1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
166
Okunma
Su, ateş, toprak ve hava...Anasır-ı erbaa
Gökyüzü toprağa sarılır, denizde kaybolur... Bazen yağmur, bazen kar, bazen rüzgâr olur; yel olur, fırtına kopar. Bulut olur yağar; dere olur, ırmak olur, sel olur... Denize damlar, çoğaldıkça artar ve en nihayet okyanusta sır olur.
Bir akım gerekir önce; gerilim artar, alev olur görünür. Sonra görünmez olur; yakar nar olur, yanar kul olur, savrulur küle döner... Ve sonra küllerinden yeniden doğar, nur olur.
Gökyüzü herkese karşı sorumlu ve sabır doludur; tüm semavat onun emri altındadır. Güneşle iş birliği yapar kimi zaman; bazen ısıtır, bazen kurutur, kimi zaman da karartıp yakar. Nefis ile anlaşır, nefesi keser; birden artırır, aniden azaltır, hızlandırır. Kalp ile bağ kurar, sıcaklığıyla dünyayı bunaltır.
Gökyüzü buluta sarılır, dostluk kurar; hâldaş olur. Sırrı ifşa olmasın diye fısıldar; yağmur olur, toprağa fırsat sunar. Gökyüzü; göğe de, arza da, yere de tek hâkim olandır. Yıldızlar bile altın oranla, adaletle dağıtılmış bir dengededir. Ne bir sapma vardır bu düzende, ne de bir duraksama... Tüm evren birbirine aşk ile bakar; deniz susar, toprak karar kılar da sarar...
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.