6
Yorum
20
Beğeni
0,0
Puan
1357
Okunma

birazdan
kör bir kuşun yüreğime çarpma sesi duyulur
depremler olur kimsenin ayak basmadığı yerlerde
çatlaklardan sızan kan değil
aşkın son nefesidir.
şimdi
korkuların üstü şafağın turuncusuyla kaplanır
sağır bir çocuk anne diye hıçkırır
’’buradayım’’ diyen sesten habersiz
yalınayak basar her güzel çiçeğin üstüne
ölür
öldüğünü dahi bilmeden
gözleri açık
yıkanır yalnızlık yağmurlarında.
kefensizdir cümleler
çırılçıplak yatar şiirlerin musallasında
bir adam umarsız kapatır gözlerini
görmesin ister ayrılığın gidişini.
artık
ezilen kadının gururudur
basit cümleler arasında
yağmurun soğuk gülümsemesi çarpar yüzüne
çarpılır kadın
geleceğin boğucu sıcağında
su akar gözünün pınarından
avuç avuç yudumlar
har vuran yüreğiyle
cam kesiği duygular
keser ellerini
keser ayaklarını
kadın ökse otunu tutar yaralarına
dumanı görünmeden tüter ateş.
geceye mağlup olan sabahın elleri
ayrılık duşundan çıkan saçları sıvazlar
başı önünde güneş
bulutların yaktığı ağıtlarda kaybolur
kaybolur masum bir çocuğun dudakları
dudak dudağı bulmadan
Ayvazım DENİZ.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.