmanır gönlüm aşkın zirvesine
Güneşe yönüm
Aşkın Elif Ba’sında
Kalınmaz ki yetim gönlüm
Veysel gönlüm
Bu aşkın elif-basında
Güneşe yönüm...
Bal oldum bu aşkın elif-ba’sında
Es İstanbula medine rüzğarı
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir yiğitti tırmanıyor gönlüm aşkın zirvesine
Aşkın zirvesine akıyor gönlüm
Aşkın elif-basından
Gülü bilen kalmaz ki aşkın elif basında
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Es İstanbula medine rüzğarı
Ne bahtsızım ben bir bilsen
Ne gör ne sor beni
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Gizlesem de kendimi
Ateşlerdeyim hep
Bende
Ateş kor kor
Yıllara düştü
Yusufu ararken Zeliham
Kuyudan derin kollara düştü
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Es İstanbula medine rüzğarı
Herkesin var bir leylası
Leylam için ağlar özüm
Bir ah çekti Ferhat
Ferhat’ın ahı ne ki
Benim ahım
Dillere düştü
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Bir bahtsızım
Aşka ben de adım attım
Bende
Leyla arayan
Mecnun
Çöllere düştü...
Es İstanbula medine rüzğarı
Yangın var içimde
Sevgi gül gül bende
Seherde bülbül bende
Küllere düştü
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Kan var içimde
Şehit gömleği giymiş evlatları
Ana yürekleri yüreğimde
Ümit karanfil çiçeğimdir
Yıllarca
Sellere düştü.
Es İstanbula medine rüzğarı
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Dağ gibi gam var içimde
Tek o sevgiyle mutlu gönlüm
Bu asrın çöllerinde
Develeri önünde
Veysel gönlüm
Çok şükür
İz iz
Güllere düştü
Es İstanbula medine rüzğarı
Es İstanbula medine rüzğarı
Zaman gönle çöl
Nasıl büyüsün bu çiçek gönül
Zaman gönle çöl
Gözlerim olsun göl
Es İstanbula medine rüzğarı
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Kardeş
Zaman gönle çöl
Gözlerim oldu göl...
Ve
Yaradır gönlümde şu kardeş kavgası...
Görsem aramızda aşk yarışı
Es İstanbula medine rüzğarı
ve
Es İstanbula medine rüzğarı
Gül oldum
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Medine güneş çürümem artık...
Gül oldum artık gül sofralarında
Aşkın Elif Ba’sında kalmaz gönlüm
Aşk harfleri merdiven son basamakta gözlerim
Aşkın Elif Ba’sında kalmaz gönlüm
Dünya gurbetim bitti medine toprağında...
Gül oldum artık gül sofralarında
Medine açlığıma dağ kadar sofra...
Üşümem artık güneşindeyim Medine
Kirlenmem artık derelerinde yıkanır gözlerim
Ellerim ayaklarım
Yatağım kirlenmez artık midem kirlenmez
Karga sesi şişelerin sesi bana
Medine yıkar beni artık medine ana...
Göz yaşların öpüyordu toprağını Medinenin
Yağmurlardan hızlı koşuyordu göz yaşlarım
O ana elleri öpmeye bayramdır...
Gurbetten yana şiirler geçerdi aklımdan
Gözlerimdeki hüzün bundandır...
Yıllar yılı kurumuş dereler gibiydim..çöldü toprağım ey Medine
Artık ayrılık yok dağları dağlara bağlar Medine
Benim için ana gibi ağlar Medine
Artık sarı çiçeklerle tanış olduk...
Artık dağ oldum çakıl taşı kada da olsa göğsüm
Medinenin sokaklarında bir zamanlar dağ adamlar dolaşırdı
Onlar güldürmüştü Medinenin yüzünü...
Ve koca ortadoğunun yüzü gülmüştü
Gülüşleri güldü onlar gül gül gülmüştü
Hani şimdi onlar
Ey İstanbul hani şimdi ulubatlı hasanlar
Eyup sultanlar bir kere gelirdi dünyaya
Onların mezarını gömelim yıldızlara aya...
