Bir kadının yeniden evlenmesi, onun ilk kocasından nefret ettiğini gösterir. bir adamın yeniden evlenmesi, onun ilk karısını çok sevdiğini gösterir. oscar wilde
Nur tanesi
Nur tanesi

SAKLAMBAÇ

Yorum

SAKLAMBAÇ

( 1 kişi )

7

Yorum

12

Beğeni

5,0

Puan

879

Okunma

Okuduğunuz yazı 28.4.2024 tarihinde günün yazısı olarak seçilmiştir.
SAKLAMBAÇ

SAKLAMBAÇ

SAKLAMBAÇ

Hava durumu, gök gürültülü sağanak yağış gösteriyor. Göz kapaklarını ağırlaştıran, başı yastığa yapıştıran uyunası bir havaya meydan okuyarak işte yine buradayız.
İçeri sızmaya çalışan araç homurtusu derse parazit yapsa da dışarıya ait olduğunun farkında. Tepemizde duran yüzlerce uydunun frekanslarına kapılmamak neredeyse imkansız. Dersin tam ortasında Müge Anlı geliyor, neredeyse bizi bulacak! Küçücük sınıfta saklambaç oynuyoruz, kimse kimseyi bulamıyor.
Nuray hocamız, bukle bukle saçlarının arasında gülen yüzü ile güneşi taşıyor içeri.
Morun her tonu ile yaptığı kombinden, bir moral akımı başlıyor bize doğru. Hal hatır sorma ile yapılıyor girizgah. Hatırı sayılır anılar birikiyor
Kimi zaman hayatın tam ortasında, kimi zaman bir hikayenin kıyısında bulurken kendimizi, bazen de bir masalın içinde kaybolmayı seviyoruz.
Hocamızın pamuk elleri, akıllı yazı tahtasinin aklını alıyor. Eskilerin kara tahtası bile, bizim masallarımızın rengine boyanıyor.
Çoğunlukla yarı açık olan penceremizden, bazen bir bulut gidiyor içeri, kederden yana ne varsa alıp götürüyor.
"Hayat isyandır" der Memet, İsyanını iki parmağı arasında tüttürür. İsyan vakti gelince sınıfta kim tutabilir onu?
Dizeleri yaşını, sözcükleri başını aşmış bir de İhsan’ımız var. Okurunun ağzını açık bırakırken bir bulmacanın içinde kayboluverirsiniz.
Süleyman Bey, karıncayı incitir de, sözcükleri incitmez.
Mustafa hocama metin sunmak ayrı bir cesaret ister. Üstadın önünde kelimeler esas duruşa geçer, aman kimse yamuk durmasın🙃
Şirin hocam bu ne keskin bir dikkat! bir cümlenin ayağı sendelemeyegörsün. Cımbızla çekip çıkarı verir ritmi yakalar.
Yanağında bir çift papatya açar gülünce Burçe’mizin. İkili grup çalışmamız gökkuşağını bile kıskandırır😊
Yaşlandığımızda sesine çok ihtiyacımız olacak Olcay Bey. Okumaya mecalimiz kalmayacak sesli kitaplarını dinleyeceğiz.
Bir de Zeynep’imiz var, tabloları konuşturma sanatının duayeni. Tılsımına kapılmayana aşk olsun😉
Hayata dair tecrübelerini tasavvufi bir üslup ile aktarırken, ruha dingillik verir İmren hanım.
Şubat soğuğunda üşüdük, nisan yağmurlarında yıkandık. Şimdi Mayıs papatyalarını topluyoruz. Temmuzda karpuz keseceğiz. Her bir dilimine fener yakıp,boğaza bir masal bırakacağız.

(Bulgurlu İleri Seviye Yazarlık Atölyesinden bir gün)

Paylaş:
(c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Yazının izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yazıyı Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

10.0

100% (1)

5.0

100% (1)

Saklambaç Yazısına Yorum Yap
Okuduğunuz Saklambaç yazı ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SAKLAMBAÇ yazısına yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tokdemir Kansu
Tokdemir Kansu, @tokdemirkansu
26.5.2026 16:36:46
5 puan verdi
Yazınızı okurken yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu. Hani bazen bir fotoğrafa bakarsın da o anın sıcaklığı üzerine sindiği için gülümsersin ya, işte öyle. Hava gök gürültülü sağanak yağış gösteriyor ama içeride bambaşka bir iklim var. Dışarıdaki araç homurtuları, tepemizdeki uydular, Müge Anlı’nın neredeyse bulacağı endişesi… Hepsi birer parazit ama sınıfın kendi frekansı çok daha güçlü.

