0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
964
Okunma
Her eylül kilitlenmek zorunda mı boğazıma hazan
Döküntü tenimin sahipsiz mevzisinde
Her eylül boğmak zorunda mı hayallerimi kanayan
Up uzun sarmışım artık olmayan kimseleri
Döküldü dökülecek yaprakların çaresiz insafına
Bahtsız bir çaba üç beş damla göz yaşı
Yıkık bir konak mahzenine kilitlemiş düşlerimi
Atom serpintisi sonsuz varılmazlıklara
Tanrı parçacıklarına değin kimsesiz hasretim
Yakalayamadığım yakamoz uzayan serabım
Kaç eylül öncesi yitik aşkların öyküsü
Kimden başlayacağım belirsiz felsefe
Dört nala bulamadığım suçlu eylül
Söyle nerede kaldı rengine ant içtiğim şarap
İlle de tini mi konmalı hırçın dalgaların
Her eylül öncesi biriken ayrılık korkularıma
Bir çırpıntı bin hezeyan tutsak ettiğin dereleri doğanın
Her eylül sonrası birikir kaba tortuları
Söyle hangi hüznün gölgesi ulaşamadığım son
Lilith laneti mi eşitlik kıyımı süregelen
İsyan notalarının giremediğin aralıklarında
Beş para etmez yeminlerin çok uzağındayım
Hesaplaşmanın son nefesi gözlerim açıkken
Korkma öndesin ardında bıraktığın bir bahar varsa
Akar mevsimler döner devranlar
Eylül dediğin ne ki aylardan bir hüzün sadece