21
Yorum
37
Beğeni
0,0
Puan
2797
Okunma

baharı yoksun dikenler batsın
yüreğini bir yelkenliye koyup gönderenlerin
kızıl bir maziye gömülsün leşleri
deniz köpürsün suratlarına
lime lime olsun bedenleri
kızgın çöllerde akrepler soksun gözlerini
kin nefret dediğin nedir ki
az bu yılanlara sövüp saymak
kalbim kendini gömen göçmen
artık çiçekle böcekle besleyecek takati yok aklımın
bulutlara göçmüş ölü güvercin misali ruhum
gidilecek yer var mı?
ölümse ölüm…
ölelim çocuk
pamuk ellerin
hangi kum masalının yapraklarını avuçluyor
hangi deniz kızı öptü pembe yanaklarını
suçu yok dalgaların beşik gibi sallansa da ecel çanları
artık konmasın kelebekler üstüne, kuşlar ötmesin
bin yıldız düşmese de olur toprağına
ay doğsun yeter
küflü dehlizleri soluyor yarasalar
günahsız bedenleri emerken kötülük
seyrimize durmuş çıkarcı iblisler
gün zalim, gün karanlık
gökkuşağı nerden bilsin ninniyi
uyu çocuk, gözlerin kar mercanı
dudakların buz masalı üşütüyor mevsimleri
sızlasın ney
çalsın tambur, ağlasın sûfî
fırtınalar ekilsin kasırgalar biçilsin
bam telin kopsun dünya… rüzgârlar çıldırsın
inlesin masum ruhları çalan toprak
ölümse ölüm
ölelim…
uyu!
uyu çocuk
birazdan gök kapılarını açar
siyah martılar eşliğinde
ufukta süzülen kuğular alır gider seni
cennetin kuş tüyü kucağına
kalbi kurur elvan çiçeklerin
suyu çekilir kuyuların
yok!...
yok! olmaz
ölüm fazla sıcak
kanlı ağustos içimi böyle kavururken
sen ölemezsin çocuk
ayşe uçar
06-09-2015
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.