Hey yazar arkadaş,
Bu kadar iyilik yeter!
Biraz da bize yer ver...
Anladık kötüyüz.
Ama olmaz öyküler kötüsüz.
Bizim de var yüreğimiz.
Bazen biz de değişiriz.
Birinci Bölüm: Ceylin Bir ilkokul öğrencisiydi.
Ama küçücük kalbine sığdırdığı iki büyük ideali vardı.
Hem doktor olacaktı,
Hem de iyi insan.
Bir film izlerken gördüğü olay şaşırtmıştı onu.
Bir kötü insan kazaya uğramıştı.
Bırakılsa belki de yaşamayacaktı.
Oradaki bir iyi insandı ki kötü insandan hep zarar görmüştü, ona yardım ediyordu.
Ceylin:
“Babacığım, neden ona yardım ediyor?” diye sordu
babası Oktay Bey’e.
“O kötü bir insan. Herkese kötülük etti.” Oktay Bey
sevgi dolu gözlerle baktı Ceylin’e, yanaklarını okşadı.
“Bak kızım” dedi,
“Evet, o kötü bir insan. Ama diğeri de iyi bir insan. O kötü insan bu iyiliği hak etmiyor ama eğer o iyi insan ona yardım etmezse o da bir kötü insan gibi olur.” “Nasıl yani?” dedi Ceylin.
“O da mı kötü insan olur?” “Tabi ki!” dedi Oktay Bey.
“İyi insanla kötü insan arasındaki fark budur.” Sonra devam etti:
“Ayrıca kötülerin de yaşamaya hakkı vardır!” “Ama yaşarsa yine kötülük yapmaz mı?” diye sordu Ceylin.
“Tabi ki yapabilir!” dedi Oktay Bey.
“Ama belki de yapmaz. Bu iyilikten dolayı yaptıklarından utanır ve artık iyi bir insan olmaya karar verir.” Ceylin’in gözleri sevinçle parladı…
“Babacığım, ben insanlara hep iyilik yapacağım” dedi.
“Onlar kötü bile olsa. Belki böylece onlar da iyi insan olur.” Oktay Bey yine yanaklarını okşadı Ceylin’in ve
“İnşallah!” dedi.
“Babacığım, biliyor musun” dedi Ceylin,
“Hep istiyorum ki, Eşref Ağa da iyi bir insan olsun.” Eşref Ağa…
Mahallenin başının belasıydı.
Hiç yüzünün güldüğünü gören olmamıştı.
Çok parası olduğu söyleniyordu.
Ama bankalara güvenmezdi.
Paralarını nerede sakladığını yalnızca kendi biliyordu.
Kimsesi de yoktu, yalnız yaşıyordu.
Kim bilir…
Belki de…
Hiç kimseden
sevgi görmediği içindi bu sertliği.
İnsaf, merhamet kelimelerinin anlamlarını bilmezdi.
Mahalle bir
gecekondu mahallesiydi ve sakinleri kıt kanaat geçiniyorlardı.
Hepsi de baraka gibi evlerde kirada oturuyorlardı.
Eşref ağa bu evlerin hepsini satın almıştı.
Şimdi evlerin boşaltılmasını istiyordu.
Mahalleli direnmeye çalışıyordu ama nereye kadar direnebileceklerdi!
Ceylin yaşının insanı değildi.
İleride doktor olmayı kafasına koyduğu için TV’de özellikle sağlık programlarını izlerdi.
Bir defasında kalbi durmuş olan bir insana nasıl kalp masajı yapılacağı anlatılmıştı.
Programı tüm dikkatini vererek izlemişti…
Zaman
zaman hayalinde kalbi durmuş bir insana kalp masajı yapardı.
Bu insan kötü bir insan bile olsa, onu hayata döndürmek için tüm çabasını gösterirdi.
Evet…
İdeali olan iki meslek de onu bekliyordu.
Doktorluk ve iyi insan…
Ama iyi insanlık da bir meslek midir, tam emin değildi.
“Meslek olsun ya da olmasın,” dedi kendi kendine,
“Ben yine de iyi bir insan olacağım…” Ama
annesi de
babası da onu bir konuda tembihlemişlerdi.
Geleceğe ilişkin emellerinde hep “inşallah!” derse
Allah da yardım edermiş.
(sürecek)
Kadir Tozlu 27.04.2026