Nuray hocamın bukle bukle saçlarının arasında güneşi taşıması ne güzel bir anlatım. Morun her tonuyla yaptığı kombin moral akımı başlatıyor. İşte gerçek öğretmenlik budur belki de: sadece ders anlatmak değil, renkleriyle, gülüşüyle, varlığıyla bir ortamı değiştirmek.

Sonra tek tek herkes geliyor gözümün önüne. Memet’in isyanı iki parmağı arasında tüttürmesi… Dizeleri yaşını aşmış İhsan… Süleyman Bey’in karıncayı incitip sözcükleri incitmemesi… Mustafa hocamın önünde kelimelerin esas duruşa geçmesi… Hocanın cımbızla ritmi yakalaması… Burçe’nin yanağında açan papatyalar… Yaşlandığımızda sesine ihtiyaç duyacağımız Olcay Bey… Tabloları konuşturan Zeynep… Tasavvufi üslubuyla ruha dingillik veren İmren hanım…

Her birini tarif ediş o kadar sevgi dolu, o kadar özenli ki… İnsan ister istemez “Keşke ben de o sınıfta olsaydım” diyor. Çünkü böyle bir ortamda insan sadece ders değil, hayat öğreniyor. Birbirini gören, fark eden, değer veren insanların arasında olmak ne büyük şans.

En çok da son kısım dokundu içime. Şubat soğuğunda üşümüşler, nisan yağmurlarında yıkanmışlar. Şimdi mayıs papatyalarını topluyorlar. Temmuzda karpuz kesecekler, her dilimine fener yakıp boğaza bir masal bırakacaklar. Mevsimler geçiyor, birlikte yaşlanıyorlar, ama o masal hiç bitmiyor.

Okumayı bitirdiğimde kendi okul günlerim, o sınıf arkadaşlarım, bazı hocalarım geldi aklıma. Keşke herkes böyle anılsaydı, keşke her sınıfta böyle bir ruh olsaydı. Ama belki de bu yazı bize şunu hatırlatıyor: asıl önemli olan, kiminle ve nasıl olduğun. İyi ki böyle yerler var, iyi ki böyle insanlar var. Ve iyi ki bu yazıyı okudum, içim ısındı.
Halit Durucan
Halit Durucan, @halitdurucan
29.4.2024 23:46:22
Biliyor musun Nur TANESİ, bu büyüleyici yazı beni bir girdap gibi çekti içine. Harika betimlemeleriyle mükemmeldi. Sağlıklar diliyorum.
İbrahim Kurt
İbrahim Kurt, @ibrahimkurt
29.4.2024 21:27:32
çOK GÜZELDİ KUTLUYORUM
ayşe1
ayşe1, @ayse1
29.4.2024 17:17:49
Seçkin bir yazıydı, doyasıya okunası.
Kutlarım yürekten.

Sevgi ve saygılarımla.
Ümmühan Yıldız
Ümmühan Yıldız, @ummuhanyildiz
29.4.2024 15:04:11
10 puan verdi

Herkesin sırları vardır, geride bıraktıkları, bırakamadıkları, sobelendikleri….

Herkesin sırları vardır, kendisiyle baş başa kaldığı an hayal kırıklığıyla kontrolsüz hüngür hüngür ağladığı.

Herkesin sırları vardır, geceleri doğru dürüst uyuyamadığı, uyanıp karamsarlığını yenmek için ilaçlar kullanıldığı…

Bir şiirin, yazının arasına adını dolandırdığı…

Herkesin saklambaç oyunun oynar gibi oynadığı sırları vardır…


saf şiir
saf şiir, @safsiir
29.4.2024 14:16:13
Saklambaç... Belki de çocuklukta oynayıp, büyüyünce alışageldiğimiz kendimizi saklama kurgusu içermektedir. içi başka dışı başka insancıkların çevrimizde varlığını kabul etmektir.

Saklambaç oynarken güzel, yaşarken bize olur el...

Keşke saklambaç hep oyun olarak kalabilseydi...

Güne düşen, okunası ve güzel deneme yazınızı beğenerek okudum. Tebrik ederim. Selam ve saygılarımla.
neneh.
neneh., @neneh-
29.4.2024 04:48:18
İleri Seviye Yazarlık Atölyesi..Buradaki bir gün herşeyin olduğu gibi yazımın da kuralları ve ruhu olduğunu anlatıyor . Muhteşemdi.Haklı başarıyı kutluyorum.Sağlıcakla.Saygıyla.

neneh. tarafından 29.4.2024 04:52:40 zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL