4
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1253
Okunma
Pencerenin önündeki bu koltuğa bu kadar rahat oturmamalıydım
VE bir zamanlar hayallerimi bile sığdıramadığım dünyamı
Bu pencere kadar küçültmemeliydim
Sahi hayallerim vardı benim kafamda yaramaz çocuklar gibi koşuşan
Kime kırıldım da zamansız büyüttüm onları
Bembeyaz kağıtlara rengarenk gemiler çizecektim
Bacasından şen kahkahalar taşacaktı duman duman
Yeni okyanuslar keşfedecektim ve balıklar kadar ıslanacaktım
Mercan koyuluğunda bakacaktı gözlerim
Tüm çiçekleri papatyalar ve gelincikler diye ayıracaktım
ve güllerin aristokratlığına son verecektim
Gökyüzünü sallayıp tüm elmaları düşürecektim yeryüzüne
sonra pay edecektim üçer üçer herkese
Hüzzam fasıllar geçecek, hoyrat türküler yakacaktım
bir martı kadar çirkin sesimle avaz avaz, hicapsız
Sevdiğimin gölgesine düşecektim, olduğum gibi sessiz
beni kendinden ayıramayacaktı
Deniz kenarında kumdan şatolar yapacaktım, kuleleri bulutları okşayan
ve aşkı yaşatacaktım içinde sonra bir anne şefkatiyle koruyacaktım onu
med cezirin sessiz infazından
Kansız ihtilaller yapıp ızdırabı karanlık zindanlarda müebbete mahkum edecektim
İnsanların en çocuk hallerine hiç duymadıkları masallar anlatacaktım
karşılaştıkları her sıkıntıda anımsayacakları sonları mutlu biten
yok! umutsuzluğun hükümranlığına teslim olup
bu koltuğun atalet kokan sıcak koynuna sığınmamalıydım
Ve bu pencerenin dışında olmalıydım her şeye rağmen
Çünkü hayallerim vardı benim zamansız uyuttuğum
Ben güzel şiirler yazacaktım ve Kalemim benimle gurur duyacaktı.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.