Utanırsın İstanbul eski fotoğraflara baksan
Ey düşe kalka büyüyen gönlüm
Artık yaprak gibi büyür gönlüm
Aşkım yiğitliğim Hamazalığım yürür uhudlara
Dağ olan hamzalara koşar ellerim güllerim
Bedirlerde de savaşacağım
Hendek hendek gömeceğim cahilliğimi artık
Ey düşe kalka büyüyen gönlüm Medinedesin
Artık bir dere kurursa bir çölde
Ben de çöl olurum
Dereler gönüller sarı çiçekleri dünyamın
Kardeşidir gönlümün şu aç-susuz-çıplak dilenci gönül
Yalvarmalıyım aç susuz dolaşan dilenci gönül için tanrıya
Ben ağlamayı sevmem duaya inanırım çünkü
Artık dualarım besli güvercinler gibi Medine toprağındayım
Yeşil kubbenin o çınarın gölgesindeyim dağ oldum artık
Tertemiz bastım temiz niyetle Medine toprağına
Koştum temiz bir koşuydu bu yeşil kubbeye
Artık yeşil bir koşuydu koşularım
Sarı çiçeklerdi komşularım o güldü
Yeşil kubbe yeşilliğin diriliğin anası
Yeşil kubbe yeşil gönlün aynası
Artık biter yeşilliğin yası
Kör olur bana artık eylüller
Kurutan eylül öldüren eylül
Ey İstanbul bir fetih istiyorum yeniden
Ey Medine o yeniden gelsin
İki gül
Toz yakışmaz size
Kötülük gelsin dize
Ey İstanbul bir fetih bekliyorum yeniden
Artık anladım ululuğunu yıldız olduğunu ey Medine
Aydır Mekke
Ve
O gök yüzüne bir İstanbul ekle
Konya gel acele etme az bekle...
İçimde artık beyaz at
at murat
Rüyaydı gördüğüm
Güzelleşti bana kainat...
Medine toprağınd...
İstanbul vardı aynı ağacın yaprağında
Unuttum karga günleri
Akbaba düğünleri...
Ölümden kaçıyorum ölümsüzlüğe artık
Yeşil kubbenin yeşilliğinde
Göklerden yıldız düşmüş Medine toprağına
Üşüyen eller sevinmiş
Sıcak güneşler düşmüş
Medine toprağına bastı ayaklarım
Evren doldu komşularımla kardeşlerimle
Barıştım artık evrenle
Kucaklaştık evrenle
Bayramdı o an
Seni bulmak aşk ve yeşillik dirilik
Seni bulmak birlik
Kardeşlik getirdi dünyama
Yunus tanıdım sarı çiçekti
Tanıdım anladım bütün devranı
Bir gül nebi tanıdım
Gül tanıdım anladım evreni
Dil tanıdım anladım evreni
Evren dil Yaradıcısını anlatan
Gül olmuştu toprak o nebide
Sarı çiçek olmuştu toprak yunusta
Gidin kirli şehirler gidin
Ben Medinedeyim
Ben İstanbuldayım
Ben konyada
Aşk nerede ben orada
Gönlüm orada
Yabancıyım her kirli sokakta
Her kirli yatakta
Çamurda batakta aramayın beni artık hacıyım ben
Kirli niyetlilere acıyım ben...
Benim aşkım belki bir dağ
Ben aşkın elif basındayım ya hz Eyüp sen...
senin aşkın evreni avucunda taşır...
Aşkın paşa aşk senin
Senden uzaklık bana anneden uzaklık bir derin dünya gurbeti
Bu derin dünya gurbeti
İçsem elinden şerbeti
Aşk şerbettir bana
Paşadır gönlüme
Beyazlığa çağıran o sılaya çağıran ellerin camilerin var...
Kahredici uzak kalmak senden medine
Yıllar yılı yetimindim Medine uzaklardaydım uçurumlarda
Üstüme gelmeseydin böyle zehirlerle yalanlarla taşlamazdım
Şeytanları taşlayan ellerim var benim
Halime anayı süt diye saran kollarım var benim
İsmailliğim var Zemzem olana çöllerdeyim susuz dünya gurbetim
Halime anasın bu paşa aşka bu sevgiye Medinem
Zemzemsin ismailliğime kurbanlığıma Mekkem
Şeytanı tanı diye yaratıldım gönlüm senin için
Dilinden artık düşmez çiçek kelimeler
Zikretmek için yaratılmışsın gönlüm yaradanı
Kalemdir Medine kalemdir Mekke ele dile kelimeler yazar artık
Başımda ki bu efkar çiçek
Emeklemesi gönlümün çiçek
Zemzem için çünkü
Şu ismail gönlümün haceri Medinem
Kurbanlıktı adanmışlıktı hicret eden Medinem...
