Kişilik, kendi öz düşmanını kendi öz yuvasında barındırır. bergson

Web Zaman Damgası



"Sızı Defteri" isimli şiir 10.1.2026 01:34:44 Edebiyatdefteri.com Web Zamanında
Edebiyatdefteri.com Sunucularına Yüklenmiş/Güncellenmiştir.
Edebiyatdefteri.com sunucularına yüklenen veya güncellenen şiirler web zaman damgası ile işaretlenir.
Web zaman damgası ile işaretlenen şiirleri sertifika zamanında yer alan bilgilere göre doğruluğunu taahhüt eder.
Detaylı Bilgi İçin Tıklayın.


Şiiri Görmek İçin Tıklayın

Sızı Defteri
24.12.2025 21:49:12
gömleğimin iliklerine kadar sızmış
bir hiçlikten geliyorum
ruhumu yulaf tohumları diye kuşlara yem ettiğimden beri
hangi kursağa düşsem
orası benim vatanım sanıyorum


denizi sevmiyorum
o bir iştah arsızı
gözü doymayan bir canavar gibi yutar tüm keşkeleri
ben onun yerine evdeki bayat ekmekleri ıslatıyorum


dedim ki kaybolmak
bulunmaktan daha konforlu bir protesto bugünlerde
insan gökyüzünü tavanı sanınca
makam odasına sığmaz olurmuş
hani o tehlikeli caddelerde
miş gibilerle iş birliği yapanları görünce
biraz yorgun, biraz dargın ama
en çok da kendinden istifa etmiş biri oluyorum


"çileşki"mdeki o son şiir ağacının
yapraklarını tek tek döktüm içimden
ben artık köksüz bir bitkiyim
saksısı kırılmış bir fesleğen


bu yüzden bir gece ne varsa kustum
bozkır rüzgârıyla dolan içimi
bir çift yalnızlık doğurdum sabaha karşı
adı öteki, soyadı heba
çocukları da var
biri yutkunmak, diğeri susmak


onlarla dost oldum
ne pişirdin bugün” diyor biri
öbürü: “gene mi hatıra kavurması”

derken sus büyüyüp adam oldu
konuşmayı öğrendi
ilk kelimesi "bekle” İkincisi “geçer”
üçüncüsünü söylemedi
dilini yuttu ben sustum o da sustu


sonra yutkunmak ..
düğüm düğüm oldu boğazımın tam ortasında
ilk hecesi "korku", ikincisi "veda" üçüncüsünü söküp atamadı dışarı
bir nehir gibi tersine aktı içime
dedi ki: "sabret", dedi ki: "seyret",
sonra kurudu birden pınarı, her şey bitti


gittim bir dere yatağında taşla konuştum
biliyorsun taş dediğiniz
azıcık çatlarsa dile gelir

"içindeki kervanı sal çölünden" dedi
"ne kadar suyun varsa unut"


ben de unuttum
adımı, ayak izimi her şeyimi unuttum
ama olsun acının veresiye defteri
hep açıktır bende


biri sorarsa iyiyim diyorum
iyi kelimesi çok iş görüyor bu zamanda
üstünü örtüyor
altı ise hep açık kalıyor


ne güzel laf'az'anlarım var ayrıca
iki kireçle bir çatlak bir de rutubetli sadakat


içimde biri sürekli
çamaşır asıyor kirpiklerimden
bir diğeri balkon demirinde kuluçkaya yatıyor


diyorlar ki
"işin gücün yok mu senin"
ben zaten içimde çalışıyorum
gece vardiyası, sabah uykusu
mesai çizelgemde
salı günleri hep "melankoli" yazar
perşembeleri "kendini kandırma çabası"
pazarları tatil
ama ben tatile çıkmıyorum
çünkü o gün
duvarlarla sevişiyoruz uzun uzun
aheste aheste, sıvanmış bir özlemle


neyse işte
yazdım da rahatladım mı kim bilir
belki bir gün göl olmayı da öğrenirim
dipten konuşmayı
balçığıyla sır tutmayı



ama şimdi
izin verin de
göğe salıncak kurmak istiyorum biraz
hem zaten
şair dediğin,
biraz da göğe balkon kuran kişidir


düşersem
sakın ha ses etmeyin
yer zaten dolu
ben gelince
bir eksik kapanır

...

© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL