2
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
1251
Okunma

gök,
nihayet
püskürttü
içindekileri.
serpti
kinini, nefretini
yolun,
yolcunun
üzerine.
ardımdan
bir çift elin
kapaması gibi,
gözlerimi;
şimdi,
çatıların
ve
tüm
eşyanın kapanık,
gözleri
ve
dili.
suçsuz
fakat
bir suskunluğa
teslim etmiş,
kendini.
üstelik
kararınca
örtünmüşler
beyazı,
ne eksik ne bir fazla.
her bir
varlğa
adil dağılmış,
sevinç
buna.
hiç de itiraz yok.
aklın,
ağzı açık.
takati mi yok
konuşmaya?
solgun bir çiçek
misali,
kainat.
usulca yummuş gözlerini.
ve
halsiz dalları
eğik.
ve
şimdi
bin atlının
gelişini gözlemekte,
yer ve gök.
olur da,
terkisine bindireceği Güneş
Ay’dan aydınlıklar damlatır
ılık bir yaz gecesi.
olur da,
bir renk cümbüşünün
kahkasına eşlik eder
toza toprağa bulanır, sokak arkası
oyunlarında.
belki
o vakit,
bir hastane teçhizatının
soğuk ve donuk
bakışlarıyla
selamlaşmanın
ağırlığını da atarız
meskun damarlarımızdan.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.