2
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1336
Okunma
Tut ki yıldırım düşecek birazdan
kör olacak kainat
duymayacak tabiat
ve Ankara’da bir üniversiteli ölürken
tut ki yıldırım düşecek birazdan
yağmur yağacak ardından
yüzümde bir sille patlayacak
İstanbul’da sevişirken bir çift
Tut ki kurşun yağacak gök yüzünden
İntihar gibi bir şey olacak sevişmeler
Şamar oğlanına dönecek gök yüzü
Yıldızlar şöyle bir silkelenecek
Sille tadında inleyecek evren
Tut ki ben seni seviyorum
Elim ayağıma dolanıyor olsun mesela
Başımda yıldızsız bir gece dolanmakta
Her şamarda bir kere daha kendimle buluşuyorum
Belden aşağı günah ondan yukarısı mübah
Farz niyetine seviyorken seni
Tut ki belalı bir ikindi vaktidir zaman
Az sonra batmayacak güneş
Hava yağışlı senin ertende, hiç olmadığı kadar
Tut ki yıldırım düşecek birazdan
Mahsulsüz kalacak yine sevişmeler
Çıplaklık günah olsaydı
Doğarken cehennemliktik aslında
Üryansak şimdi hiç olmadığımız kadar
Tut ki bela yağacak birazdan
Sen terk edeceksin bu evreni
gök yüzüne yıldırımlar yağdıracağız
kurşun dökülecek nazarsız gözlerimize
tut ki birazdan hava bozacak
yağmurlar yağacak ardından
gitmek unutmak değildir
tut ki hoşça kal dedin birden
farz niyetine seveceğim yine seni…
her sevda başlarken biter sevgili…
Osman Coşkun
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.