37
Yorum
60
Beğeni
0,0
Puan
2044
Okunma


inanırım
tüm kuşlar yatağında ölür
rüzgârın üfürüğünde çürük nefes
fonda gizem kokan bir gece
doğanın peteğinden yayılan edvar musikisi
yine ince bilekleri sızlıyor sessizliğin
dokunmayın
bulutlar gri lacivert
ay bilmem kaçıncı evresinde
dedim ya tuhaf gece
ağlatır şimdi bir yasmin levy şarkısı beni
ah! gitarın kıvrak beli, aynaların sonsuz suskunluğu
tutsak baharların çığlığı
tutuşuyor, yanıyor
mevsim yaz
gölgelerin
elemgesinde hüzün
iplik iplik eğiriyorlar gam yükü ağır
ıslak kirli sokaklar çiş kokan kaldırımlar
ah! kalbim gamzelerin oyuk çınar
gece süzgün, kıvrılır uzun uzun yollar
kader gibi dolaşık, yaşamak yol işi…
kum sancısı ovaların karanlığını örten
bir şarap bir kadeh yetmez ki bu geceye
biraz gözyaşı lazım
bir de ateş kayığına düşen balığın telaşı
kanatlarında düş çanları
ağustos sıcağı, çöl harareti
savaş kokan kentler gibi yorgun melekler
birkaç sigara dumanı bir avuç kül yeter
artık sürgün hayalleri körüklemeye…
yarılır alnından gece
yine matem yine kasvet
dağlar bilir sonunda kış koynunda ölür bahar
bilmem daha kaç masal yazılır kaç beste yapılır
kaç ömür eskitilir yalancı günlerin azığında
ölü parmaklarımızda sus, yılgın güneşlere
dokunur zaman
biliriz ki
hiç yılmaz uslanmaz adem
bu bulutlar, bu yağmurlar!
ıslak kalpler…
perdeler hep örtük aralanmaz, esrar-ı çetin aşkın
yine de yağsın
durmadan yağsın!
izlerin gölgesinde adımlarımız...
ayşe uçar
19-08-2015
çarşamba
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.