8
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
968
Okunma
Bugün benim için yine sıradan günlerden biri. Günlerden perşembe olduğu için pazara veya
markete gidip bir şeyler almalıydım. İki gün sonra kızım ve özellikle torunum geleceği için
ev biraz daha temiz olsun diye bugün halıları sildim. Üç halıda kaldım, silme işinde.Yorulmuştum. Hem daha pazara da gidecektim
Bazen oturur gereksiz şeyler yazarım. Bunlar yaşadıklarımı ne kadar anlatır bilemem. Gerçek
anlatmak istediğim, daha doğrusu bugün parkta karşılaştığım şey beni hem üzdü, hem de
hem de çok sinirlendirdi..
Pazar arabamı alıp yola koyuldum. Hava fena değildi. Sabahki bulutlu hava yerini güneşli bir
havaya bırakmıştı. Kahvaltımı takur tukur seslerle yapmama neden olan yeni yapılmış asvalt
yolun bir bölümünün, greyderlerle kazılıp sökülen ve yeniden asvalt dökülen yola baktım bir
an. Evde yalnız olduğum için kendi kendime konuşmaya alışığım. Kendi kendime söylenmeye
başladım. Evde de pencereden bakıp izlerken kızıyordum zaten. Neden alt yapısını bitirmeden
asvalt dökerler acaba. Bunların hepsi halkın cebinden çıkıyor diye. Yeni dökülen asvalttan geçmedim karşıya.
Parkın içinden yürümeyi severim. Yine öyle yaptım. İki market parkı geçince çay kıyısındaydı.
Önce birine göz gezdirdim. Burada marullar hem ucuz, hem de büyükçe olurdu. Marulların
seçilmiş olduğunu görünce diğer markete yürüdüm. Yine gereksiz şeyler yazmaya başladım.
Konuya girmek için ikinci marketten aldığım şeylerle belediyenin ekmek sattığı kulübeye yol
aldım. Oraya giderken parkta bir sergi açıldığını gördüm. Çadıra benzer bir yer yapılmış
önünde resimler. Allah Allah, ne sergisi acaba diye merak ettim. Ekmekleri alıp sergiye pazar
pazar dönüşü uğramayı düşündüm.
Pazarda ilgimi çeken bir şey olursa alırım diyordum. Bugün ilgimi doğal köy yumurtaları çekti.
Hem torunum Barış’a da doğal yumurta yedirmiş olurduk. Bir köylü tanesini seksen kuruşa veriyordu. Geçen hafta bir lira dedikleri için hemen aldım,biraz küçük olmasına rağmen.Daha
sonra çift sarılıymış iri iri yumurtalar gördüm. Hem de önce aldıklarımdan daha ucuzdu. Ben
yumurta almıştım diye almak istemeyince fiatı indirdi. O yumurtalardan da aldım. Sanki bu
yazıyı okuyana neyse!
Geri dönüşte geldiğim yönden gidecekken resim sergisi aklıma geldi. Boşver yol biraz uzarsa uzasın diyerek o tarafa döndüm. Sergiye doğru yürürken bir rüzgâr resimleri yere düşürdü.
Başındaki kişi toplayıp yerlerine koydu. Resimlere yaklaşınca bunların fotoğraf olduklarını anladım.Suriye’de yaşanan durumlarla ilgili resimlerdi ve yukardaki afişlerde ve sürekli çalınan
ses Suriye’ye yardım çağrısında bulunuyordu. Buraya dönüp bakan yoktu. Buna sevindim.
Neden mi üzülecek yerde sevindim. Çünkü hiç bir yardım yerine ulaşmıyordu. Bu bir. İkincisi
ise bu yardımlar nereye gidiyordu? Aranan, aranmayan, aratılmayan tırları düşününce insanın
aklının karışması son derece doğal değil mi? Hem bu tezat neydi? Suriye’de kimlere gidecekti
bu yardım. Suriye’de yaşayan halka değil herhalde. Söylenerek uzaklaştım pazar arabamla.
Arkamdaki ses yardım çağrılarına devam ediyordu ve çevrede hiç kimse yoktu. Herkes pazarda kendi bütçesine göre haftalık alışverişini yapıyordu.Halkın sorunu değildi Suriye. Halk
kendi cebine ne girip çıkıyor, onun derdindeydi..
31. 1. 2014
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.