2
Yorum
18
Beğeni
4,5
Puan
312
Okunma
O yol senin.
Adı hizmettir.
Kimine göre taşımacılık denir, kimine göre ekmek kavgası, kimine göre de sabırla yoğrulmuş bir ömür. Ama adını en doğru koyan, o yola her gün gönlünü koyandır.
Kolay değildir. Sabahın karanlığında uyanıp akşamın karanlığında işi bitirmek. Şehrin daha uyanmadığı saatlerde yola düşmek, bazıları yeni uykuya dalarken direksiyon başında olmak… Bu, öyle uzaktan anlatılacak bir yorgunluk değildir. Bu, gönülden gelen bir hizmettir. Çünkü biz sadece insan taşımayız; anıları da taşırız. Kimi bir çocuğun ilk okul heyecanını, kimi bir babanın geç kalma telaşını, kimi bir annenin sessiz duasını bindirir araca. Ve yol aldıkça, o anılar birikir.
O yol öyle bir yoldur ki hakkaniyeti öğretir. Hakkıyla yapıldığında insanların kalbinde iz bırakır. Her durakta ayrı bir yüz, ayrı bir hikâye, ayrı bir dua vardır. Kalabalıklar içinde tanımadığımız ama kader yolculuğunda bir anlığına yan yana düştüğümüz canlar taşırız. Kendi insanımızı taşırız aslında; babalarımızı, çocuklarımızı, annelerimizi, kardeşlerimizi…
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte bir İETT otobüsü süzülür İstanbul sokaklarından. Camında buğulanmış nefesler, koltuklarında yarım kalmış rüyalar vardır. Direksiyon başında bir emek, bir sorumluluk; arka sıralarda binlerce hayat aynı kareye sığar. Kimi işe yetişme telaşında, kimi hastaneye, kimi bir veda yolculuğunda… O otobüs sadece bir araç değildir; şehrin kalbidir. Her durakta biraz daha ağırlaşır yükü, ama hiç şikâyet etmez. Çünkü bilir: Taşıdığı şey insanın kendisidir.
Bu aşk bitmez. Sabah yollarda olanlar da bilir, gecenin sessizliğinde direksiyon tutanlar da… Hizmet, saati olan bir iş değildir. Hizmet, gönlü olanın yoludur. İnsan taşımak bir aşktır; sabır ister, merhamet ister, yorgunluğa rağmen tebessüm ister.
Bu yol sadece İstanbul’un yolu değildir. Bu yol, Türkiye’nin dört bir yanından geçer. Ankara’dan İzmir’e, Diyarbakır’dan Samsun’a… Kars’ın ayazından Ardahan’ın sessizliğine kadar uzanır. Aynı yürekle, aynı niyetle… Kiminin durağı büyük şehirlerdir, kimininki küçük kasabalar. Ama hepsinin kalbi aynıdır.
Ve sonra bir selam düşer Çıldır’a…
Gölün kıyısında öğrenilen sabırla, ayazında büyüyen edep ile… O yol oradan da geçer. Yüreğin içinden geçer. Çünkü hizmetin memleketi olmaz; hizmetin yüreği olur.
O yol senin.
O yol benim.
O yol, bu yola gönül verenlerin yoludur.
Ve inan, bu yol hiç boş kalmaz.
ALİ RIZA COŞKUN
5.0
88% (7)
1.0
12% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.