3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
1920
Okunma

Bomboş yatağımda uzanıyorum
İçimde caddeler, içimde gettolar, içimde varoşlar
Sen içmişim, rakı gibi bulanıyorum
İçimde özlemler, içimde hasretler, içimde turnalar
Bir yanım eksik yaşar sensizim
Çekip gitmiş bir gece yarısı, izsizim
Sınır boylarında yaşarım gayrı sessizim
Duman tütmüş, ocak sönmüş, virdim lal olmuş, ıssızım.
Ceketimi Dersim’e asayım gayrı
Dedo, sen mi geldin desinler
Yüz küsür kucaklaşmanın hayfı
Nasıl çıkacak, görsünler.
Yar ağyar oldu, bilsinler
Gönül kabesi tarumar oldu, gülsünler
Muhammet’in oğlu sancağı kurdu, düşünsünler
İçimde kırılgan ümitler, kızgın taylar ve mahsun heybetler var
Boynum bükük, şarabımı doldur ve kardeş gitmeden ateşi de söndür
Çevrem sıra kim varsa yanında götür, birkaç eleştirim var Tanrı’ya,
Başbaşa oturacağız onunla
Ve bu işin amentüsü kızıp gitmek
Böyle bir çeşni hayat
Herkes zulasında bir ağıt besliyor
Her yiğit hayalinde bir avrat besliyor
Körlük, heyhat, Shakspeare, Villiam Vallace
Buraya kadar dostum
Seni seviyorum
Artık ayrılma vakti
Kılıç kınından şavkıyarak çıkacak
Ay ışığına doğru tutacağım
Bir elimde Nazım Hikmet Ran ve diğerinde sen olacaksın
Sevdam, kılıcımın ismi
Kadınım, üslubum, ayrılacağız…
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.