6
Yorum
22
Beğeni
0,0
Puan
1078
Okunma

Tadı tuzu yok gecenin ayazında üşüdüğüm sokakların,
kaç kez uzaktan bıraktım sensizliğe gözyaşlarımı
soluduğum hava kara kış üfle üşüyen yanlarıma dolsun nefesin
üfle reçine kokular sinsin yorgun üşüyen bedenime
dün sevdanın bu gün hasretinin sızısıyla titriyor yüreğim
Umutsuzlukta bin bekleyiş, bin sevda, bin hasret benimkisi.
Ne tadı var ne de tuzu sensiz söken şafakların
sensiz hiçbir şeyin tadı yok
yıkılmış bir dağ gibiyim senden uzakta
rahat etmem bu şehirde bu sokakta bu toprakta,
sen varsın yağan yağmurda eriyen karda
üşüyen tende çarpan kalbimde ağlayan gözümde
sen vardin soluduğum kara kışta düştüğüm yolda.
Mevsimin suçu yok, yokluğun yüzü soğuk
bütün sokaklarına kar yağıyor sensiz,
çekilmez oluyor bu şehir
düşlerimi dumanlı karlı dağlar üleşir
yokluğunla üşüdü,yüreğim hergün esir.
Kara kış hasretini her zaman saracağım
dokunsan yüreğime belki de donacağım.
Sende üşür sende titrer bedenim
sende atar yaralı kalbim
geçit vermez şu sıra dağlar
san ki kar altında yüreğim
şafak sökmez gün doğmaz buralarda
dışarıda gece üşür ben üşürüm
solyanımda sen üşürsün;ben titrerim
yokluğun cehennemin öbür adı
ne tadım var ne de tuzum
İçimin vadilerinde sen
sar beni üşüyorum
sarmazsan düşüyorum
kara kış kıyamatim..
Şiir_YARALI_34/Avusturya.