0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
195
Okunma

ART KÜLTÜR
Yıllar öncesinden başlayan bir süreçte gelinen son nokta…
Yıllar evvel, merkezi Almanya’da bulunan “BAKIŞ” dergisinde çeşitli alanlarda yazdığım yazılar, ardından “REFERANS” dergisinde devam etti. Buradaki amaç, gurbette yaşayan vatandaşlarımıza bir nebze olsun kültürel katkıda bulunmak ve hangi kültürün içinden çıkıp da gurbette gelecek arayışı içinde olduklarını hatırlatmaktı.
Ne var ki “REFERANS” dergisi, ortaklığa dayalı bir basın kuruluşu olmasından ötürü ortaklar anlaşamadı ve ayrıldı. Bunun üzerine, derginin ortaklarından dostum olan Doç. Dr. Orhan Aras Bey, yeni ve tamamen kültürel içerikli bir dergi kurmayı düşündüğünü ve benim de öykü, şiir, kültürel yazılar yazıp yazamayacağımı sordu.
Sevgili dostumun bu teklifinden ziyade, bir kültür elçiliği yapmış olması beni, hiç düşünmeden “evet” dememe vesile olmuştu.
Derginin kuruluş aşaması biraz sancılı geçtiği için yayın hayatına başlamakta gecikilmişti. Tam o sırada merhum Prof. Dr. İbrahim Ethem Bey, beni arayarak “AYDINLIK” gazetesinde yayımlanmak üzere benden öykü ve şiir talebinde bulundu. Merhum Ethem Bey, “MERMERLERE GÖTÜRÜLEN ÇİÇEKLER” adlı öykümü “AYDINLIK” gazetesinde köşesine taşıdıktan sonra ikinci bir öykümü istemişti. Merhuma ikinci öykümü dosya hâlinde gönderdikten birkaç gün sonra Hakk’ın rahmetine kavuştu.
Nihayet dostum Dr. Orhan Aras, dergiyi kurduğu haberini verdi ve benden kültürel bir yazı göndermemi istedi. Göndereceğim bu yazı, aynı zamanda hem Türkçe hem de Almanca yayımlanacaktı. Hangi konu üzerine yazacağımı düşündükten sonra, Anadolu Türkiye’sinde; özellikle de Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’da kültürümüzün temel öğelerinden biri olan “kirvelik ve sünnet”i işleyerek yazımı gönderdim.
Ve bu sabah, saat dokuz civarında telefonum çaldı. Uyanarak telefonu açtım. “Efkan Bey, günaydın. Aynı sokaktan geçmiş olmamıza rağmen beni görmezden gelip yaşamın güzelliklerini pas geçtin!” dedi. Önce sesini ve kim olduğunu, uyku sersemliğiyle anlayamamıştım. Sonra “Ben Orhan.” deyince tereddüt etmeden “Sen Ankara’dasın.” dedim ve kendisiyle buluşmak üzere evden çıktım.
Sonunda o muhteşem dergiyi ve bir de beşinci kitabı “PORTRELER VE KİTAPLAR” adlı eserini imzalayarak takdim etti. Yüreği güzel dostum, sevgili eşi ve dünyalar tatlısı kızıyla Ankara’da güzel bir gün geçirdik.
Şimdi o “ART KÜLTÜR” adlı dergiyi ve Almanca yazılmış o kültürel yazıyı siz sevgili dostlarımla paylaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Derginin ilk sayısı ve ilk yazımla, bu kültürel elçilik yolunda sevgili dostumun yanında olacağım.
Hayırlı olsun “ART KÜLTÜR”. Yolun açık, okuyucun bol olsun.
İyi ki varsın sevgili Dr. Orhan Aras.
Efkan ÖTGÜN
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.