0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
117
Okunma
engelli maaşını sormuştu cafer usta.
ihtiyaçlarımı karşılamıyor demişti cafer ustaya.
biraz sonra ayşe gelip aralarına katıldı.
konu dönüp dolaşıp ülke sorunlarına geldi.
tokinin evleri herkesin hayalini süslüyordu insanların ev sahibi olma ihtiyacına binaen.
cafer usta altyapı yatırımları yetersiz diyordu şehirleşmenin önemine değinirken.
bu ülkenin ne önemde olduğunu biliyordu dünya siyaseti.
estetiğin zenginlikle geldiğinide.
masadan kalkıp uzaklaştı oradan.
doğru dürüst bir hayatı yoktu aslında.
insanlara imrenirdi kendi hayatına bakıp.
lise üniversite derken tehlikeli görülmüştü hayatı.
talip bey adamın kralı diyordu ne kadar zavallı olduğunu bilmesine rağmen.
kadınlar konusundada şanssızlığı vardı maddi imkansızlık nedeniyle.
asgari ücret yeterli değildi geçinmek için.
halkın sözcüsü yoktu bu noktada bunlardan sözedenler yolsuzluğa bulaştığından.
şiirleri bestelenip geniş kitlelere ulaşmıştı.
buna rağmen bir hamal gibi yaşıyordu hayatı.
ilahi kadere rıza göstermek kanaat olarak bilinir.
ancak işkence altındaydı iradesiyle.
kimsenin müridi olmayı seçmemiş olduğundan yalnızlığını yaşıyordu yoksunlukların.
sisteme karşı çıkmak değildi tek hatası.
kuşkuya yer bırakmayacak şekilde kontrol altındaydı hayatı.
fikirleri alınırdı yönetim tarafından.
bunun ne yanlışlığı var demek imkan dahilinde elinde olmayışı bilinmiyorsa eğer.
başka türlü düşünüyor toplum geri kalmışlık içinde.
devlet savunma sanayiine önem veriyor gelişmişliği güçte görmesi nedeniyle.
az gelilmişlik asyanın yazgısıydı sanayileşmek mümkün olmadığından.
bu ülkeler kültüre uzakmıydı sanıldığı gibi.
her milletin sineması vardı dünyaya açılma niyetiyle çekilmiş filmlerle.
empeyalizmin pazarına dönüşürken bu ülkeler.
türkiyenin aynı yazgıda olması bir anlam katmıyor atatürkün varlığına.
mehter marşına sırtını dönenlermi çağdaşlığı temsil edenler.
toplumda refahı reddetmek için nasıl bir ruh hali gerekir.
bunlar her yerde görülen anadolu insanı.
belki bu nedenle genelleme yapmak güçleşiyor direniş için.
siyaset bir şans tanımalı halka.
resmi bayramlardan ibaret sanılıyorsa çağdaşlık.
bunları herkes düşünüyor ama bir çözümü yok yoksulluk ve sefaletin.
anadoluyu tanırmısın diyordu şarkıda fikret kızılok.
yazarken bunları düşünürdü daima şimdi olduğu gibi.
halka sorulsun demişti sorgulama esnasında.
bir film sahnesi gibi aklından çıkmıyordu yaşadıkları.
sanatın üstünde bir otorite görmemesi bir yanlışlıkmıydı acaba.
bunun için çalışmak herkesi ilgilendiriyorsa.
çocuk yaşta başlamış sanat hayatı.
taki haksızlıklar yaşayana dek.
şimdi sokaklarda arıyordu özlediği ülkeyi.
özel bir çabası yoktu düşünmek herkesin merakla takip ettiği.
kişiliğide hakarete uğrayınca kin beslemeye başladı egemenlere.
sigara alacak kadar maddi geliri yoktu insanların bildiği.
yeşilçamdan umut kesmişti toplum yasak ve baskılardan sonra.
bireysel çabaların ürünüydü çekilen filmler.
bu boşluğu nasıl dolduracak beklentiler kuruluşların desteği olmadığı sürece.
hep sinema müzik ve şehirleşme zihnini meşgül eden.
ekonomide paranın bir değeri yoktu halkın dolara talebi nedeniyle.
karşılıksızmı basılıyordu paralar piyasada işlem görmesi mümkün görülmüyorsa liranın.
insanlar bireyselleşiyor mahalle kültürünün yok olması nedeniyle.
çok şey demek halk kültürü bir toplum için.
okullardaki eğitim bir ülke yaratmak hayalinden uzaksa.
bunlar herkesi ilgilendiren konular ne kadar umursamaz olsada toplum.
ezberlenmiş şiirlerle güne başlıyordu ülke.
hatırı sayılır bir gelişme vardı toplumda.
bu nedenle hedefindeydi emperyalistlerin ülke.
kaybedecek bir şeyi yoktu diğer insanlar gibi.
sabretmek gerekiyor bahara kadar.
insanlara güvenmek.
direniş demekti karşı çıkma iradesi göstermek
bu zülüm çağında kimler döşemiş taşları
ruhsuz dünyanın ruhu için hürriyete mani sömürünün dünya hakimiyeti.
bütün kapıların kilitli olduğu bir konakta imtihanıydı iradesi.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.