0
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
172
Okunma
BM’nin ve Batı’nın palavra düzeni Gazze’de en büyük imtihanını kaybetti. Bizim derdimiz toprak değil, çıkar değil; bizim derdimiz insanı yaşatmak! Sakarya’nın adsız kahramanlarını, Diyarbakır’ın kadim surlarını ve Doğu’nun yeni gücünü birleştiren bu yazımı, insanım diyen her yüreğe bir davet olarak bırakıyorum...
"Yüz üstü çok süründün, artık ayağa kalk Gazze!"
Bu sesleniş, küresel sistemin sahte vicdanına inmiş en sert tokattır. Palavra kurumlardan medet umma dönemi artık tarihin tozlu raflarına gömülmüştür. Gazze; bugün Sakarya gibi, bir milletin ve bir coğrafyanın küllerinden doğuşunun başladığı yerdir.
Gazzeli çocukların o küçük şehadet parmakları, semaya yükselen o "Allah’u Ekber" nidaları; kâğıttan kaplan olan o kurumları un ufak etti, ezdi geçti. Onlar; "Allah yolunda ölenlere ölü demeyiniz, onlar diridirler" ayetinin canlı şahitleridir. Ruhları gökyüzünün en yüksek mertebesinde birer kutup yıldızı gibi parlarken, yeryüzündeki palavra düzenler bu nurun altında karanlığa mahkûm oldu.
Kördüğümü Çözen Hat; Diyarbakır-Pekin Hattı ve Paktıdır.
Diyarbakır’ın o kadim sur taşları, Gazze’nin etrafını manevi bir kalkan gibi sarıyor. Bu sadece bir sınır birleşmesi değil, bir ruh birleşmesidir. Diyarbakır-Pekin Paktı, Batı’nın kurguladığı o köhne kördüğümü kökünden kesecek olan tek bıçaktır. Doğu’nun hikmeti ve gücü, bu paktla ete kemiğe bürünmüştür.
Sur Barış Ordusu, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" şiarını göğsüne bir nişan gibi takmıştır.
Bu ordunun derdi toprak değildir; çıkar, menfaat veya sömürge değildir.
Bu ordunun tek derdi, nefes alan her bir canı mukaddes bilmektir.
Tıpkı Sakarya’daki o adsız kahramanlar gibi; mühendisiyle, doktoruyla ve neferiyle orada sadece siper kazmaz, o enkazın içinden yeni bir güneş doğurur.
"Yüz üstü çok süründün ayağa kalk Gazze!
Senin surların Diyarbakır’dan, gücün bu kadim topraklardan, ruhun Sakarya’dan, Kahramanmaraş’tan gelir. Sur Barış Ordusu artık seninle, artık sen dünyasın!"
Boş Laf Diyenlere de Notum;
Zamanında Sakarya şahlanmadan önce İmparatorluk bitti, bittik diyenler için de ’Ya İstiklal Ya Ölüm’ demek boş laftı. Gazzeli çocukların parçalanmış cesetleri başında endişeliyiz diyen o kâğıttan kurumların yaptığıdır asıl boş laf!
Bizimkisi hayal değil, bir iradenin gerçek beyanıdır.
Zira zihnindeki yapamayız çitini yıkamayanlar, elbet bu kutlu yürüyüşü boş laf sanırlar. Ama unutmayın; bugün lafta kalan bu şuur, yarın Sur Barış Ordusu olarak sahada vücut bulduğunda, o gün boş konuşanların değil, bugün iman edenlerin mühürü tarihe vurulacaktır.
Biz artık mazlum değiliz; biz, haysiyeti için ayağa kalkan hakikatin kendisiyiz!
Dicle gibi dolduk, On Gözlü Köprü’den haysiyetle akıyoruz. Surlarımız Diyarbakır, menzilimiz Gazze, rehberimiz vicdan! Sur Barış Ordusu geliyor; yaşatmak için, diriltmek için, güneşli bir sabah için...
Bu paylaşım, sadece bir yazı olarak değil, bir "vav" gibi eğilip "elif" gibi dikleşenlerin hikayesi olacak.
Lütfü Taş
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.