1
Yorum
14
Beğeni
0,0
Puan
196
Okunma

bir baktım
sabah olmuş,herkes ortalıktan kaybolmuş.
annem de pazara çıkıyormuş,
dedim: "anne, nereye bu saatte?
rüyanda mı gördün pazarı sen de?"
dedi: "hemen geliyorum ben,
istersen çayın altını aç sen.
bir şeyler alıp geleceğim bizim sebzeciden,
var mı senin istediğin
bir şey pazarın içinden?"
"anne," dedim... "bana biraz mutluluk al;
var mı ki pazarda satan,
(üstünde fiyat etiketi olmayan)?"
sen işine bak," dedi annem,
bak, sonra gideceğin yere geç kalacaksın.
hem sen mutluluğu ne yapacaksın?"
diyemedim ki...!
kimse sevmedi beni yürekten
işte o yüzden..
annem dedi: "ne konuşuyorsun
kendi kendine sen?"
öylesine işte anne," dedim, "hadi sen git,
ben de çıkıyorum hemen."
bir baktım saat on olmuş,
telefon kapanmış, şarjı bitmiş.
hemen attım kendimi sokağa,
atmamla koşmam bir oldu sokakta.
tam köşeye yaklaştım derken...
arabanın biri geldi, durdu yanımda.
dedim: "ne oluyor, siz kimsiniz?"
dediler: "biz polisiz, gel bakalım; sen böyle
niye koşuyorsun öyle?"
bir baktım... omuzda yıldız, elde telsiz;
anladım ki karşımdakiler polis.
amirim," dedim...
söz verdim, ayıp oldu, geç kaldım;
o yüzden böyle koşuyordum."
dedi: "Verir misin kimliğini?"
tabii amirim," dedim, "buyurun."
sonra merkezle konuştular,
kimliğimi uzattılar, "gidebilirsin," dediler.
"teşekkür ederim amirim," dedim,
yola kaldığım yerden tekrar devam ettim.
sonunda varacağım yere vardım
ortama önce bir baktım...
baktım ki çaylar havalarda uçuşuyor,
biri gidiyor, diğeri geliyor; dedim "ne oluyor?
"yoksa burada parti mi oluyor?"
sonra vardım yanlarına oturdum.
dediler: "neredesin?"
dedim: "ancak geldim, yol uzundu, yoruldum."
dediler: "evde bir şey yedin mi?"
dedim: "yok, bana hemen bir simit söyleyin."
dediler: "bizde para yok..."
dedim: "bunların parasını kim ödeyecek?"
dediler: "Biz de seni bekliyorduk zaten."
dedim: "tamam, ben öderim hepsini,
kafanıza takmayın böyle şeyleri."
keşke demeseydim öyle..
bir baktım cüzdan yok!
dediler: "ne oluyor?" dedim: "cüzdan yok..."
dediler: "nasıl yok?"
dedim: "herhalde koşarken düşürdüm."
dediler: "ne yapacağız?"
dedim: "neyi ne yapacağız?
ben daha simit yemedim!
çağırın garsonu, sorun ne kadar hesap."
bir baktım garson geldi.
abi," dedi, "bir sorun mu var?"
’yok da," dedim, birazdan olacak...
ne kadar bu masanın borcu?"
dedi: "nakit mi, kredi kartı mı?"
dedim: "ne nakit ne kredi kartı...
İş yeri sahibi burada mı?"
onur altınok