Güldü hicret eden gül nebiydi Mutluydun Medinem
Gözümün önünden geçti tarih sahneleri
Ben Osmanlıya aşığım İstanbulu demir yoluyla bağlamış Medineye
Bu Osmanlının hicreti sana
Gönülden gönüle yol vardır ve çiçekten çiçeğe
Bir sanadır hicreti artık gül gönlümün
Artık yeşil kubbede çiçekler buluyorum
Meyveli dalları ağacımın
Yağmur dualarına çıktım yıllar yılı
Susuz ağaçlar gibiydim yıllar yılı
Çiçekler açıyorum artık bahar bulmuş bir iğde ağacıyım
Köklerim zemzemde o iğde ağacının
İsmailin ayakları temiz yatağım temiz midemde haram yok artık dilimde yalan yok.elimde taş yok gül var...
Gül edinmişim artık...çocuklarım var bekarlık geride kaldı
Evimin penceresinde beni bekleyen bir kadın yüz var
Baharın adı üremek üreme zamanı kadınların
Toprak kadın kadın kadın toprak ana kadın ana artık
Alnımda secde izleri çiçek üreticisiyim..
Es İstanbula ve alnıma medine rüzğarı
Ben de İstanbulum Konyayım güle hazır aşka hazırım...
Doğum yapmış anne gibi çiçeğine gülümsüyor alnım
Topkak da çiçeğine anne gibi gülümser.
En temiz yatan beşikleridir çiçeklerin
Midemi temizle Es İstanbula Medine rüzğarısın sen ey aşk
Anne uykuları gibi yaz yağmurları gibi artık uyularım
Teheccüdler kılınmalı İsmaillere zemzemdir alnım İsmaildir...
Es medine rüzğarı medine toprağını öpüyor alnım
Çiçekler açıyor alnım benim alnım açık...
Bir bahçeye benziyor aşık bahçeye bahar bahçesi aşık...
Baharda o bahçe açık ve kacık
Toprağın kalbidir iyi niyetidir çiçekteki renk...
Es İstanbula medine rüzğarı ve alnıma alnım bahçe...
Tasasız günler yaşıyorm çiçeklere koşuyorum medine toprağındayım
Medine ağacındayım gülündeyim yaprağındayım
Uzaklarda olmam artık Uzaklarda olamam artık sendeyim
Dünya gurbetinden firarım gerçekleşti artık
Tevbeler etmiştim gusul almıştım sana gelmek için kurtulmuştum papuçlarımdan taki hızımı kesmesin o papuçlar...
Ezanlar yıkamıştı kulaklarımı ezanlar nur
Nur Medinenin nur rüzğarı es alnıma medinenin rüzğarı
Ben japon türküleri de bilirim hint türküleri de
Gül bahçesine girsen gül seçerim ben
Tek toprağın gül
Tek nehrin temiz...Ganj çıkaramaz kirimi
Gül ateşinde yaktım kirimi...
Kül etim kirimi..
Es İstanbula Medine rüzğarı...ve alnıma ve ellerime çiçek açsınlar
Aynalar yalan bilseydi beni ağlatmasaydı
Beyaz saçlarımı gözüme gözüme soktu aynalar
Aynadır bana medine sende şu mezarlar
Yolcuyum ben de bir mezara...sarı çiçekler açar ve solar
Es İstanbula medine rüzğarı Mezarım bir istanul olsun
Güllerden gül seçmişim ben sende karar kılmışım ben
Allah bilsin yeter
Kimin var cenneti ve cehennemi...
Ben sizden değilim bayım
Gül sevgisi gül bende...
Ben gülle dirilirim gül tutun mezarıma
Gül sürün yakup gönlün gözlerine
Sur üfürmese de olur İsrail
Es İstanbula medine rüzğarı ve mezarıma...uyumasın
Kanımla yazdım "Allah "yazısını ben
Kanımla resmettim gülü toprağa...
Cansın kanımsın es İstanbula medine rüzğarı artık
Eylül devridir devrim
Taş devridir devrim
Kömür devridir kir devridir.
Şefkatsizlik modalı...
Yalvarırım es İstanbula ve kirlenmesin ellerime medine rüzğarı
Değirmene giren unlanır
Kömür karası bulaşmasın bakışlarıma...
Aşımdaki haramın kalbi kiri girmesin kalbime...
Su gibidir deredir gönlüm akmış maviliğine denizine
Dereler gibi girdim toprağına Medinem
Maviliğine mavilendim artık
Es İstanbula medine rüzğarı
Cennetten hediyesin bize medinem
Cennet insanları dolaştı sokaklarında
Temizdi sarhoşlardan hırsızlıklardan sokakların
Cennettin bir tarihde
Gül tarihde...
Gül devrinde temizdi sokakların
Gül devri taş devri kömür devri kirli devirler yaşandı sokaklarında toprağında çiçeksiz sokaklarında
Hamdi oruç
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.