15
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
2053
Okunma

-I-
güneşi yitirdim sokaklarında bu kentin
seninle yeniden doğduğum
o kent değil burası
kesilen tomurcuk bir gül gibi
düşmüşüm dalımdan
sarartıp solduran bilinmezlikler
köşebaşlarında
rüzgarların nereden eseceği belirsiz
bir avuç kül gibi savruluyorum kumral saçlarında...
kapanmış kapılar ardına kadar
dönüp duruyorum sokaklarda
gün boyunca
çaresiz bir dilenci gibi
hiç kimseye elini uzatamayan...
dikilip bir süre her sapakta
yıkık duvarlarca bakınıyorum
gözetleme kulesi antik çağdan,
önünde dikilip
yalnızlığımı seyrediyorum
kentin içindeki tek yabancı benmişim gibi...
yol bilmezin
dil bilmezin rehberi
kendi yüreğinde mülteci...
-II-
insanlar kaygılarında son derece doğal
gidip geliyor, gelip gidiyorlar
hiç de aldırmıyorlar bana
iyi ki de aldırmıyorlar,
yoksa
bir şişe zehir gibi
devrilip kalabilirim dokunanın kucağında...
amonyak koklamışa döner halimi soran;
sarhoş falan değilim
aylardır ne içki ne sigara
tam bir yeşilay cenneti;
cennetle cinnet aynı kapıda...
-III-
bungun bulutlar sarmış sıradağları
gökyüzü ağlamakta kararsız
yüreğim adım atmakta ısrarsız,
lacivertle boğulmuş mavisi denizin
benden başkasına zararsız...
düşlerim düş, gülüşlerim gülüş değil...
çoktandır rüya bile görmüyorum
umutlarım, tükenmez sandığım
ne çabuk da söndü,
boşalan arı kovanlarına döndü,
gül, solmasını istemediğim
soldu
çekilmez oldu ömür, sırtımda yük,
kimin için, niçin diyorum
yapamıyorum;
cehennemin dibinde olsan bile
bulasım geliyor seni...
hani burnum kanasa, patlasa volkan gibi
atarım kanımdan, rahatlarım biraz belki;
sana şiirler yazan
şarkılar besteleyip, türküler çalan ozan
kendi kendine kızan bir garip insan şimdi...
-IV-
yirmi yıldan beri ilk kez dün, ateş ettim
iki güzel kuşu öldürdüm,
geldiğim nokta bir dönüm
diğer adıyla ölümdü;
yüreğimdi namlunun ucunda gördüğüm
kuşlar suçsuzdular, ben de suçsuzdum
kış ortası
çıplak dallara konmuş kınalı bir kuş kadar...
öteki bir baştankara
ikisini de vurdum;
silahımı doldurdum, fırlatıp boş kovanları
öfkeyle birlikte boşalttım kalanları
mermi kovanı gibi yaktım yüreğimi, delik deşik...
artık sevgi taşımıyorum / alabildiğine gaddar
kuşları öldürebilecek kadar kahraman
attığını vurabilecek kadar yaman
aptalın tekiyim bir de ben;
sevginle tutuşup yanan
kendine, kendinden başka engel tanımayan
istediğin halde, istememe rağmen
sana dokunmayan
her eylemini doğru sanan bir budala (ben)
ağlayabilirsen ağla, sevenin kalmadı dünyada..
yalnızlığa yedi ay dayanabildi yüreğim;
caninin birisi, göğsünde beslediği seni
katledip, dürdü defterini;
olanca sıcaklığım kuşların tenindeydi,
ben
bir kişiyi öldürdüm, sen, iki
iki de güzel kuş, etti mi dört
görme cesetleri, yüzünü ört!
kuşların vasiyeti;
sensiz yapılacak cenaze töreni
tutamayacaksın ellerinle
öldürdüğün beni...
kanımla yazdım şiirlerini
öldüm senin için
öldüremedim sendeki beni...
Şaban AKTAŞ
01.02.1998
AKSU ÇAYI - REGÜLATÖR KÖPRÜSÜ / ANTALYA
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.